ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir ilçe belediyeleri tarafından yapılan inşaat sigortası poliçelerinde bazı hatalı uygulamaları ortaya koymuştur. İnşaat sigortası poliçelerinde, belirli risk unsurlarına %2’den fazla muafiyet oranı belirlenmiş ve koasürans uygulanması öngörülmeyen riskler için koasürans uygulanmıştır. Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 9. maddesi, yüklenicilerin iş yerlerindeki her türlü malzeme ve ekipmanın doğal afetler ve hırsızlık gibi risklere karşı sigortalanmasını zorunlu kılmaktadır.

Yapım İşleri Genel Şartnamesi de sigorta poliçelerinde muafiyet oranlarının %2 ile sınırlı olduğunu ve belirli riskler için koasürans oranının %20’yi geçemeyeceğini belirtmektedir. Ancak, poliçelerdeki muafiyet oranlarının bu sınırları aşması, yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Yüklenici, olağanüstü haller nedeniyle meydana gelen zararlar için idareden ek bir bedel talep edemez, fakat bu durum gecikmelere neden olursa idare tarafından ek süre verilebilir.

Sonuç olarak, inşaat sigortası poliçelerinin, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve kamu hizmetinin sürekliliği açısından mevzuata uygun olarak düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu, sigortacı, sigortalı, idare ve üçüncü kişiler arasında olası hukuki ve mali ihtilafların önlenmesine katkı sağlayacaktır.

BULGU: Bütün Riskler Sigorta Poliçelerine İlişkin Hatalı Uygulamalar Yapılması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Yapım İşlerinin “İnşaat Sigortası (Bütün Riskler/All Risk)” poliçelerindeki bazı risk unsurlarına %2’den fazla muafiyet oranı belirlendiği ve koasürans uygulanması öngörülmeyen riskler için koasürans uygulandığı görülmüştür.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İş ve İşyerinin Sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesinde; yapım işlerinde yüklenicinin ihale dokümanında belirtilen süre ve şartlara uygun olarak iş yerlerindeki her türlü araç, gereç ve malzemenin oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı sigorta yaptırılmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İş ve İşyerlerinin Korunması ve Sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesine göre; sigorta poliçesinde tüm riskler için uygulanabilecek muafiyet oranının azami %2 ve deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek koasürans oranının ise azami %20 olduğu ve bunun dışında kalan riskler için koasürans uygulanmayacağı belirtilmiştir.
İnşaat sigortası poliçesinde muafiyet oranlarının %2’den fazla olması yüklenicinin nihai sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Yüklenici, olağanüstü hallerin/doğal afetlerin iş yerlerinde ve yapılan işlerde meydana getireceği zararlar için idareden bir bedel isteyememektedir. Ancak bu zararlardan meydana gelecek gecikmeler için idarece yükleniciye gerekli ek süre verilmektedir. İnşaat sigortasının (Bütün Riskler/All Risk) temel amacı yükleniciyi korumak ve işin zamanında yapılmasını temin ederek, kamu kaynağının kullanımında etkinliği sağlamaktır. Dolayısıyla bu amaç ve yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri kapsamında hareket edilmesi hem kamu hizmetinin sürekliliğini sağlayacak hem de istenmeyen risk unsurlarının gerçekleşmesi durumunda sigortacı-sigortalı-idare ve üçüncü kişiler arasında oluşabilecek hukuki ve mali ihtilafları önleyecektir.
Yapılan incelemede; yapım iş ihalelerinde bazı risk unsurlarına %2’den fazla muafiyet oranlarının belirlendiği ve mevzuatta sayılan riskler dışında koasürans uygulanmasını içeren hükümlerin bulunduğu tespit edilmiştir.
İdarenin yapım işlerine ait inşaat sigortası (Bütün Riskler/All Risk) poliçelerinin mevzuata uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.