|
ÖZET: Belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin izlenmesi konusunda önemli bir sorun tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, belediyenin vergi, resim ve harç gibi haczedilemez gelirlerini tahsil eden banka hesabında, haczi mümkün olan diğer gelirlerin de bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belirtilen haczedilemez gelirlerin ayrı hesaplarda izlenmesi gerekliliğini ihlal etmektedir.
Yargıtay’ın kararları, haczedilemez ve haczedilebilir gelirlerin aynı hesapta toplanmasının, haczedilemezlik hakkından feragat olarak değerlendirileceğini belirtmektedir. İncelemeler, belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı bir hesapta tutulmaması nedeniyle, bu gelirlerin hangi kaynaktan geldiğinin belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Bu durum, kamu idaresinin mali yönetiminde ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır. Belediye, 2025 yılı içerisinde haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmesi için gerekli çalışmalara başlayacağını açıklamıştır. Bu bağlamda, “havuz hesabı” uygulaması yerine, haczedilemez nitelikteki gelirlerin ayrı hesaplarda takip edilmesi önerilmektedir. Bu değişiklik, mali şeffaflığı artıracak ve belediyenin mali yönetimini daha sağlam bir temele oturtacaktır. |
BULGU: Belediyenin Haczedilemeyen Gelirlerinin Ayrı Banka Hesaplarında İzlenmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyenin haczedilemeyen gelirlerini teşkil eden vergi, resim ve harçların tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu, dolayısıyla haczedilemeyen gelirlerin ayrı banka hesaplarında izlenmediği görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Haczi caiz olmayan mallar ve haklar” başlıklı 82’nci maddesinde, özel yasalarında haczi caiz olmadığı gösterilen malların haczedilemeyeceği belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez denilmek suretiyle belediyenin haczi mümkün olmayan gelirleri sayılmıştır.
Ayrıca 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinde belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylar da 5779 sayılı Kanun ile vergi hükmünde kabul edildiğinden haczedilmesi mümkün değildir.
Belediyelerin bu nitelikteki hesapları yargı mercileri tarafından “havuz hesabı” olarak nitelendirilmektedir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2012 tarih ve E.2011/22082 K.2012/8629 sayılı kararında da; “…borçlu belediyece haczi kabil
olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılması, haczedilemezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.” denilmektedir.
Yapılan incelemede vergi, resim ve harç gelirlerinin tahsil edildiği banka hesabında haczi kabil diğer para, alacak ve gelirlerin de bulunduğu tespit edilmiştir. Belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı hesapta tutulmaması ve haczedilebilir gelirlerle aynı banka hesabında birleştirmesi, bu hesaptaki paraların haczedilemeyen vergi, resim ve harç gelirlerinden mi yoksa haczedilebilir gelirlerden mi oluştuğunun belirlenmesini imkânsız hâle getirmektedir.
Kamu idaresince, Belediyenin haczedilemeyen gelirlerinin ayrı banka hesabında takip edilebilmesi için 2025 yılı içinde çalışma başlatılacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, “havuz hesabı” uygulaması yerine haczedilemez nitelikte olan vergi, resim ve harç gelirlerinin ayrı bir banka hesabında izlenmesi uygun olacaktır.