ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyeleri’nin inşaat sigortası poliçelerinde bazı hatalı uygulamaların yapıldığını ortaya koymuştur. İnşaat sigortası poliçelerinde, belirli risk unsurlarına %2’den fazla muafiyet oranı belirlenmesi ve koasürans uygulanması öngörülmeyen riskler için koasürans uygulanması tespit edilmiştir. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri, yüklenicilerin iş yerlerindeki her türlü malzeme ve araçların doğal afetler ve hırsızlık gibi risklere karşı sigortalanmasını zorunlu kılmaktadır.

Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne göre, sigorta poliçelerinde muafiyet oranı azami %2 olarak belirlenmişken, deprem ve sel gibi riskler için koasürans oranı %20 ile sınırlıdır. Ancak yapılan incelemelerde, bazı risk unsurlarında bu oranların aşıldığı ve mevzuatta belirtilmeyen riskler için koasürans uygulandığı görülmüştür. Bu durum, yüklenicinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; zira yüklenici, doğal afetler nedeniyle oluşan zararlar için idareden herhangi bir bedel talep edemez.

İnşaat sigortasının temel amacı, yükleniciyi korumak ve projelerin zamanında tamamlanmasını sağlamaktır. Bu bağlamda, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından sigorta poliçelerinin mevzuata uygun olarak düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Böylece, kamu hizmetinin sürekliliği sağlanacak ve olası hukuki ve mali ihtilafların önüne geçilecektir.

BULGU: Bütün Riskler Sigorta Poliçelerine İlişkin Hatalı Uygulamalar Yapılması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Yapım İşlerinin “İnşaat Sigortası (Bütün Riskler/All Risk)” poliçelerindeki bazı risk unsurlarına %2’den fazla muafiyet oranı belirlendiği ve koasürans uygulanması öngörülmeyen riskler için koasürans uygulandığı görülmüştür.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İş ve İşyerinin Sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesinde; yapım işlerinde yüklenicinin ihale dokümanında belirtilen süre ve şartlara uygun olarak iş yerlerindeki her türlü araç, gereç ve malzemenin oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı sigorta yaptırılmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “İş ve İşyerlerinin Korunması ve Sigortalanması” başlıklı 9’uncu maddesine göre; sigorta poliçesinde tüm riskler için uygulanabilecek muafiyet oranının azami %2 ve deprem, sel, su baskını, toprak kayması ve terör riskleri için uygulanabilecek koasürans oranının ise azami %20 olduğu ve bunun dışında kalan riskler için koasürans uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Yapılan incelemede; bazı risk unsurlarına %2’den fazla muafiyet oranlarının belirlendiği ve mevzuatta sayılan riskler dışında koasürans uygulanmasını içeren hükümlerin bulunduğu tespit edilmiştir.
İnşaat Sigortası poliçesinde muafiyet oranlarının %2’den fazla olması yüklenicinin nihai sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Yüklenici, olağanüstü hallerin/doğal afetlerin iş yerlerinde ve yapılan işlerde meydana getireceği zararlar için idareden bir bedel isteyememektedir. Ancak bu zararlardan meydana gelecek gecikmeler için idarece yükleniciye gerekli ek süre verilmektedir. İnşaat Sigortasının (Bütün Riskler/All Risk) temel amacı yükleniciyi korumak ve işin zamanında yapılmasını temin ederek, kamu kaynağının kullanımında etkinliği sağlamaktır. Dolayısıyla bu amaç ve yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri kapsamında hareket edilmesi hem kamu hizmetinin sürekliliğini sağlayacak hem de risk unsurlarının gerçekleşmesi durumunda sigortacı-sigortalı-idare ve üçüncü kişiler arasında oluşabilecek hukuki ve mali ihtilafları önleyecektir.
İdarenin yapım işlerine ait İnşaat Sigortası (Bütün Riskler/All Risk) poliçelerinin mevzuatta belirtilen şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.