Belediyeler yapmış oldukları kiraya verme işlemlerinde şartnamelere ya da diğer dokümanlara zaman zaman; elektrik, su ve/veya doğalgaz faturalarının idare bütçesinden karşılanacağı hükmünü koymakta ve isteklilerin bu durumu dikkate alarak teklif vermelerini istemektedirler.

Sözleşmelere bu şekilde hüküm konulmasına birçok değişken sebep olabilmektedir. Örneğin belediye kültür sarayının içerisinde yer alan küçük fotoğraf odasının kiraya verilmesi durumunda, ayrı tesisat ve sayaç bağlatılması yerine, faturaların idare tarafından karşılanacağı belirtilmekte; isteklilerin bunu bilerek azalacak giderlerden dolayı daha yüksek teklif vermesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

Belediyelerin sözleşmelere koydukları bu tarz hükümleri Sayıştay tespitleri çerçevesinde değerlendirerek; bu giderlerin kiracı tafaından karşılanmaması durumunda doğabilecek sorumlulukları Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendirelim. …

Konuya ilişkin Örnek Sayıştay Bulgusunda (Beşiktaş Belediyesi 2017 Denetim Raporu, Bulgu 57);

“Mülkiyeti İdareye ait olan taşınmazların kiraya verilmesi işlerinde elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak şartnamelerde aboneliklerin kiracı adına yapılacağı hükmüne rağmen bunların bazılarında faturaların belediye bütçesinden karşılandığı; bazılarında fatura bedellerinin ilgilisine rücu edilmek üzere abonelik sözleşmelerinin Belediye adına devam ettirildiği; bazılarında ise şartnameye fatura bedellerinin Belediye tarafından ödeneceği hükmü konulmak suretiyle Belediye bütçesinden karşılandığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29’uncu maddesinde gerçek veya tüzel kişilere kanuni dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamayacağı, yardımda bulunulamayacağı ve menfaat sağlanamayacağı hükmü yer almaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde ise belediyelerin görev ve sorumluluk alanı mahallî müşterek nitelikte hizmetler çerçevesinde belirlenmiş ve aynı Kanun’un 61’inci maddesinde bütçe dışı harcama yapılamayacağı ifade edilmiştir. Belediye’nin, kiracılarının elektrik, su veya doğalgaz faturalarını kendi bütçesinden karşılamasının mahallî müşterek bir niteliği olmadığı gibi mevzuatta da karşılığı bulunmamakta; bu durum özel şahıslara dayanaksız yardım niteliği taşımaktadır. 

Diğer taraftan sabit bir kira geliri elde edilecek kiralama işleminde şartnameye, önceden tüketim miktarı ve gider tutarı belirlenemeyecek fatura bedellerinin Belediye bütçesinden karşılanacağı hükmünün konulması; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmaması ilkesi ile örtüşmemektedir.

Elektrik, su ve doğalgaz abonelik sözleşmelerinin kiracı adına yaptırılmayarak Belediye adına devam etmesi durumu ise, her ne kadar bütçeden yapılan giderlere ilişkin ilgililere rücu yapılsa da, abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan hukuki sorumlulukların Belediye adına devam etmesine neden olmaktadır.“

Denilmektedir.

Bulgudan anlaşılacağı üzere, bu giderlerin belediye bütçesinden karşılanmasının kanuni dayanağı yoktur ve bu giderler mahalli müşterek nitelikte değildir. Ayrıca, değişken durumdaki bu giderlerin, isteklilerin bu durumu bilerek yüksek kira teklif etmeleri durumundaki avantajı karşılayıp karşılamayacağı bilinmemektedir.

Dolayısıyla belediyelerin sözleşmelere bu tarz hükümler koymasının mevzuata uygun olmayacağı düşüncesindeyiz.

Ödenmeyen faturalara ilişkin dağıtım şirketlerine karşı belediye mi yoksa kiracı mı sorumlu olacaktır? Bu durum, aboneliğin kimin üzerine olduğuna göre farklılık gösterecektir.

Aboneliğin kiracı üzerinde olduğu ancak sözleşmede giderlerin belediye bütçesinden karşılanacağı hükmünün bulunduğu duruma ilişkin örnek Yargıtay Kararında (3. Hukuk Dairesi         2019/4958 E.  ,  2020/631 K.); kiracı ile belediye arasında düzenlenen elektrik enerjisi giderlerinin belediye tarafından karşılanacağına dair protokol hükmünün dağıtım şirketi bakımından bağlayıcılığının bulunmadığına, dolayısıyla ödenmeyen faturalardan kiracının sorumlu olacağına dikkat çekilmiştir.

Mefhumu muhalifinden, aboneliğin belediye üzerinde olduğu durumlarda, dağıtım şirketine karşı belediyenin sorumlu olcağı,

görüşündeyiz…


ÖZET: Belediyeler, kiraya verme işlemlerinde elektrik, su ve doğalgaz faturalarının idare bütçesinden karşılanacağına dair hükümler koymakta, bu durum isteklilerin tekliflerini etkileyebilmektedir. Ancak, bu uygulamanın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olduğu, bu giderlerin mahalli müşterek nitelikte olmadığı ve kanuni bir dayanağının bulunmadığı belirtilmektedir. Ayrıca, aboneliklerin kimin üzerine olduğuna bağlı olarak, ödenmeyen faturalardan kimin sorumlu olacağı hususu da belirsizlik taşımaktadır.