ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, bütçe emanetlerinin ödenmesinde mevzuatta belirlenen öncelik sırasına uyulmadığını ortaya koymuştur. İl Belediyesi’nin muhasebe kayıtları incelendiğinde, nakit yetersizliği nedeniyle 320-Bütçe Emanetleri Hesabına kaydedilen giderlerin ödemelerinde, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’ndeki düzenlemelere riayet edilmediği tespit edilmiştir. Bu mevzuat, kamu idarelerinin nakit mevcudunun yetersiz olduğu durumlarda ödemelerin muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Belediye, 320-Bütçe Emanetleri Hesabından yapılan ödemelerde mevzuatın belirlediği sıralamaya tam olarak uymadığını kabul etmekte ve bu durumu nakit yetersizliği, hizmetlerin aksamasını önleme ve alacaklı firmalar arasında ödeme dengesini sağlama gerekliliği gibi gerekçelerle açıklamaktadır. Ancak, mevzuatın bağlayıcılığı karşısında bu gerekçeler hukuken geçerli bir savunma oluşturmamaktadır. 5018 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler, ödemelerin öncelik sırasını belirlerken alacakların doğduğu zamana odaklanarak kamu mali yönetiminde eşitliği sağlamayı amaçlamaktadır.

Sonuç olarak, belediyenin mevcut uygulaması mevzuata aykırı olup, bu durum ileride hak kayıplarına ve idari yaptırımlara yol açabilecek riskler taşımaktadır. Kamu kaynaklarının hukuka uygun bir biçimde kullanılması ve alacaklıların hak kaybı yaşamaması için, bütçe emanetlerine alınan tutarların muhasebe kayıtlarına alındığı sıraya göre ödenmesi gerekmektedir.

BULGU: Bütçe Emanetlerinin Ödenmesinde Mevzuatta Belirtilen Sıraya Uyulmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kurumun muhasebe kayıtlarının incelenmesinde; nakit yetersizliğinden dolayı 320- Bütçe Emanetleri Hesabına kaydedilen bütçe giderlerinin ilgililere ödenmesi aşamasında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nde belirlenen öncelik sırasına uyulmadığı görülmüştür.

5018 sayılı Kanun’un “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinde; “Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir.” denilmektedir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 320-Bütçe Emanetleri Hesabına ilişkin işlemleri düzenleyen 249’uncu maddesinde de benzer bir düzenleme yapılarak, bütçe emanetlerine alınan tutarlar muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ilgililerine ödeneceği hükme bağlanmıştır.

Yapılan incelemede 320-Bütçe Emanetleri Hesabından yapılan ödemelerin, yukarıdaki mevzuat hükümlerine aykırı olarak, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre yapılmadığı anlaşılmıştır.

Belediye, 320-Bütçe Emanetleri Hesabı’ndan yapılan ödemelerde mevzuatta öngörülen muhasebe kayıt sırasına tam olarak uyulmadığını kabul etmekte; bu durumu ise nakit yetersizliği, hizmetlerin aksamaması gerekliliği ve alacaklı firmalar arasında ödeme dengesini sağlama zorunluluğu gibi gerekçelerle açıklamaktadır. Ayrıca belediye, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddesindeki öncelik sıralamasının mahalli idarelerin işleyiş yapısına her zaman uygun düşmediğini, bu nedenle alacaklılara belirli oranlarda ödeme yapılarak pratik bir çözüm uygulandığını ifade etmektedir.

Ancak, hem 5018 sayılı Kanun hem de Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği açık biçimde ödemelerin muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu düzenlemeler, idarenin ödeme gücüne göre değil, alacakların doğduğu zamana göre ödeme önceliğini belirleyerek kamu mali yönetiminde objektifliği ve eşitliği sağlamayı amaçlamaktadır. Belediyenin, alacaklıların talepleri ve ödeme dengesini sağlama yönündeki hassasiyeti anlaşılabilir olmakla birlikte, mevzuatın bağlayıcılığı karşısında bu uygulama hukuken geçerli bir gerekçe oluşturmaz. Kanun’da yer alan istisnalar yalnızca belirli borç kalemlerine (vergi, fon, prim, ilamlı borçlar vb.) öncelik tanımakta; diğer tüm ödemelerin kayıt sırasına göre yapılmasını şart koşmaktadır. Dolayısıyla Belediyenin mevcut uygulaması, mevzuata açıkça aykırı olup, ileride hak kayıplarına, itirazlara ve idari yaptırımlara neden olabilecek riskler taşımaktadır.

Bu itibarla, kamu kaynaklarının hukuka uygun bir şekilde kullanılmasını ve alacaklıların olası bir hak kaybı yaşamamasını teminen nakit yetersizliği dolayısıyla ilgililerine ödenemeyen ve bütçe emanetlerine alınan tutarların muhasebe kayıtlarına alındığı sıraya göre ödenmesi gerekmektedir.