ÖZET: Borçlu abonelerin su kesme işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmemesi, kurumun alacaklarının tahsilini zorlaştırmaktadır. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, su hizmeti sunan belediyeler, borçlarını ödemeyen abonelere karşı gerekli önlemleri almamakta ve su kesme işlemlerini uygulamamaktadır. Bu durum, abonelik teminatını aşan borçların tahsil edilememesine yol açmaktadır. Su Abonelik Sözleşmesi’nin 12. maddesi, borcunu zamanında ödemeyen abonelerin suyunun kesileceğini belirtmektedir. Ancak, mevcut uygulamalar bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini göstermektedir.

Su ve kanalizasyon idareleri, abonelikten kaynaklanan borçların tahsilinde gecikme faizi ve icra takibi gibi işlemleri başlatma yetkisine sahiptir. 7155 sayılı kanun ve ilgili yönetmelikler, bu süreçleri düzenlemektedir. Yargıtay kararları da, suyun zamanında kesilmemesi durumunda idarenin “müterafik kusurlu” sayılacağını ve gecikme zammının alınamayacağını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, su kesme işlemlerinin gecikmesi, idare için ek masraflara yol açmaktadır.

Belediyenin su hizmetleri üzerindeki incelemeler, 187 abonenin borcunu ödemediğini ve 87 aboneye birden fazla ihbarname gönderildiğini ortaya koymuştur. Toplam vadesi geçmiş su alacağı 263.615,00 TL’ye ulaşırken, abonelik sözleşmesine uygun olarak su kesme işlemlerinin yapılmadığı ve hukuki tahsil süreçlerinin başlatılmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, belediyenin alacaklarının güvence altına alınması ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı için borçların tahsilatında gerekli adımların zamanında atılması önem arz etmektedir.

BULGU: Borçlu Abonelerin Su Kesme İşlemlerinin Zamanında Yapılmaması Nedeniyle Kurum Alacaklarının Tahsilinin Zorlaşması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediye tarafından verilen su hizmetinden faydalanan abonelerden borçlarını ödemeyenlere karşı gerekli tedbirlerin alınmadığı, su kesme işleminin uygulanmadığı, bu durumun, abonelik teminatını aşan borç tutarlarının tahsil edilememesine neden olduğu görülmüştür.

Abonelerle Belediye arasında bağıtlanan Su Abonelik Sözleşmesi’nin 12’nci maddesinde, borcunu ihtarnameye rağmen zamanında ödemeyen abonenin suyunun kesileceği belirtilmiştir.

Su hizmeti veren su ve kanalizasyon idareleri ile belediyelerin genel ve hukuki uygulaması, su aboneliğinden kaynaklanan borcunu zamanında ve ihtara rağmen ödemeyenlerin suyunun kesilmesi ve gecikme faizli birikmiş alacağın tahsili işlemlerinin başlatılmasıdır.

19.12.2018 tarih ve 30630 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile bu Kanun’un 9’uncu maddesine dayanılarak çıkarılan Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik hükümleri, abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla ilamsız icra takiplerine ilişkin hükümleri içermektedir.

Su borcu ile su borcundan kaynaklı kesme işlemindeki gecikme Yargıtayın birçok davasına (3.Hukuk Dairesinin, 2013/16333, 2019/2524, 2014/3942 sayılı kararları gibi) konu olmuştur. Bu konudaki Yargıtay kararları incelendiğinde, suyu zamanında kesmeyen idare “müterafik kusurlu” kabul edilmiş ve bu kusurdan kaynaklı ana borç dışındaki gecikme zammının veya faizin alınmamasına ya da indirimle alınmasına hükmedilmiştir.

Gecikme cezası veya faiz kaybı yanında, su borcundan kaynaklı kesme işleminin gecikmesinin yaratacağı hukuki süreç idare açısından yargılama gideri, icra takip masrafı, harç ödemesi vb. masrafları da beraberinde getirecektir.

Belediyenin su hizmetine yönelik iş ve işlemlerin incelenmesi neticesinde;

187 abonenin su aboneliğinden kaynaklanan borcunu ödemediği, 87 aboneye 3 ve üstünde ihbarname gönderildiği, bazı abonelere ise 20’yi aşan ihbarname gönderildiği,

Belediyenin vadesi geçmiş toplam su alacağının 263.615,00 TL ye ulaştığı,

Belediyeye borçlarını düzenli ödemeyen abonelerin varlığına rağmen Abonelik Sözleşmesi gereğinin yerine getirilip su kesme işleminin uygulanmadığı ve bu alacaklar için hukuki tahsil sürecinin başlatılmadığı,

Tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; Belediyenin alacaklarının güvence altına alınabilmesi ve hukuki ihtilaf sayısının azaltılarak kamu kaynaklarının verimli kullanılabilmesini teminen abonenin mevcut borcunun, ödemiş olduğu teminat bedelini aşmasından önce gerekli işlemlerin yapılması gerekmektedir.