| 8. Daire 1985/831 E. 1986/53 K. |
|
Temyiz İsteminde Bulunan: H.Ç. Vekili : A.S.A. Karşı Taraf : ……. Belediye Başkanlığı Vekili : Av. G.T. İstemin Özeti : Davacının kiracısı bulunduğu mülkiyeti belediyeye ait büfenin izin dışı bira satışı yaptığı gerekçesiyle süresiz kapatılmasına ilişkin Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davayı 1580 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin izin, resim ve vergilerine tabi işleri izin almadan görenlerin cezası” başlıklı 113. maddesinde, “yasaca belediyenin iznine ve resim veya vergilerine tabi iken izin almaksızın ve belediye resim ve vergi veya izin harcı vermeksizin yapılan işler, işlemler, işleyen ve işleten kimseler, satılan veya kullanılan şeyler belediyece tutulduğu vakit bunların yapılmasında işletilmesinde, işlemlerinde veya satılıp kullanmalarında kanunen veya nizamen ve Belediye emir ve yasaklarınca veya hıfzıssıhhaca veya fennen sakınca varsa anında durdurularak hakkında tutanak düzenleneceği ve gerekli yasal işlem yapılarak yasanın öngördüğü para cezası verileceği”, yine anılan Yasanın “Belediyenin Görevleri” başlıklı 15. maddenin 19. fıkrasında da, “Belediye kanun, nizam ve yasaklarına uymayan, kanunen izne tabi iken izinsiz yapılan, beldenin huzur, düzen ve sağlığını zedeleyen şeyleri önlemek ve bunları yasaklamak” kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının izinsiz bira bulundurup sattığı 9.5.1985 günlü ve 249448 sayılı ve 13.5.1985 günlü tutanaklarla anlaşılmakla birlikte yeterince de uyarıldığının görüldüğü, ayrıca dosyada bulunan Tekel Başmüdürlüğünün 17.7.1985 günlü ve 3879 sayılı yazısı ekinde gönderilen satış izninin fotokopisinden de davacının satış belgesi üzerinde değişiklik yaptığının anlaşıldığı, ekli listede bira satışı öngörülmediğine göre izin alınmaksızın bira satışı yapıldığının kabulü gerekeceğinden yukarıda anılan madde kuralı uyarınca büfenin kapatılarak çalışmasının durdurulması yolundaki işlemde hukuka aykırılık görülmediği” gerekçesiyle reddeden ……. İdare Mahkemesinin 23.9.1985 ve K: 1985-436 sayılı kararının, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasa kurallarına uygun olarak verilen İdare Mahkemesi kararının onanması gerekeceği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi : B.K. Danıştay Savcısı A.N.Ç.”nun Düşüncesi : Belediyeye ait büfenin kiracısı ve işleticisi olan davacının, kuşat ruhsatı dışında büfede bira satışı yaptığından bahisle işyerinin 1580 sayılı Kanunun 113. 15/3 ve 15/19. maddeleri uyarınca süresiz olarak kapatılmasına ilişkin belediye encümen kararına karşı davanın reddine dair 23.9.1985 gün ve 436 sayılı ……. İdare Mahkemesi Karan; belediyenin sahibi bulunduğu büfeyi tahliye eder şekilde süresiz olarak kapatılmayacağı, kuşat dışı faaliyetle ilgili olarak bir kez ihtarda bulunulduğu, işyerinin sürekli olarak kapatılmasına imkan veren yasal bir hüküm bulunmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir. 1580 sayılı Belediye Kanununun 113. maddesi ile 15. maddesinin 19. fıkrası, kanunen ruhsata tabi iken ruhsatsız yapılan işleri menetmek yetkisini belediyelere tanımıştır. Yine 1608 sayılı Umuru Belediye Müteallik Ahkamı Cezaiye Kanununda, belediye yasaklarına uymayanlar hakkında verilecek cezalar gösterilmiştir. Belediyeye ait büfeyi yine belediyeden aldığı ruhsatname ile işleten davacının, kuşat dışı faaliyette bulunduğunun tespit edilmesi halinde sadece kuşat dışı faaliyetinin men edilmesi veya 1608 sayılı Yasa uyarınca gerekli para ve kapatma cezası verilmesi gerekirken, mevcut kuşat ruhsatını iptal eder şekilde veya büfedeki faaliyetler tümüyle ruhsatsız yapılıyormuşçasına işyerinin süresiz olarak kapatılmasında, yukarıda sözü edilen kanun hükümlerine ve hukuka uyarlık bulunmadığından, 2577 sayılı kanunun 49 ncu maddesinin l/b maddesine uyarınca temyiz isteğinin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından, verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. ……. İdare Mahkemesince verilen 23.9.1985 gün ve E:1985-281, K:1985-436 sayılı kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığından; temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve yargılama giderlerinin temyiz isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına 3.2.1986 gününde oyçokluğuyla karar verildi. AZLIK OYU Belediyeden alınan işletme izni ile çalıştırılan büfenin, izin dışı bira satışı yapılması nedeni ile 1580 sayılı Belediye Yasasının 15. maddesinin 3. ve 19. fıkraları ile 113. maddesine dayanılarak süresiz kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu maddelerde, belediyenin iznine bağlı iken izinsiz yapılan veya satılan şeylerin yapılmasının veya satılmasının veya belediye yasalarına aykırı davranışların yasaklanacağı, belirtilmişse de bu işlerin yapıldığı yerlerin kapatılmasına ilişkin herhangi bir yetki verilmemiştir. Yasaklamanın, bir yeri kapatma yetkisi olarak düşünülmesine olanak yoktur. Yasaklamak, yasalara uygun olmayan işleri yapanlara yasalarla belirlenen cezaları uygulamak demektir. Yoksa yasaklamak tek başına bir cezalandırma yetkisi değildir. Gerçekten de yasa koyucu belediyeleri, bu yasaklara uyulmasını sağlamak amacı ile 1924 ve 1930 yıllarında yürürlüğe konulan 486 ve bu Yasaya maddeler ekleyen 1608 sayılı Yasalar ile cezalandırma yetkisi ile donatmıştır. Başlangıçta, belediye yasa tasarısının ceza maddeleri ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderildiği fakat daha sonra hükümetçe halen belediyelerin cezalandırma yetkilerinin olmaması nedeni ile görevlerini yapamaz halde bulundukları ileri sürülerek tasarının cezalandırma ile ilgili bölümünün öncelikle görüşülmesinin istenmesi üzerine belediye cezalan ile ilgili 486 sayılı Yasanın yürürlüğe konulduğu ve 1608 sayılı yasa ile de yeni maddeler eklendiği, tasarının kalan kısmının ise 1580 sayılı Belediye yasasını oluşturduğu göz önünde bulundurulursa Belediye Yasasının bir cezalandırma yetkisi içermediği, cezalandırma yetkisinin ancak 486 ve 1608 sayılı yasalar çerçevesinde kullanılabileceği kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta ortaya çıkmaktadır. Bu yasalarda ise süresiz bir kapatma yetkisi değil, en çok 15 günle sınırlı bir kapatma yetkisi söz konusudur. Yukarda belirtildiği üzere belediye vazife salahiyetleri yasasında genel kolluk gücüne verilen kapatma yetkisi altı ayla sınırlıdır. En ağır suçlarda bile genel kolluk gücüne verilmeyen süresiz kapatma yetkisinin kabahat türünden çok hafif belediye suçlarında belediyelere verilmesine olanak yoktur. Esasen sınırsız bir kapatma yetkisi kişi hak ve özgürlükleri ile de bağdaşmayacağından Anayasamıza aykırı düşer. İdare Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerektiği oyu ile aksine verilen karara karşıyız. |
| ÖZET: Davacı, belediyeye ait büfede izinsiz bira satışı yaptığı gerekçesiyle süresiz kapatılma kararının iptali için dava açmıştır. İdare Mahkemesi, davacının izinsiz satış yaptığını tespit ederek kapatma kararını hukuka uygun bulmuş ve davayı reddetmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay, belediyenin ruhsatsız faaliyetleri durdurma yetkisi olduğunu ancak süresiz kapatma yetkisinin bulunmadığını belirterek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, belediyelerin cezalandırma yetkilerinin sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. |