8. Daire  2005/6244 E.  2006/736 K.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): Kadıköy Belediye Başkanlığı Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. …

İstemin ÖZET : İstanbul Büyükşehir Belediyesine kayıtlı Kadıköy İlçesi sınırlarındaki bir kısım taşınmazın 3030 sayılı Yasa uyarınca Kadıköy Belediyesine devredilmesi yolundaki başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı ve davalı belediyeler arasındaki taşınmaz mal devir işlemlerinin 1986 yılında yapıldığı, envanteri çıkarılan 89 adet taşınmazın komisyonun uygun görüşü üzerine il idare kurulunun 20.5.1986 günlü 1986/63 sayılı kararı ile devrinin yapıldığı ve devir işlemlerinin kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu nedenle devir işlemlerinin yapıldığı ve sonuçlandırdığı tarihten itibaren yasal altmış günlük sürede dava açılması gerekirken, sonradan yapılan başvurular geçen dava açma süresini ihya etmeyeceğinden bu süreler geçirildikten sonra 13.1.2004 günlü başvuru üzerine açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davayı süre aşımı nedeniyle reddeden İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 14.4.2005 gün ve E.2004/1017, K:2005/753 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın ÖZET : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Yücel BULMUŞ’un Düşüncesi: Yasada geçen 1 yıllık süre hak düşürücü süre olmadığından, yeni işleme karşı açılan dava süresindedir. Bu nedenle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ahmet Yahya ÖZDEMİR’in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, Kadıköy İlçesi sınırlarında bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine kayıtlı bulunan bir kısım taşınmazın 3030 sayılı Yasa uyarınca Kadıköy Belediyesine devredilmesine ilişkin başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemden doğmuştur.

Başvuru tarihinde yürürlükte olan 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinde, bu kanun ile Büyükşehir belediyesi statüsüne dönüştürülmüş bulunan belediyelerin, ana hizmet bina ve tesisleri ile 6. maddenin (A) fıkrasında belirtilen hizmetlere bırakılması gerekenler hariç, her türlü tesis, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları ile bunlara ait hak ve borçların belediye sınırları esas alınmak suretiyle ilçe belediyelerine devredileceği, bu devir işlemlerinin İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek esaslar dahilinde valiliklerce oluşturulacak komisyonlarca yürütüleceği ve bu komisyonlarca yapılacak envanterlerin il idare kurulunun kararı ile kesinleşeceği belirtilmiştir. Aynı Yasanın Geçici 5. maddesinde de, Geçici 2. ve 3. maddelerde söz konusu edilen taşınmaz malların devrinin 1 yıl içinde envanteri yapılarak, devir ve tevzi esaslarını tespit eden bir yönetmeliğe göre yapılacağı kurala bağlanmış, bu devir işlemlerinin esas ve usullerini belirleyen ve İçişleri Bakanlığınca çıkarılan Büyükşehir Belediyesi Statüsüne Dönüştürülmüş Bulunan Belediyelerin Taşınır ve Taşınmaz malları ile Personelinin İlçe Belediyelerine Devir ve Dağılımı Hakkında Yönetmeliğin 3/c maddesinde ise, taşınmaz malların en geç bir yıl içinde devirlerinin tamamlanacağı kuralı yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden, her iki belediye arasında yukarıda anılan yasa uyarınca taşınmaz mal devri için İstanbul Valiliği bünyesinde kurulan Devir Komisyonu tarafından devri gereken 89 adet taşınmaz için envanter çıkarıldığı ve 20.5.1986 günlü ve 1986/63 sayılı İl İdare Kurulu kararı ile taşınmaz devrinin yapıldığı, ancak daha sonradan ilçe belediyesine devri gerektiği halde devredilmeyen, envanter kaydında da gözükmeyen taşınmazların bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, davacı ilçe belediyesince bu malların devredilmesi için 13.1.2004 tarihinde davalı belediyeye başvurulduğu, başvurunun yanıt verilmeyerek reddi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Anılan Kanunun Geçici 5. maddesinde, taşınmaz malların devri konusunda yer alan 1 yıllık süre, bu kanuna göre doğmuş hakların kullanımı yönünden hak düşürücü bir süre olmayıp, aksine devir işlemlerinin bu iş için makul süre olan bir yıl içinde tamamlanması anlamına gelen bir süre olduğu sonucuna varılmaktadır. İçişleri Bakanlığınca düzenlenen yönetmelikte de Kanundaki hükme paralel olarak taşınmaz malların devir işlemlerinin makul bir sürede tamamlanması anlamında bir yıllık süre getirilmiştir.

Bu durumda, devir komisyonlarının çalışmaları sırasında, devri gerektiği halde devri yapılmamış olan, envanter kaydına girmemiş taşınmaz malların tespiti halinde, kanun hükümleri doğrultusunda hak sahibi olduğu belirlenen belediyeye devrinin yapılmasına engel bir düzenleme bulunmadığından, devri yapılmayan taşınmazın bulunduğunun tespiti halinde her zaman ilgili mercie başvurularak reddi halinde dava süresi içinde dava açılacağının kabulü gerekmekte olup, olayda dava açma süresinin başlangıcı olarak devir işlemlerinin sonuçlandığı tarih esas alınarak verilen süre aşımı yönünden ret kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1. İdare Mahkemesi kararının bozulması ve dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesi 27.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.


ÖZET: Kadıköy Belediye Başkanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı taşınmazların 3030 sayılı yasa uyarınca devredilmesi talebiyle açtığı davanın süre aşımından reddedilmesine itiraz etmiştir. Davada, taşınmaz devir işlemlerinin 1986 yılında yapıldığı ve bu işlemlerin kesinleştiği belirtilmiştir. Danıştay, devir işlemlerinin yasal süresi içinde tamamlanması gerektiğini, ancak sürenin hak düşürücü olmadığını, dolayısıyla davanın süre aşımına uğramadığını ifade ederek, İstanbul 1. İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.