ÖZET: Beyanname vermeyen mükelleflere yönelik usulsüzlük cezalarının, ceza kesme zamanaşımı süresi içinde uygulanmadığı tespit edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri, beyannamelerin süresinde verilmemesinin birinci derece usulsüzlük olarak değerlendirileceğini ve bu durumun ardından iki yıl içinde ceza kesilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak yapılan denetimlerde, bazı mükelleflere bu cezaların süresi içinde kesilmediği ortaya çıkmıştır.

Kamu İdaresi, bu bulguların kurumlar vergisi ve katma değer vergisi beyannameleri ile ilgili olduğunu ve beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, beyanname vermeme fiiline ilişkin cezanın mükerrer 355’inci maddeye göre uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, gerçek usulde gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefi olmayan KDV mükelleflerinin elektronik beyanname verme zorunluluğunun bulunmadığı dikkate alınmalıdır.

Denetimler sonucunda, usulsüzlük cezalarının zamanında kesilmesi gerektiği, bu durumun mali kayıpları önlemek ve cezaların caydırıcılığını korumak açısından büyük önem taşıdığı anlaşılmıştır. 2021, 2022 ve 2023 yıllarındaki denetimlerde tespit edilen bu durum, 2024 yılı denetimlerinde de devam etmiştir.

BULGU: Beyanname Vermeyen Bazı Mükellefler Hakkında Usulsüzlük Cezalarının Ceza Kesme Zamanaşımı Süresi İçinde Kesilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Vermekle yükümlü oldukları beyannameleri süresi içinde vermeyen bazı mükelleflere 213 sayılı VUK hükümleri gereğince kesilmesi gereken usulsüzlük cezalarının ceza kesme zamanaşımı süresi içinde kesilmediği görülmüştür.

213 sayılı VUK’un;

“Usulsüzlük dereceleri ve cezaları” başlıklı 352’nci maddesinde; usulsüzlüklerin, madde metninde yazılı derecelere ve VUK’a bağlı cetvele göre cezalandırılacağı, usulsüzlük fiilinin re’sen takdiri gerektirmesi halinde, bağlı cetvelde yazılı cezaların iki kat olarak uygulanacağı ile vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olmasının birinci derece usulsüzlük olarak sayıldığı,

“Ceza kesmede zamanaşımı” başlıklı 374’üncü maddesinde; vergi ziyaı cezasında cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden, 353 ve mükerrer 355’inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl, usulsüzlükte ise usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl geçtikten sonra vergi cezası kesilemeyeceği; ancak vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde kesilecek cezanın vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesileceği ve bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımının kesilmiş olacağı,

hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, 213 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, usulsüzlük cezası uygulanmasını gerektiren beyanname verilmemesi fiilinin işlenmesini takip eden yılın başından itibaren iki yıllık süre içinde söz konusu usulsüzlük cezalarının kesilmesi gerekmektedir.

Ancak, yapılan incelemelerde, vermekle yükümlü oldukları beyannameleri süresi içinde vermeyen bazı mükelleflere ceza kesme zamanaşımı süresi içinde kesilmesi gereken usulsüzlük cezalarının kesilmediği, beyanname verme yükümlülüğüne uymayan mükellefler listesinin 5 yıllık vergi ziyaı zamanaşımı süresi içinde alınarak işlem yapılmasının, vergi ziyaına sebep olmadığı halde usul ile ilgili yükümlülüklere uymayan mükellefler hakkında usulsüzlük cezalarının zamanaşımı süresi içinde kesilememesine neden olduğu tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında söz konusu bulguya esas tespitlerin kurumlar vergisi ve katma değer vergisine ait beyannamelerle ilgili olduğu, bahse konu beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi gerektiği, beyanname vermeme fiiline ilişkin cezanın ise Vergi Usul Kanunun mükerrer 355 inci maddesine göre ceza kesilmesi gerektiği ve mükellefler hakkında gerekli cezaların kesilmesi hususunda Başkanlık teşkilatına gerekli talimatların verileceği ifade edilmiştir.

İdare tarafından her ne kadar kdv ve kurumlar vergisi beyannamelerinin elektronik ortamda gönderilmesi zorunluluğuna bağlı olarak söz konusu beyannameleri göndermeme fiiline ilişkin olarak Kanunun mükerrer 355’inci maddesinin uygulanması gerektiği ifade edilse de, ticari, zirai ve mesleki faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellefi ile kurumlar vergisi mükellefi olmayan kdv mükelleflerinin elektronik ortamda beyanname verme zorunluluğu olmadığı hususu göz önünde bulundurulmalıdır.

Bulgu konusu husus 2021, 2022 ve 2023 yılı denetimi kapsamında Başkanlığa bildirilmiş olup, 2024 yılı denetimi sonucunda da aynı uygulamaya devam edildiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, usulsüzlüğe ilişkin cezaların, bir mali kayba neden olunmaması ve cezaların caydırıcılık etkisini yitirmemesi bakımından zamanaşımı süresi içinde kesilmesi önem arz etmektedir.