8. Daire  1996/969 E.  1998/2177 K.

Temyiz İsteminde Bulunan : … Genel Müdürlüğü

Vekili : Av….

Karşı Taraf : …

İstemin Özeti : .. Genel Müdürlüğünde müfettiş olarak görev yapan davacının, hakkında bağımsız genel müdürlük müfettişlerine uygulanan tazminatlar yerine belediye müfettişlerine uygulanan tazminatların ödenmesine ilişkin işlem ile daha önce uygulanan tazminatın kesintiye tabi tutulmasına ilişkili işlemin iptali ve işlemler nedeniyle uğramış olduğu kayıpların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; 2560 sayılı Yasaya 3305 sayılı Yasanın 3. maddesiyle eklenen 4. ek maddede, bu yasanın diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağının hükme bağlandığı, yine aynı Yasanın 1. maddesinin 3. fıkrasına göre de Su ve Kanalizasyon İdarelerinin belediye ile koordineli olarak hizmetlerini yürüten müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar olduğu, personel statüsü bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının Ek Geçici 9. maddesi hükümlerine, diğer işlemlerin ise özel hukuk hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, yasaya göre … hizmetlerin yürütülmesi bakımından … Büyükşehir Belediyesine bağlı olmakla birlikte, kamu hizmeti gören tüzel kişiliğe sahip müstakil bütçeli kuruluş olduğundan, bu özellikleri nedeniyle bağımsız bir genel müdürlük niteliğini taşıdığı, belediyeye bağlılık deyiminin ise genel müdürlüğün tüzel kişiliğini ortadan kaldırıcı nitelikte değil, idarenin iç bünyesini ve kuruluşunu ilgilendiren bir bağlılık olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu bakımdan … müfettişlerinin belediye müfettişi değil, bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak kabulünün zorunlu olduğu, bu durumda, davacının bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak değerlendirilip, bu görev için belirlenen oranlar dikkate alınarak özel hizmet tazminatı ödenmesi yolundaki isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptali ile davacının bu işlemler sonucu mahrum kaldığı özel hizmet tazminatı farklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar veren Kayseri İdare Mahkemesinin 18.1.1996 gün ve 31 sayılı hararının; usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Özdal Özeren”in Düşüncesi : … Genel Müdürlüğünün bağımsız genel müdürlük statüsünde olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Alaattin Öğüş”ün Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. Fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık … Genel Müdürlüğünde müfettiş olan davacıya almakta olduğu özel hizmet tazminatının, bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak değerlendirilip bu grup için belirlenen orana göre ödeme yapıl mamasından kaynaklanmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile aynı kanunun ek geçici 9. maddesi kapsamına giren kurumlardan aylık alanlara hangi görevler için ne miktarda özel hizmet tazminatı verileceğini belirleyen ve 6.5.1994 tarihli ve 22250 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararının Denetim Hizmetleri Bölümünde, bağımsız genel müdürlük müfettişlerine %135 oranında, belediye ve belediyelere bağlı genel müdürlük müfettişlerine ise %90 oranında özel hizmet tazminatının ödeneceği öngörülmüştür.

Uyuşmazlığın özünü … Genel Müdürlüğü Müfettişlerinin bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak kabul edilip edilmeyeceği oluşturmaktadır.

Davacının … Genel Müdürlüğünde müfettiş olarak çalışması, bu genel müdürlüğün de … Büyükşehir Belediyesine bağlı bulunması ve yukarıda anılan Bakanlar Kurulu kararıyla belediyelere bağlı genel müdürlük müfettişlerine ödenecek özel hizmet tazminatının açıkça tespit edilmiş olması karşısında, davacının 6.5.1994 tarih ve 22250 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararına ekli II sayılı Cetvelin Denetim Hizmetleri Bölümünün 3-a bendinde düzenlenen bağımsız genel müdürlük müfettişleri kapsamında düşünülmesi mümkün olmadığından, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle Kayseri İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine 10.6.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.


ÖZET: 8. Daire, 1996/969 E. ve 1998/2177 K. numaralı davada, davacının bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle özel hizmet tazminatının ödenmesi talebiyle açtığı davanın iptali talep edilmiştir. Kayseri İdare Mahkemesi, davacının bağımsız genel müdürlük müfettişi olarak kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Ancak Danıştay, davacının görev yaptığı genel müdürlüğün bağımsız bir statüde olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere Kayseri İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.