| Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi E: 2022/2711 K: 2023/339 |
|
ÖZET : Dava, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde programcı kadrosunda görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde; davacının, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasının ( f ) bendinde programcı kadrosuna atanabilmek için aranan koşulları taşımadığından da söz edilmekte ise de, anılan Yönetmelik, devlet memurlarından görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsadığından, sözleşmeli personel olarak çalıştırılan davacı hakkında uygulanma olanağı bulunmamakta olup, uyuşmazlığın Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde değerlendirilerek çözümlenmesi gerekmektedir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ekinde yer alan 4 Sayılı Cetvelde ise, programcı unvanı için aranan asgari nitelik “Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.” şeklinde belirlenmiştir.Davacı vekili tarafından davacı adına düzenlenen Not Döküm Belgesinin sunulduğu, ancak en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olduğunu tevsik edici mahiyette hiçbir bilgi ve belgenin ibraz edilemediği görülmüştür. Bu durumda; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda “programcı” unvanı için aranan “en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olma” koşulunu taşımadığı anlaşılan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. İSTEMİN ÖZETİ : Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde programcı kadrosunda görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 13/12/2019 tarih ve 77826 Sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; “davacının 28/06/2011 tarihinde Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduğu, Ankara İli, Çankaya İlçesi, Özel 3Bilgi Bilgisayar ve Mesleki Eğitim Kursunda görmüş olduğu kurs sonucunda Milli Eğitim Müdürü tarafından onaylı 21/06/2015 tarihli kurs bitirme belgesini aldığı, davacının 06.06.1978 tarih ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda programcı için aranan, en az ön lisans mezunu olmak koşuluyla bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak şartlarını taşıdığı, davalı idarenin iddia ettği Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesinde açıkça, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan devlet memurlarından 5. maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsayacağının belirtildiği, Belediye Kanununun 49. Maddesine istinaden sözleşmeli personel olarak çalıştırılan davacıya ise 06.06.1978 tarih ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslara dair hükümlerin uygulanacağı, kaldı ki bu hususun davacı ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 18. Maddesinde de açıkça belirtildiğinin görüldüğü, bu durumda; davacı ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 18. Maddesinde de açıkça belirtilen 06.06.1978 tarih ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda programcı olarak çalıştırılacak personelde aranan şartları taşıyan davacının şartları taşımadığından bahisle davalı idare tarafından sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; Anayasa’nın 125. Maddesinin son fıkrasında yer alan ” idare, kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, yukarıda hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava ( 20.12.2019 ) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava ( 20.12.2019 ) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine dair Adana 1.İdare Mahkemesi’nin 27/10/2020 tarih ve E:2019/1369 K:2020/1110 Sayılı kararının; davalı idare vekili tarafından; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın ekinde yer alan Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir ( 4 ) sayılı Cetvel’de programcı kadrosunda çalışabilmek için gereken asgari koşullar olan; yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak şartı ile 04/06/2009 tarih ve 27278 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan bilgisayar programcılığı alanında en az iki yıllık yüksek okul mezunu olmak ve en az iki programlama dilini bildiğini belgelemek şartlarını taşımadığı anlaşılan davacının sözleşmesinin feshedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu, sözleşmeli personelin hizmetine ihtiyaç kalmadığının somut olarak ortaya konulamadığı, sözleşmenin feshi hususundaki idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır. Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nce, Adana 1 İdare Mahkemesi’nin 27/10/2020 gün ve E:2019/1369 , K:2020/1110 Sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nin 10/06/2021 tarih ve E:2020/2765, K:2021/1272 Sayılı kararının Danıştay Onikinci Dairesi’nin 25/05/2022 tarih ve E:2021/5691 K:2022/2997 Sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü: KARAR : Dava, Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde programcı kadrosunda görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 13/12/2019 tarih ve 77826 Sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinin 3. fıkrasında, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…” hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında, 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin ( B ) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin ( B ) bendinde ise; sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali ve istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin ( B ) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtildikten sonra, 22/11/2010 tarih ve 2010/1169 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 15. maddesinde; bu Esaslara eklenen Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları ile Asgari Nitelikleri Gösterir ( 4 ) sayılı Cetvelde belirtilenler dışında sözleşmeli personel pozisyonları kullanılamayacağı ve talepte bulunulamayacağı, kurumların, söz konusu Cetvelde belirlenen asgari niteliklere, hizmetin gereği ilave nitelikler belirleyebilecekleri kurala bağlanmış; Sözleşmeli Personel Pozisyon Unvanları İle Asgari Nitelikleri Gösterir 4 Sayılı Cetvelin “Programcı” ünvanına ilişkin kısmında da, “Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.” düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların “Sözleşmenin feshi” başlıklı Ek 6. maddesinin ( a ) bendinde ise, “İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması” halinde, personelin sözleşmesinin tek taraflı feshedileceği düzenlenmiştir. Aynı düzenleme, davacının Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile imzalandığı hizmet sözleşmesinin 14. maddesinin ( a ) bendinde de yer almıştır. Dava konusu işlemde söz edilen Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan devlet memurlarından, 5. maddede sayılan kadrolara görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsadığı vurgulanmış; “Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının ( f ) bendinde, “Programcı kadrosuna atanabilmek için; 1 ) Bilgisayar programcılığı alanında en az iki yıllık yüksek okul mezunu olmak, 2 ) En az iki programlama dilini bildiğini belgelemek,” gerektiği yolunda düzenleme yapılmıştır. Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde; davacının, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasının ( f ) bendinde programcı kadrosuna atanabilmek için aranan koşulları taşımadığından da söz edilmekte ise de, anılan Yönetmelik, devlet memurlarından görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsadığından, sözleşmeli personel olarak çalıştırılan davacı hakkında uygulanma olanağı bulunmamakta olup, uyuşmazlığın Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde değerlendirilerek çözümlenmesi gerekmektedir. Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların ekinde yer alan 4 Sayılı Cetvelde ise, programcı unvanı için aranan asgari nitelik “Yükseköğretim kurumlarının bilgisayar programcılığı ile ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mezun olmak veya en az önlisans mezunu olmak koşuluyla bilgisayar programcılığı alanına ilişkin ders aldığını belgelendirmek veya bu alanda Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika sahibi olmak ve en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak.” şeklinde belirlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 28/06/2011 tarihinde Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olduğu ve Ankara ili, Çankaya ilçesi, Özel 3 Bilgi Bilgisayar ve Mesleki Eğitim Kursunu bitirerek Milli Eğitim Müdürü tarafından onaylı 21/06/2015 tarih ve 3521 belge numaralı kurs bitirme belgesini aldığı, dolayısıyla, lisans mezunu olması ve bilgisayar sertifikası bulunması sebebiyle, öğrenim yönünden programcı unvanı için aranan koşulu taşıdığı, ancak diğer koşul olan “en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olmak” koşulunu taşıdığı yönünde dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu amaçla; Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararına uyularak Dairemizce verilen 07/12/2022 tarihli ara kararı ile davacıdan; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda “programcı” unvanı için aranan “en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olma” şartını taşıyıp taşımadığı hususu sorularak, bu şartı taşıdığını gösterir bilgi ve belgelerin ( KPDS veya dengi yabancı dil sınav sonuç belgesi vs. ) Dairemize gönderilmesi istenilmiş, ara kararına davacı vekili tarafından sunulan 03/01/2023 tarihli dilekçe ekinde Selçuk Üniversitesi tarafından davacı adına düzenlenen Not Döküm Belgesinin sunulduğu, ancak en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olduğunu tevsik edici mahiyette hiçbir bilgi ve belgenin ibraz edilemediği görülmüştür. Bu durumda; Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda “programcı” unvanı için aranan “en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olma” koşulunu taşımadığı anlaşılan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, yazılı gerekçe ile dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. Öte yandan; dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının söz konusu işlemden kaynaklı tazminat talebinin de reddedilmesi gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle; 1- ) İstinaf başvurusunun KABULÜNE, İstinafa konu Adana 1.İdare Mahkemesi’nin 27/10/2020 tarih ve E:2019/1369 K:2020/1110 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, 2- ) Davacı tarafından ilk dava aşamasında yapılan 486,90 -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- ) Davalı idarece istinaf aşamasında ve temyiz aşamasında sarf edilen toplam 1.092,90 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için takdir edilen 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, 4- ) Temyiz aşamasında kullanılmayan 97,70 TL yürütmeyi durdurma harcının talep halinde ilgili mercii tarafından davalı idareye iadesine, bakiye posta avansının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince re’sen yatırana iadesine, 5- ) 2577 Sayılı Kanun’un 46/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 15.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: Adana Bölge İdare Mahkemesi, davacının Adana Büyükşehir Belediyesi’nde programcı kadrosunda çalıştığını, ancak sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirtti. Davacının, programcı unvanı için gerekli olan “en az D düzeyinde KPDS veya dengi yabancı dil bilgisine sahip olma” şartını taşımadığı tespit edildi. Bu nedenle, İdare Mahkemesi’nin iptal kararı hukuki isabet taşımadığından, davanın reddine ve davacının tazminat talebinin kabul edilmemesine karar verildi. Karar, temyiz yoluna açık olarak oybirliğiyle alındı. |