|
ÖZET: Belediyede çalışan işçilerin kıdem tazminatlarının, maaş bordrosu aracılığıyla ödenmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde çalışan personelin kıdem tazminatlarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na ve 1475 sayılı İş Kanunu’na aykırı olarak bordro içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Vergi muafiyeti nedeniyle kıdem tazminatının, maaş bordrosundan ayrı bir kalem olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Denetim sonucunda, işçilerin kıdem tazminatlarının toplu ödeme şeklinde yapılmasına rağmen, bu ödemenin mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirilmediği ortaya çıkmıştır. Kıdem tazminatlarının, bağımsız bir hak olarak tahakkuk ettirilmesi ve muhasebe kayıtlarının bu durumu yansıtacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, gelir vergisi ve SGK prim matrahlarının yanlış hesaplanma riski söz konusu olmaktadır. Kamu İdaresi, kıdem tazminatlarının bordrodan bağımsız olarak hesaplanacağı ve mevzuata uygun hale getirileceği yönünde bir açıklama yapmıştır. Bu bağlamda, kıdem tazminatlarının yasal çerçeveye uygun bir biçimde ödenmesi, hem işçilerin haklarının korunması hem de mali kayıtların doğruluğu açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Belediyede Çalışan İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Maaş Bordrosu Üzerinden Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresi bünyesinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında çalışan şirket personeline kıdem tazminatının ücret bordrosu içinde ödendiği görülmüştür.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Ücret bordrosu” başlıklı 238’inci maddesinde işverenin her ay ödediği ücret için ücret bordrosu tutmaya mecbur olduğu, Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmayacağı ve ücret bordrosunun hangi esaslara göre hazırlanacağı belirtilmiştir. Buna göre ücret bordrosunun; vergi matrahının belirlenmesi, çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre, birim ücreti (aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti) gibi sistematik olarak ödenen ücretler için düzenlendiği anlaşılmaktadır.
1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte olan “Kıdem tazminatı” başlıklı 14’üncü maddesinde; işçiye yapılacak kıdem tazminatı ödemesinin iş akdinin sayılan hallerde sona ermesi durumunda, son brüt ücret üzerinden belirlenen tavan sınırı kapsamında yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25’inci maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendine göre kıdem tazminatının gelir vergisinden muaf olması sebebiyle vergi açısından kıdem tazminatının maaştan ayrı bir ödeme olarak değerlendirilmesi ve ücret bordrosu dışında ayrı bir kalem olarak ödenmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede, işçilere ödenen kıdem tazminatlarının ücret bordrosu içinde ödendiği tespit edilmiştir. Ancak; işçilerin kıdem tazminatı hakları, toplu ödeme şeklinde ve ayrı bir kıdem tazminatı tahakkuk kaydı ile yapılmalı; muhasebe kayıtları, kıdem tazminatının özel bir ödeme olduğu dikkate alınarak oluşturulmalı ve bordroda bir ücret ödemesi olarak gösterilmemelidir.
Kamu İdaresi bünyesinde çalışan işçilerin kıdem tazminatları her ne kadar toplu olarak ödenmiş olsa da bu ödemenin mevzuatta öngörülen usule aykırı bir şekilde ücret bordrosu üzerinden ödenmesi, tazminatın bağımsız bir hak olarak tahakkuk etmesini engellemekle birlikte gelir vergisi ve SGK prim matrahlarının yanlış hesaplanma riskini barındırmaktadır.
Kamu idaresi cevabında kıdem tazminatlarının, ücret bordrosundan bağımsız olarak hesaplanıp tahakkuk ettirileceği ve mevzuata uygun hale getirileceği ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından kıdem tazminatlarının mevzuata uygun olarak ücret bordrosundan bağımsız bir ödeme olarak tahakkuk ettirilmesi gerekmektedir.