|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında yapılan incelemelerde, Büyükşehir İlçe Belediyeleri’ne ait işyeri açma ruhsatı, İlan ve Reklam Vergisi mükellefleri ile Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) mükellefleri listeleri arasında tutarsızlıklar tespit edilmiştir. Bu üç listeden birinde yer alan mükelleflerin, diğer listelerde bulunmaması dikkat çekmektedir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilgili maddeleri, işyeri açılış izinleri ve ilan-reklam vergisi mükellefiyetlerinin nasıl tesis edileceğini açıkça belirtmektedir.
Kanunun 81. maddesi, işyeri açılışının harca tabi olduğunu ifade ederken, 12. madde ilan ve reklamların vergilendirileceğini, 44. madde ise çevre temizlik vergisinin tahakkuk ve tahsilatının belediyeler tarafından yapılacağını vurgulamaktadır. Ayrıca, büyükşehirlerde işyerlerine ilişkin ÇTV takibinin belediyelerce, konutlara ilişkin takibin ise su ve kanalizasyon idarelerince gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, bir gerçek veya tüzel kişi, belediye sınırları içinde ticari faaliyet yürütmek istediğinde, işyeri açma ruhsatı almalı ve muafiyet yoksa ÇTV ile ilan ve reklam mükellefiyetlerini tesis etmelidir. Ancak mevcut mükellef listelerinde görülen tutarsızlıklar, gelir kaybına yol açabileceğinden, bu listelerin uyumlu hale getirilmesi ve çapraz kontrolün sağlanması önem arz etmektedir. |
BULGU: Çevre Temizlik Vergisi, İlan ve Reklam Vergisi Mükellefleri ve İşyeri Açma Ruhsatı Listelerinin Birbirleri ile Tutarlı Olmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İşyeri açma ruhsatları listesi, İlan ve Reklam Vergisi mükellefleri listesi ile Çevre Temizlik Vergisi (ÇTV) mükellefleri listeleri arasında yapılan incelemede üç listeden birinde yer alıp diğerleride yer almayan mükellefler bulunduğu tespit edilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 81’nci maddesine göre Belediye sınırları veya mücavir alanlar içinde bir işyerinin açılması “İşyeri Açma İzni Harcına” tabidir.
Kanunun 12’nci maddesinde belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü İlan ve reklamın, İlan ve Reklam Vergisine tabi olacağı, 13’üncü maddede verginin mükellefleri, 14’üncü maddede ise istisna ve muaflık olanlar belirtilmiştir. Büyükşehir belediyelerinde ilçe belediyelerinin yetki alanına giren sokak ve/veya caddelerde ticari faaliyet yürüten ve 14’üncü madde kapsamında vergiden muaf veya istisna tutulmayan gerçek ve tüzel kişilere, ilan ve reklam vergisi mükellefiyeti de tesis edilmelidir.
Yine aynı kanunun Mükerrer 44’üncü maddesinde Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalar çevre temizlik vergisine tabidir. Maddenin 8’inci fıkrasında ise “İş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi, belediyelerce binaların tarifedeki derecelere intibak ettirilmesi üzerine her yılın Ocak ayında yıllık tutarı itibarıyla tahakkuk etmiş sayılır.” Denilmektedir. Madde metninden hareketle, işyerleri için Çevre Temizlik Vergisi’nin tahakkuk ve tahsilinin belediyelerce yapılacağı anlaşılmaktadır. Keza değişik tarihlerde yayınlanan Belediye Gelirleri Kanunu Tebliğlerinde de büyükşehir belediyelerindeki konutlara ilişkin ÇTV’lerin takibinin su ve kanalizasyon idarelerince, işyerlerine ilişkin ÇTV takibinin ise belediyelerce yapılacağı belirtilmiştir.
Özetle cari mevzuata göre bir gerçek veya tüzel kişi, belediye sınırları içerisinde ticari faaliyet yürütmek istediği ve herhangi bir istisna veya muafiyetten faydalanamadığı zaman öncelikle işyeri açılış ruhsatı almalı, sonrasında yine herhangi bir muafiyet veya istisnadan yararlanmıyorsa ÇTV ile ilan ve reklam mükellefiyeti tesis etmelidir.
Ancak belediye mükellef listelerinde yapılan incelemede bu üç listeden birinde bulunup diğerlerinden en az birinde bulunmayan mükellefler olduğu tespit edilmiştir. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere istisna ve muafiyetler hariç bu üç listeden birinde yer alan mükellefin, diğerlerinde de bulunması gerekmektedir. Mezkur farklılıklardan doğan gelir kaybının önlenmesi için listelerin çapraz kontrolünün sağlanarak birbiri ile uyumlu hale getirilmesinin mevzuata uygun olacağı değerlendirilmektedir.