|
ÖZET: Birlik hizmetlerinden yararlanma yöntemlerinin belirsizliği, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Mahalli İdare Birliği Kurumu, üye belediyelere hibe amacıyla araç, iş makinesi ve bilgisayar gibi taşınırlar temin etmiştir. Ancak bu taşınırların hangi belediyelere hibe edileceği konusunda herhangi bir objektif kriterin bulunmadığı, üst yönetim tarafından belirlenen idarelere hibe yapıldığı tespit edilmiştir. 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu, birliklerin görev ve sorumluluklarını düzenlemekte olup, birlik tüzüğünde üye belediyelerin hizmetlerden yararlanma usullerinin açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Türkiye’deki tüm belediyeleri temsil etmek üzere kurulan Türkiye Belediyeler Birliği, tüzüğünde belediyelerin etkin hizmet sunumu için gerekli eğitim, danışmanlık ve teknik destek sağlama amacını taşımaktadır. Ancak, bu tüzükte üye belediyelerin hibelerden nasıl yararlanacağına dair herhangi bir düzenleme yer almamakta, dolayısıyla başvuru süreçleri belirsiz kalmaktadır. Yapılan incelemeler, hibelerden yararlanmak isteyen belediyelerin sistematik bir başvuru mekanizmasından yoksun olduğunu göstermektedir. Kamu idaresi, 2024 yılı itibarıyla hibelerden yararlanacak belediyelerin belirlenmesinde objektif kriterlerin oluşturulacağına dair bir taahhütte bulunmuştur. Sonuç olarak, üye belediyelerin Kurum hibelerinden yararlanma usullerinin Birlik Tüzüğü çerçevesinde netleştirilmesi ve bu usullere uygun başvuru yapan belediyeler arasında objektif seçim yapılmasını sağlayacak kriterlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Birlik Hizmetlerinden Yararlanma Usullerinin Net Olarak Belirlenmemiş Olması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Mahalli İdare Birliği
Kurum tarafından üye belediyelere hibe edilmek amacıyla araç, iş makinesi ve bilgisayar gibi taşınırlar edinildiği, ancak söz konusu taşınırların hibe edileceği belediyelerin belirlenmesi sürecinde objektif herhangi bir kriter bulunmadığı, üst yönetim tarafından belirlenen idarelere mezkûr taşınırların hibe edildiği görülmüştür.
Mahallî idare birliklerinin görev, yetki ve sorumlulukları 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kanun’un “Birlik tüzüğü” başlıklı 5’inci maddesinde birlik tüzüğünde bulunması zorunlu hususlar belirtilmiş, bu kapsamda; birliğin amacı, görevi ve üreteceği hizmetler ile üyesi mahallî idarelerin birlik hizmetlerinden yararlanma usulleri birlik tüzüğünde yer alması zorunlu hususlar arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun’un “Ülke düzeyinde birlik kurulması” başlıklı 20’nci maddesinde ise belediyelerin menfaatlerinin korunması, belediyelere rehberlik edilmesi, belediyeler arasında yardımlaşma ve işbirliğinin sağlanması, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına yardımcı olunması, belediye personelinin eğitilmesi ve belediyelerle ilgili kanun hazırlıklarında görüş bildirilmesi amacıyla Türkiye’deki tüm belediyeleri temsil etmek üzere ülke düzeyinde sadece bir birlik kurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
Mezkûr Kanun hükmüne istinaden Türkiye Belediyeler Birliği kurulmuş ve Türkiye Belediyeler Birliği Tüzüğü yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Tüzük’te Birliğin amacı, belediyelerin görev ve sorumluluklarını etkin ve verimli şekilde yerine getirmeleri için gerekli olan eğitim, danışmanlık, bilgi ve deneyim paylaşımının sağlanması, teknik destek gibi ihtiyaçlarının karşılanması olarak açıklanmıştır.
Tüzük’ün “Birliğin görev ve yetkileri” başlıklı 7’nci maddesinde ise doğal veya toplumsal olaylardan etkilenen belediyelere destek olmak ve belediyelerin görev alanına giren konularda belediyelere destek vermek Birliğin görevleri arasında sayılmıştır.
Bununla birlikte, Tüzük içeriğinde Kurumun söz konusu desteklerinden üye belediyelerin nasıl yararlanacağına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiş, Kurum iç düzenlemelerinde de bu hususa ilişkin detaylı bir açıklama yapılmamıştır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde, Türkiye’deki tüm belediyelerin yasal zorunluluk altında aidat ödeyerek üyesi olduğu TBB’nin ayni yardım ve hibelerinden TBB Tüzüğü’nde belirlenmiş olması gereken usuller dairesinde ve daha önceden belirlenmiş objektif kriterler çerçevesinde yararlanabiliyor olması gerekmektedir.
Kurum tarafından hibe olarak verilen taşınırlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; söz konusu hibelerden yararlanmak isteyen belediyelerin kullanabileceği sistematik bir başvuru mekanizmasının olmadığı ve hibeden yararlanacak belediyelerin belirlenmesi sürecinde objektif kriterlerin bulunmadığı görülmüştür.
Kamu idaresi tarafından bulgu konusu hususa iştirak edildiği ve 2024 yılı sonundan itibaren hibelerden yararlanacak belediyelerin objektif kriterler çerçevesinde belirlenmeye başlandığı bildirilmiştir.
Sonuç olarak; üye belediyelerin, Kurum hibelerinden yararlanma usullerinin Birlik Tüzüğü ile hüküm altına alınması ve söz konusu usule uygun başvuru yapmış belediyeler arasından objektif seçim yapılabilmesini sağlayacak kriterlerin belirlenmesi önem arz etmektedir.