|
ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, buluntu veya trafikten men edilen araçların tasfiye işlemlerinde yaşanan sorunları ortaya koymaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 14. maddesi gereğince, Hazine adına Milli Emlak birimleri tarafından tasfiye edilmesi gereken bu araçların sayısı her geçen gün artmakta ve bu durum kronik bir sorun haline gelmektedir. 2021 yılı itibarıyla yaklaşık 47 bin araçtan yalnızca 12 bininin tasfiye süreci tamamlanmışken, 35 bin araç hala beklemektedir.
Tasfiye sürecinde karşılaşılan aksaklıklar, araçların kötü fiziksel koşullarda tutulmasına ve ekonomik değer kaybına yol açmaktadır. Araçların yediemin otoparklarında maruz kaldığı olumsuz koşullar, bazı araçların yanması, çalınması veya parçalarının sökülmesi gibi durumları içermektedir. Ayrıca, tescilsiz araçların adres tespitinin yapılamaması nedeniyle tebligat süreçlerinin gerçekleştirilememesi, satış işlemlerinin başlamasını engellemektedir. Bu sorunların çözümü için Milli Emlak birimlerinin, araçların mülkiyet durumu hakkında bilgi alabilecekleri bir sistem geliştirmesi ve tebligat süreçlerini düzenlemesi gerekmektedir. Ayrıca, araçların tasfiyesine ilişkin usullerin netleştirilmesi ve ilgili kamu idareleri ile iş birliği yapılması, süreçlerin hızlandırılması açısından önem arz etmektedir. |
BULGU: Buluntu veya Trafikten Men Edilen Araçların Tasfiye İşlemlerinin Yapılamaması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 14’üncü maddesine göre buluntu olması veya bu Kanun hükümleri gereği trafikten men edilen araçların Hazine adına Milli Emlak birimleri tarafından tasfiye edilmesi süreçlerinde yaşanılan aksaklıklardan dolayısıyla satış işlemlerinin gerçekleştirilemediği ve satılmayı bekleyen araçların sayısının her geçen gün artması sebebiyle bu durumun kronik bir sorun haline geldiği tespit edilmiştir.
2918 sayılı Kanun’un Ek 14’üncü maddesinde buluntu olması nedeniyle veya bu Kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan, ancak sahipleri tarafından altı ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan araçların Hazinece satılarak, bedellerinin emanet hesabına alınacağı ve bu araçların maliklerinden adresi bilinenlere, satışından önce tebligat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında, satıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde müracaat halinde emanet hesabındaki bedellerin, işlemler sırasında yapılan masraflar düşüldükten sonra ilgililerine iade edileceği, beş yıl içinde herhangi bir müracaatın olmaması halinde ise söz konusu bedellerin Hazineye irat kaydedileceği ifade edilmiştir.
Söz konusu madde hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından 296 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği çıkartılmış ve işlemler bu tebliğe uygun olarak yapılmaktadır.
Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 81 İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünün 51’inden derlediği verilere göre bu kapsamda 2021 yılı sonu itibariyle yaklaşık 47 bin araç olduğu ve bu araçların yaklaşık 12 bin tanesinin tasfiye süreçlerinin tamamlandığı öte yandan, yaklaşık 35 bin aracın tasfiye süreçlerinin sonlandırılamadığı anlaşılmaktadır.
Tasfiye bekleyen araçların yediemin otoparklarında kötü fiziki koşullar altında tutulduğu, bazı araçların yandığı, çalındığı, parçalarının söküldüğü, plakalarının çıkartıldığı, motor ve şase numaralarının okunmaz halde olduğu, tescilsiz araçların birbirinden ayırt etmenin imkansız hale geldiği, otopark içerisinde araçların düzensiz biçimde yerleştirilmiş olmasından dolayı satılacak araçların binlerce araç içinden bulunamadığı yerinde yapılan tespitler ile görülmüştür.
Tasfiye süreçlerinde ortaya çıkan aksaklıklardan dolayı ve yukarıda sayılan sebeplerle araçların ekonomik ömrünü tamamladığı ve/veya ekonomik değerini kaybettiği görülmüştür.
Milli Emlak Birimlerince yapılması gereken tasfiye işlemlerin fiilen yapılamamasına sebep olan hususlar aşağıda sıralanmıştır:
296 sayılı Genel Tebliğde, buluntu ve trafikten men sırasında tebligat yapılamayan araç sahiplerine Kanunun Ek 14’üncü maddesi hükmünün yazılı olarak tebliğ edilmesi gerektiği,
Ancak, uygulamada tescilsiz araçlarda adres tespitinin mümkün olmadığından tebligat yapılamadığı, bu yüzden satış süreçlerine başlanılamadığı,
296 sayılı Genel Tebliğde, icra dairelerinin fiili haciz kararlarına veya mahkemelerce verilen tedbir, zapt ve müsadere kararlarına istinaden yakalanıp, muhafaza altına alınan araçlara bu tebliğ hükümlerinin uygulanmayacağı yani bu araçların Milli Emlak birimleri tarafından satılmayacağı,
Uygulamada ihaleye hazırlık sürecinde, ihale ilanı verildikten, bazen de ihale süreçleri tamamlandıktan sonra aracın devir tescil işlemleri sırasında, araçların üzerine haciz, tedbir koyulabilmekte veya mülkiyetin devrini kısıtlayıcı bir işlem yapılabilmektedir. Bu durumlarda ihale iptal edilmekte veya aracın teslimi yapılamamaktadır. Milli Emlak birimlerinin ise aracın üzerinde mülkiyeti kısıtlayıcı herhangi bir işlem olup olmadığını görebilecekleri bir sisteme sahip olmadığı ve araç sicilini tutmakla ve tescilini yapmakla görevli olan Türkiye Noterler Birliğinin sistemine erişimlerinin olmadığı,
296 sayılı Genel Tebliğde, bu araçların 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde satılarak tasfiyelerinin gerçekleştirileceği; iki defa satış ihalesine çıkarılıp satışı gerçekleşmeyen araçların Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca altı ayda bir belirlenen bedel üzerinden, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna satılacağı,
Noterler tarafından tescil kaydının hurda olarak kapatılmasında sakınca bulunmadığına dair belgenin düzenlenebilmesi için; taşıta ilişkin MTV, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası, idari para cezası, geçiş ücreti borcunun bulunmaması ve taşıtın sicil kayıtlarında haciz, rehin, tedbir gibi kısıtlayıcı şerhlerin bulunmaması gerektiği,
Bu araçların MKE’ye satılması durumunda, özellikle motosiklet cinsi araçlarda; tasfiye sonucunda elde edilen bedelin harç, vergi, ceza ve masrafları (otopark, çekici vb giderleri) karşılamadığı durumların ortaya çıktığı,
Görülmüştür.
Bu itibarla;
Satışı için Milli Emlak birimlerine bildirilen araçların, bildirim tarihinden sonra 296 sayılı Genel Tebliğde belirtilen şekilde en kısa sürede aracın satılması için aracın bulunduğu yere tespite gidilerek muayene ve kontrol raporunun fotoğraflı ve detaylı şekilde tutulması,
Milli Emlak birimlerinin, araçların üzerinde mülkiyeti kısıtlayıcı herhangi bir işlem bulunup bulunmadığının kontrolünü yapılabilmesi için araç sicillerini görebilecekleri gerekli sistem alt yapısının kurulması veya Milli Emlak birimlerinin, araç sicil ve tescil işlemlerini yapan Türkiye Noterler Birliğinin sistemlerine erişiminin sağlanması,
Tescilsiz araçlarda tebligat yapılmasına ilişkin usullerin belirlenmesi,
Noter işlemlerinde, araçlara ait vergi, idari para cezası ve benzeri borçların, aracın devir ve tescil işlemlerini engellememesi için, tescil plakasından ayrılıp aracın eski maliki üzerine kişi borcu olarak tahakkuk ettirilmesi konusunda ilgili kamu idareleri ile görüşülerek gerekli mekanizmaların kurulması ve bu husustaki tereddütleri giderecek mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesi,
Gerektiği düşünülmektedir.