Belediyeler ve kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen yapım işlerinde, yükleniciden belirli teknik personeli işyerinde bulundurması istenebilir. Bu durum genellikle sözleşmelerin ilgili maddelerinde açıkça belirtilir. Ancak, bu taleplerin hukuki dayanağının ve mesleki unvanların geçerliliğinin olup olmaması önemli bir husustur.

Yüksek Fen Kurulu’nun 2011/38 sayılı kararına konu olan olayda, bir belediye yüklenici firmadan “çelik imalat formeni” için taahhütname sunulmadığı gerekçesiyle hak edişten ceza kesintisi yapmıştır. Yüklenici ise böyle bir meslek unvanının mevzuatta yer almadığını ve dolayısıyla bu unvana dair diploma ya da meslek odası kaydı bulunmadığını belirtmiştir.

Yüksek Fen Kurulu’nun değerlendirmesine göre, “çelik imalat formeni” adı altında resmi bir meslek unvanı bulunmadığından, bu unvanla noter onaylı taahhütname düzenlenmesi mümkün değildir. Dolayısıyla yükleniciden böyle bir belgenin istenmesi ve sunulmaması halinde ceza uygulanması hukuken uygun değildir.

Sonuç olarak, teknik personel taleplerinin geçerli ve tanımlı meslek unvanlarına dayanması gerektiği vurgulanmıştır. Mevzuatta yer almayan, tanımı net olmayan personel pozisyonları üzerinden yüklenicilere sorumluluk yüklenmesi ve yaptırım uygulanması mümkün değildir. Bu karar, kamu ihalelerinde sözleşme maddelerinin hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken önemli bir detaya işaret etmektedir.