1. Daire  1995/194 E.  1995/197 K.

Belediye ve özel idarelerin özel firmalar tarafından ücret karşılığında denetlenip denetlenemeyeceği konusunda ortaya çıkan duraksamanın giderilmesi amacıyla istişari görüş istemine ilişkin Başbakanlığın 18.8.1995 günlü ve Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü …… sayılı yazısı ekinde yer alan İçişleri Bakanlığının 16.8.1995 günlü ve Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü …… sayılı yazısında aynen:

“……….. Valiliğinden alınan 20.2.1995 tarih ve 410 sayılı yazıda; bazı belediyelerin 1580 sayılı Belediye Kanunun 63 ncü maddesini dayanak yaparak, danışman firmalara kendilerini denetlettirdikleri ve karşılığında bir bedel ödedikleri ifade ile belediyelerin danışman firmalara kendilerini denetlettirmelerinin hukuken mümkün olup olmadığı, mümkünse il özel idarelerin de kendilerini bu şekilde denetlettirip denetlettiremeyecekleri sorulmaktadır.

Belediyelerin uygulamalarında dayanak yaptıkları 1580 sayılı Kanunun 63 ncü maddesinde “meclis lüzum görürse içlerinden bir kaç azayı hesabat ve muamelatı teftişe memur edebilir. Bu teftiş heyeti hariçteki mütehassıslardan da istifade edebilir. Neticei teftişat nihayet ertesi içtimain bidayetinde belediye reisinin de mütalası alındıktan sonra meclise arz olunur.” denilmektedir.

Devlet İhale Kanununun tanımlar başlıklı 4 ncü maddesinde ise “kontrollük”, işi “Hizmet” tanımı içinde sayılmaktadır.

İdare hukuku esaslarına göre idari denetim, hiyerarşik denetim ve vesayet denetimi şeklinde olmaktadır. Hiyerarşik denetim, aynı teşkilat içerisinde hiyerarşik amir ya da makamlarca yapılmakta, buna karşılık vesayet denetimi yerel yönetimlerin iş, işlem, karar, organ ve personeli üzerinde merkezi idare tarafından yapılmaktadır. Bu denetimlerle idarenin bütünlüğü sağlanmaktadır.

Merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayet denetim yetkisi başta Anayasa olmak üzere çeşitli kanunlara dayanmaktadır.

Diğer taraftan il özel idareleri ve belediyelerin hesaplarının denetlenmesi 832 sayılı Sayıştay Kanununun Geçici 8 nci maddesi hükmünce Sayıştay”ca yapılmaktadır.

Görüldüğü üzere, idari organların denetimine ilişkin hususlar kanunlarla düzenlenmektedir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinde belediyelerin ve özel idarelerin kendilerini özel firmalara denetlettirebileceklerine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

1580 sayılı Kanunun 63 ncü ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 4 ncü maddelerindeki hükümlerin, belediye ve özel idarelerin kendilerini özel firmalara denetlettirmelerine dayanak teşkil edecek şekilde yorumlanması mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte bu hükümlerin, yerel yönetimlerin iş ve işlemleriyle ilgili belirli hususların tespiti, bu iş ve işlemlerin daha iyi şekilde görülmesi için neler yapılması gerektiğinin belirlenmesi konularında belediye ve özel idare organlarının karar vermelerine yardımcı olmak üzere özel firmaların uzmanlıklarından yararlanmaya imkan sağladığı düşünülmektedir.

Danıştay”ca, belediye ve özel idarelerin kendilerini ücret karşılığında özel firmalara denetlettirip denetlettiremeyecekleri, denetlettirebileceklerse bu denetimin kapsamı ve sonuçları konusunda istişari görüş istihsalinin sağlanmasını, Danıştay Kanununun 42 nci maddesinin (f) bendi gereğince emir ve müsaadelerinize arz ederim.” denilmektedir.

Gereği Görüşülüp Düşünüldü: İstişari görüş istemi: belediye ve özel idarelerin ücret karşılığında özel firmalara denetlettirilip denetlettirilmeyecekleri, bu denetimin kapsam ve sonuçlarının ne olabileceği konusunda oluşan duraksamanın giderilmesine ilişkindir.

Birer yerel yönetim birimi olan belediyeler ve il özel idarelerinin idari denetimi; hiyerarşik denetim ve kaynağını Anayasadan alan vesayet denetimi şeklinde yapılmakta, ayrıca yerel yönetimlerin hesapları 832 sayılı Sayıştay Kanununun geçici 8 nci maddesi uyarınca Sayıştay”ca denetlenmektedir.

Diğer taraftan il özel idareleri ve belediyelerin hesaplarının denetlenmesi 832 sayılı Sayıştay Kanununun Geçici 8 nci maddesi hükmünce Sayıştay”ca yapılmaktadır.

Görüldüğü üzere, idari organların denetimine ilişkin hususlar kanunlarla düzenlenmektedir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinde belediyelerin ve özel idarelerin kendilerini özel firmalara denetlettirebileceklerine dair bir hüküm bulunmamaktadır.

1580 sayılı Kanunun 63 ncü ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 4 ncü maddelerindeki hükümlerin, belediye ve özel idarelerin kendilerini özel firmalara denetlettirmelerine dayanak teşkil edecek şekilde yorumlanması mümkün görülmemektedir. Bununla birlikte bu hükümlerin, yerel yönetimlerin iş ve işlemleriyle ilgili belirli hususların tespiti, bu iş ve işlemlerin daha iyi şekilde görülmesi için neler yapılması gerektiğinin belirlenmesi konularında belediye ve özel idare organlarının karar vermelerine yardımcı olmak üzere özel firmaların uzmanlıklarından yararlanmaya imkan sağladığı düşünülmektedir.

Danıştay”ca, belediye ve özel idarelerin kendilerini ücret karşılığında özel firmalara denetlettirip denetlettiremeyecekleri, denetlettirebileceklerse bu denetimin kapsamı ve sonuçları konusunda istişari görüş istihsalinin sağlanmasını, Danıştay Kanununun 42 nci maddesinin (f) bendi gereğince emir ve müsaadelerinize arz ederim.” denilmektedir.

Gereği Görüşülüp Düşünüldü: İstişari görüş istemi: belediye ve özel idarelerin ücret karşılığında özel firmalara denetlettirilip denetlettirilmeyecekleri, bu denetimin kapsam ve sonuçlarının ne olabileceği konusunda oluşan duraksamanın giderilmesine ilişkindir.

Birer yerel yönetim birimi olan belediyeler ve il özel idarelerinin idari denetimi; hiyerarşik denetim ve kaynağını Anayasadan alan vesayet denetimi şeklinde yapılmakta, ayrıca yerel yönetimlerin hesapları 832 sayılı Sayıştay Kanununun geçici 8 nci maddesi uyarınca Sayıştay”ca denetlenmektedir.

Bunun yanında, 1580 sayılı Belediye Kanununun 63 ncü maddesinde öngörülen denetim, hiyerarşik denetim içinde düşünülmesi gereken bir denetim biçimi olup, belediye meclisinin gerek görmesi üzerine üyelerinden birkaçım belediyenin hesap ve işlerini denetlemekle görevlendirilmesine olanak tanımakta, bu denetimde de dışarıdan sağlanan konunun uzmanlarından yararlanma yoluna gidilebilmektedir. Burada, denetleme yetkisi görevlendirilen meclis üyelerindedir. Gereksinim duyulması üzerine yardımına başvurulan uzmanların ise, denetimle görevlendirilen meclis üyelerinin istedikleri konu ile sınırlı olarak inceleme yapmaları imkanı bulunmakta ve üyelerin denetlemeyi sevk ve yönetim yetkisinin ortadan kaldıracak bir çalışmaya girmeleri mümkün görülmemektedir.

Bu itibarla 63 ncü maddeyi belediyelerin ücret karşılığında bağımsız denetim kuruluşlarının veya özel firmalara denetlettirilebileceklerine dayanak oluşturacak şekilde yorumlamaya olanak bulunmadığı gibi, böyle bir denetleme tarzının yasal dayanağı da mevcut değildir.

Açıklanan nedenlerle belediye ve özel idarelerin ücret karşılığı bağımsız denetim kuruluşlarına veya özel firmalara denetlettirilmelerinin yasal dayanağının bulunmadığı ve bir kamusal yetkinin kullanılmasına ilişkin hususlardaki denetlemelerin, ancak kanunlarla belirlenen kamu denetim elemanlarınca yapılabileceği görüşüne varılmakla dosyanın Danıştay Başkanlığına sunulmasına 29.9.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.


ÖZET: 1995/194 E. ve 1995/197 K. sayılı daire kararında, belediyelerin ve il özel idarelerinin özel firmalara ücret karşılığında denetlettirilip denetlettirilemeyeceği hususunda bir duraksama yaşanmıştır. Mevzuat incelendiğinde, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 63. maddesi ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 4. maddesi, bu tür bir denetimi yasal olarak desteklememektedir. Danıştay, belediyelerin bağımsız denetim kuruluşları veya özel firmalara denetim yaptırmalarının yasal dayanağının bulunmadığına ve bu denetimlerin yalnızca kanunlarla belirlenen kamu denetim elemanları tarafından yapılabileceğine karar vermiştir.