|
ÖZET: Belediyenin mülkiyetindeki bazı taşınmazların işgali, 2022 yılı Sayıştay denetim raporlarında dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmıştır. İşgal edilen taşınmazlar, belediye tarafından tespit edilmesine rağmen tahliye süreçleri başlatılmamış ve bu durum, ecrimisil tahakkuk ettirilmesine yol açmıştır. Ecrimisil, işgal altındaki kamu taşınmazlarının kullanım bedeli olarak alınan bir tazminat niteliğindedir ve kiralama yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, bu tür durumlarda tahliye süreçlerinin işletilmesini zorunlu kılmaktadır.
Denetim sonuçlarına göre, belediyeye ait 40 taşınmaz fuzuli işgallerle karşı karşıya kalmış, ancak tahliye işlemleri gerçekleştirilmemiştir. Bunun yerine, ecrimisil uygulaması, kiralama yöntemi gibi bir hale dönüşmüştür. İdare, bazı taşınmazların devir ve tahsis işlemlerini Meclis Kararı ile gerçekleştirmiş, ancak diğer işgalli taşınmazlar için kiralama ihalesi süreci başlatılmıştır. Sonuç olarak, belediyenin işgal altındaki taşınmazları için ecrimisilin tahsil edilmesi ve tahliye süreçlerinin başlatılması gerekmektedir. Bu durum, hem hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de kamu kaynaklarının korunması açısından önem taşımaktadır. |
BULGU: Belediyenin Bazı Taşınmazlarının İhale Yapılmaksızın Ecrimisil Karşılığında Kullandırılması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyenin mülkiyetindeki bazı taşınmazların işgal edildiği ve bu taşınmazların Belediyece tespiti yapılmış olmasına rağmen tahliye süreçleri işletilmediğinden kira bedeli gibi sürekli ecrimisil tahakkuk ettirildiği, bu suretle de ecrimisilin olağan gelir yöntemine dönüştürüldüğü tespit edilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75 inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, ecrimisil bir kiralama yöntemi olmadığı gibi, olağan bir taşınmaz yönetimi de değildir. Ecrimisil uygulaması, işgale uğrayan ve işgal hali sonradan tespit edilen kamuya ait taşınmaz malın işgalli kullanımı için fuzuli şagilden bunun bedelinin bir tazminat suretinde alınmasıdır. Öte yandan, işgal edilen taşınmazın tahliyesi için mülkiye amirine talepte bulunulması ve mülkiye amirince söz konusu taşınmazın 15 gün içinde tahliye ettirilmesi esastır. Aksi takdirde, mevzuata aykırı bu gibi bir uygulama idare malını haksız ve hukuksuz bir şekilde işgal edenin ödüllendirmesi sonucunu doğuracaktır.
Emlak İstimlak Müdürlüğünden temin edilen ecrimisil dosyaları üzerinde yapılan incelemede, Belediyenin mülkiyetinde olan 40 adet taşınmazın fuzuli şagiller tarafından işgal edildiği, Kurumun bunları tahliye yoluna gitmediği, bunun yerine ecrimisil uygulamasının kira uygulamasına dönüştürülerek işgallerin devam etmesine olanak tanındığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu 75 inci maddesine istinaden ecrimisil alınan 40 adet belediye taşınmazından 9 adet gayrimenkulünün devir işleminin, 9 adet gayrimenkulünün de tahsis işleminin Meclis Kararı ile gerçekleştirildiği, bu kapsamda devir ve tahsis işlemlerinin sonuçlandırılmasına kadar geçen süre için ecrimisil işleminin uygulandığı, 2 adet gayrimenkulün ise kiraya verilmiş olduğu, geriye kalan işgalli taşınmazların kiralama ihalesi için de çalışmaların başlatıldığı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, idare taşınmazlarının işgal edilmesi durumunda, hem geriye doğru 5 yılı geçmeyecek şekilde hesaplanacak ecrimisilin tahsil edilmesi, hem de 2886 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca konunun mülki amire intikal ettirilerek söz konusu taşınmazın tahliyesinin sağlanması gerektiği düşünülmektedir.