ÖZET: Belediyenin atıksu arıtma tesisi kurmaması ve atıksuların arıtılmadan çevreye deşarj edilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Bu durum, 2872 sayılı Çevre Kanunu’na aykırı olup, atıksu bedeli tahsil edilmesi de hukuken sorunlu bir uygulamadır. Çevre Kanunu’nun 3. maddesi, kirletenin sorumluluğunu vurgularken, 11. madde ise belediyelerin atıksu altyapı sistemlerinin kurulmasından ve işletilmesinden sorumlu olduğunu belirtmektedir.

Ağlasun ilçesinde, belediye tarafından herhangi bir arıtma tesisi kurulmadığı ve atıksuların doğrudan çevreye bırakıldığı gözlemlenmiştir. Buna rağmen, belediye 2024 yılı gelir tarifesinde ton başına 2 TL atıksu bedeli belirleyerek, toplamda 307.487,96 TL tahakkuk etmiştir. Bu durum, çevre ve insan sağlığı açısından ciddi riskler taşımakta ve kamu zararı oluşturma potansiyeli barındırmaktadır.

Sonuç olarak, belediyenin atıksu arıtma tesisi kurma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve vatandaşlardan bu hizmet için bedel talep etmesi, mevzuata aykırıdır. Kamu idaresinin bu bulguya katıldığı ve atıksu bedelinin kirletenlerden tahsil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

BULGU: Belediye Tarafından Atıksu Arıtma Tesisi Kurulmaması, Atıksuların Arıtılmadan Çevreye Deşarj Edilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediyenin atıksu arıtma tesisi kurmadığı, atıksuların arıtılmadan çevreye deşarj edildiği ve buna rağmen vatandaşlardan atıksu bedeli tahsil edildiği görülmüştür.

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde;

“Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un 2’nci maddesinde atıksu ve kirletenin tanımı şu şekilde yapılmıştır:

“Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri,

Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş sular”

Yine aynı Kanun’un 11’inci maddesine göre, atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler sorumludur.

Bu sorumluluk, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda da düzenlenmiş olup, “atıksuların uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek” Belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.

Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesine göre, atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.

Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesine göre hazırlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’te yer alan üç ilkeden ikisi şu şekildedir:

“a) Toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılması,

b) Tarifelerin kirleten öder ilkesine göre belirlenmesi.”

Yönetmelik’in 13’üncü maddesine göre toplam sistem maliyeti, yatırımın finansal maliyeti, sistemin işletilmesi ve bakımı, sabit varlıkların amortisman maliyetleri, yönetim ve izleme giderleri, vergiler, kamulaştırma ve sistemin finansal sürdürülebilirliğini sağlayacak özkaynak getirisinden oluşan tam maliyeti içermektedir.

Yönetmelik’in 17’inci maddesine göre, atıksu hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esasları kullanılmalıdır. Bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esaslar Bakanlık tarafından Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanmaktadır.

Atıksu hizmetlerine ait ücretler belirlenirken; su sayaçlarından kaydedilen su miktarı, içme ve kullanma suyu kaynağı olarak yeraltı veya yüzey suyu kullanan ve şebekeye bağlı olmayan aboneler için atıksu sayacı olan yerlerde ölçüm değeri, olmayan yerlerde idarece belirlenecek atıksu miktarı esas alınmaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, atıksuların çevreye zarar vermemesi için bu alanda Belediye tarafından arıtma tesisi kurulması, arıtılan suların yasal limitlere uygunluğunun tespit edilmesinden sonra alıcı ortamlara deşarj edilmesi, bu kapsamda ortaya çıkan sistem maliyetlerinin hesaplanarak kirletenlerden tahsil edilmesi gerekmektedir.

Konu ile ilgili yerinde yapılan denetimde, atıksuların arıtılmasına ilişkin süreçler ve atıksu bedeline ait tarifeler incelenmiştir. Buna göre, Ağlasun ilçesinde ortaya çıkan atıksuların arıtılması için Belediye tarafından bir tesis kurulmadığı, atıksuların arıtılmadan çevreye deşarj edildiği görülmüştür. Buna rağmen Belediye 2024 yılı gelir tarifesinde ton başına 2 TL şeklinde bir belirlemeye gidilmiş ve vatandaşlar için 307.487,96 TL atıksu bedeli tahakkuku yapılmıştır.

Sonuç olarak;

Atıksu arıtma tesisinin kurulmaması ve atıksuların doğrudan çevreye deşarj edilmesi, çevre ve insan sağlığı açısından birçok zararı beraberinde getirmekte olduğu gibi, yetkili idareler tarafından bir yaptırım uygulanması halinde Belediye açısından da kamu zararı riskini doğurmaktadır. Ayrıca, Belediye tarafından atıksu arıtma tesisi kurulması yönündeki görev ve sorumluluk yerine getirilmediği halde vatandaşlardan bu yönde bir bedel alınması mevzuata uygun düşmemektedir.

Kamu idaresi tarafından verilen cevapta bulguya iştirak edilmiş olup, Belediye tarafından atıksu arıtma tesisi kurulması ve devamında ortaya çıkacak sistem maliyeti hesaplamalarına göre atıksu bedelinin kirletenlerden tahsil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.