ÖZET: Belediyeye ait taşınmazların, ihale yapılmadan ecrimisil karşılığında kullanılması uygulaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Bu rapor, taşınmazları işgal eden gerçek veya tüzel kişilerin tahliyesine yönelik hukuki işlemlerin yapılmadığını, bunun yerine ecrimisil tazminatının belirlenerek taşınmazların kullanılmaya devam edildiğini ortaya koymuştur. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde, taşınmazların işgali durumunda ecrimisil talep edilebileceği belirtilmiştir; ancak bu uygulama, geçici bir çözüm olarak değerlendirilmelidir.

Denetimlerde, belediyenin 237 adet taşınmazın fuzuli işgale maruz kaldığı ve bu taşınmazların tahliye edilmesi için herhangi bir işlem yapılmadığı saptanmıştır. Kamu idaresinin, ecrimisil uygulamalarının geçici işgallere yönelik olduğunu ifade etmesine rağmen, incelenen taşınmazların sürekli işgale tabi olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, mevzuat hükümlerine aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, ecrimisil uygulamasının olağan bir yönetim biçimine dönüşmesi yerine, fuzuli işgale konu taşınmazların tahliye edilmesi ve ardından 2886 sayılı Kanun kapsamında ihale edilmesi gerekmektedir. Bu, hukuki bir zorunluluk olarak ön plana çıkmaktadır.

BULGU: Belediye Taşınmazlarının İhale Yapılmaksızın Ecrimisil Karşılığında Kullandırılmasının Olağan bir Uygulamaya Dönüştürülmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyeye ait bazı taşınmazların ihale yapılmaksızın ecrimisil karşılığında kullandırıldığı, taşınmazları kullanan fuzuli şagil gerçek veya tüzel kişilerin tahliyesine yönelik hukuki iş ve işlemlerin gerçekleştirilmediği, bunun yerine ecrimisil tazminatı belirlenerek taşınmazların kullandırılması uygulamasına devam edildiği görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin sekizinci fıkrasında Belediye mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşı suç işlemiş sayılacağı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

2886 sayılı Kanun’un “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde ise, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmalarının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı; ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı; kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı; işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere, ecrimisil taşınmazlara ilişkin olağan bir yöntem olmayıp, kira süresi bittikten sonra işgaline devam edilen taşınmazlar nedeniyle idarenin maddi bir kayba uğramaması amacıyla getirilen sınırlı süreli bir yöntemdir. Taşınmazı işgali nedeniyle tespit edilen ecrimisillerin kira ödemesi gibi esas alınarak ileriye doğru devam ettirilmesi, 2886 sayılı Kanun’un her türlü satış ve kiralama gibi hususlarda ihale yoluna gidilmesi gerektiğini ifade eden amir hükümlerine aykırıdır.

Yapılan incelemelerde, Belediyece 237 adet taşınmaz fuzuli işgale konu taşınmazın tespit edildiği, İdarenin söz konusu taşınmazları tahliye etme yönünde iş ve işlemlere başvurmadığı, bunun yerine ecrimisil uygulamasının olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğü tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında, her ne kadar Emlak İstimlak Müdürlüğü tarafından yapılan ecrimisil uygulamalarının genellikle geçici olan ve süreklilik arz etmeyen (şantiye alanları vb.) işgallere yönelik olarak yapıldığı, kiralamaya uygun işgallerde kiralama işlemleri yapabilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağı ifade edilmiş ise de, 237 adet taşınmaza ilişkin dosyanın incelenmesi neticesinde söz konusu alanların geçici olmayan ve süreklilik arz eder nitelikte olduğu görülmüş olduğundan söz konusu cevap bulgu konusu hususu karşılar nitelikte değildir.

Bu itibarla, önceki yıllar Sayıştay Denetim Raporlarında da yer verildiği üzere mevzuat hükümlerine aykırı olarak olağan bir taşınmaz yönetim biçimine dönüşen ecrimisil uygulamasına devam edilmesi yerine fuzuli işgale konu söz konusu taşınmazların tahliye işlemleri gerçekleştirildikten sonra 2886 sayılı Kanun kapsamında ihale edilmesi hukuki bir zorunluluktur.