|
ÖZET: Belediyede çalışan işçilere maaş avansı verilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında incelenmiştir. Yapılan denetimlerde, işçilerin maaş alacaklarından mahsup edilmek üzere avans kullandığı tespit edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, ücretlerin en geç ayda bir ödenmesi gerektiği belirtilirken, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 406. maddesi, işçilerin ücretlerinin her ayın sonunda ödenmesi gerektiğini ve avans talebinin belirli koşullara bağlı olduğunu ifade etmektedir. Bu koşullar arasında işçinin zorunlu ihtiyacının bulunması ve işverenin avansı verebilecek durumda olması yer almaktadır.
Denetim sonuçları, avans ödemelerinin bu zorunlu şartlar sağlanmadan gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. Avansın istisnai bir ödeme aracı olarak kullanılması gerekirken, sürekli bir uygulama haline gelmesi, mali disiplin açısından sorunlar yaratacak ve yasal düzenlemelere aykırılık teşkil edecektir. Kamu idaresi, gelecekte avans ödemelerinin işçinin çalıştığı günlerle orantılı olarak ve belirli koşullara dikkat edilerek yapılacağını bildirmiştir. Sonuç olarak, avans uygulamaları mevzuat hükümlerine uygun şekilde yürütülmelidir. |
BULGU: Belediyede İşçi Olarak Çalışan Personele Maaş Avansı Kullandırılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Personele talepleri doğrultusunda maaş alacağından mahsup edilmek üzere avans kullandırıldığı görülmüştür.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 32’nci maddesine göre ücret, en geç ayda bir ödenir. Anılan Kanun’da ücretlerin ödeme zamanına ilişkin hüküm yoksa da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ücretin ödeme süresi bahsini düzenleyen 406’ncı maddesi, “Aksine âdet olmadıkça, işçiye ücreti her ayın sonunda ödenir. Ancak, hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesiyle daha kısa ödeme süreleri belirlenebilir.” hükmüyle, ücretin emeğin sarfından yani hizmet ediminin ifasından sonra ve her ayın sonunda ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine aynı maddenin dördüncü fıkrası ile işveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlü kılınmıştır.
Anılan 406’ncı madde hükmüne göre, işçinin avans isteyebilmesinin ön koşulları olup bu koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir ki bunlar işçinin zorunlu bir ihtiyacının ortaya çıkmış olması, işverenin bu avansı hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda olması ve avansın işçinin hizmetiyle orantılı yani o güne kadar çalıştığı günlerin toplamıyla mütenasip olmasıdır.
Yapılan incelemede, 6098 sayılı Kanun’un 406’ıncı maddesinde öngörülen zorunlu hâller gerçekleşmeden avans kullandırıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki istisnai bir ödeme aracı olan avansın, sürekli ve sık kullanılan bir araç hâline getirilmesi, avansı istisna olmaktan çıkartıp peşin ödemeye dönüştürecektir ki bu durum hem mali disiplin açısından olumsuzluk içerecek hem de 6098 sayılı Kanun’un ücretin ödenme süresini düzenleyen ve yukarıda zikredilen hükmüne aykırılık teşkil edecektir.
Kamu idaresince, bundan sonraki süreçte koşullar gözetilerek ve işçinin ödeme gücü göz önüne alınarak, çalıştığı günlerin toplamıyla mütenasip avans ödemesi yapılacağı bildirilmiştir.
Sonuç olarak, avans uygulaması konusunda mevzuat hükümlerine uyulması gerekmektedir.