ÖZET: Samsun Büyükşehir Belediyesi ile yapılan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacaklarının düzenli olarak tahsil edilmediği ve bu durumun temerrüt faizlerinin işletilmemesine yol açtığı tespit edilmiştir. 696 sayılı KHK ile belirlenen düzenlemelere göre, belediyeler ve bağlı kuruluşları, doğrudan hizmet alımı yoluyla şirketlerle işbirliği yapabilmektedir. Samsun Büyükşehir Belediyesi, %99 hissesine sahip olduğu Anakent AŞ ile 2020 yılında bir sözleşme imzalamıştır. Ancak, sözleşmenin ödeme şartlarına uyulmadığı ve gecikmelerin yaşandığı görülmüştür.

Yapılan incelemelerde, şirketin alacaklarını zamanında tahsil edememesi nedeniyle nakit akışında sorunlar yaşadığı ve ihalelere katılımında zorluklarla karşılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca, bu gecikmeler, şirketin SGK primleri ve vergi ödemeleri gibi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesini engellemekte, dolayısıyla gecikme zammı gibi ek maliyetler doğurmaktadır. Kamu idaresi, alacakların bir ödeme planı çerçevesinde tahsil edilmeye başlandığını bildirmiştir.

Sonuç olarak, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden olan hakediş alacaklarının zamanında tahsil edilmesi, şirketin mali sürdürülebilirliği açısından hayati bir öneme sahiptir. Şirketin gelir tablosu incelendiğinde, esas faaliyetlerinden zarar etmesine rağmen, nakit varlıklarını değerlendirmesi sayesinde karlı bir duruma geldiği görülmektedir. Bu nedenle, alacakların zamanında tahsil edilmesi ve temerrüt faizinin uygulanması, şirketin karlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürebilmesi için gereklidir.

BULGU: Belediyeden Olan Hakediş Alacaklarının Düzenli Olarak Tahsil Edilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin, Samsun Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğu hizmet alım sözleşmesinden doğan hakediş alacaklarının zamanında ve düzenli olarak tahsil edilemediği ve bu gecikmeden kaynaklanan temerrüt faizlerinin de işletilmediği görülmüştür.

696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı KHK’ya eklenen ek 20’nci maddeye göre; il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın doğrudan hizmet alımı suretiyle birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası bu idarelere ait ve halen bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü çerçevesinde Samsun Büyükşehir Belediyesi, %99 oranındaki hissesine sahip olduğu Anakent AŞ ile 01.10.2020 tarihinde “Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Bağlı Birimlerinde Personel Çalıştırılmasına Dair Doğrudan Hizmet Alımı Sözleşmesi” imzalamıştır. Söz konusu Sözleşme’nin “Ödeme yeri ve şartları” başlıklı 11’inci maddesinde; “Puantaj ve ilgili evraklar İdare tarafından en geç ayın 10’uncu günü mesai bitimine kadar şirkete teslim edilecektir.” denilmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari İşlerde Faiz” başlıklı 8’inci maddesi uyarınca ticari işlerde sözleşmenin tarafları, gecikme faizi alınmasını ve uygulanacak faiz oranını sözleşmede serbestçe belirleyebilirler. Taraflar, sözleşmede temerrüt faizi oranını belirlememişlerse, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2’nci maddesinin ilk fıkrasına göre; temerrüde düşen borçlu, geçmiş günler için 1’inci maddede belirlenen kanuni faiz orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Bununla birlikte, 3095 sayılı Kanun, bazı şartlarda daha yüksek orandan temerrüt faizi talep edilebilmesine imkân tanımaktadır. Mezkûr Kanun’un 2’nci maddesine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, 1’inci maddeyle belirlenen orandan fazla ise, bu oran üzerinden gecikme faizin hesaplanması gerekmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinin ikinci fıkrasında, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, 369’uncu maddesinde, yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişilerin, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu, 375’inci maddesinde ise, şirketin üst düzeyde yönetimi ile muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama Samsun Anakent Turizm Ticaret Anonim Şirketi 2024 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim 17 Raporu

için gerekli düzenin kurulmasının yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında olduğu hüküm altına alınmıştır.

Görüleceği üzere, şirket menfaatlerini ve finansal planlamasını tehlikeye düşüren sebeplerin tespiti ve gerekli önlemlerin uygulanması hususunda yönetim kuruluna sorumluluk yüklenmiştir.

Yapılan incelemede, Şirketin, Samsun Büyükşehir Belediyesi ile yapmış olduğu hizmet alım sözleşmesinden doğan hakediş alacaklarını zamanında ve düzenli olarak tahsil edemediği tespit edilmiştir. Ayrıca, bu gecikmelerden kaynaklanan temerrüt faizlerinin de işletilmediği belirlenmiştir.

Bu gecikmelerin bir sonucu olarak, şirketin ihalelere katılım süreçlerinde zorluklar yaşadığı ve nakit akışında önemli sorunların ortaya çıktığı görülmüştür. Ayrıca söz konusu gecikme nedeniyle Şirket bu personellerin SGK primlerini ve ücretlerinden kesilen gelir ve damga vergilerini alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işletilmektedir.

Kamu idaresi cevabında, Şirketin Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden olan hakediş alacaklarının bir ödeme planı çerçevesinde tahsil edilmeye başlandığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak; Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden olan hakediş alacaklarının zamanında ve düzenli bir şekilde tahsil edilmesinin, şirketin mali sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğu değerlendirilmektedir. Şirketin gelir tablosunun incelenmesinden, esas faaliyetlerinden zarar ettiği, ancak nakit varlıklarını faiz ve fon gelirleriyle değerlendirerek karlı hale geldiği görülmektedir. Şirketin karlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürebilmesi için alacaklarının zamanında tahsil edilmesi ve bu alacaklara temerrüt faizi işletilmesi gerekmektedir.