ÖZET: Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi, gelen atık su miktarının kapasitesini aşması nedeniyle atık suların deşarj standartlarına uygun olmadan İzmir Körfezi’ne deşarj edildiği tespit edilmiştir. İzmir metropolü içinde en büyük arıtma tesisi olan Çiğli, Gümrük, Bayraklı, Karşıyaka ve Çiğli Pompa İstasyonları aracılığıyla toplanan atık suları işlemektedir. Ancak, tesisin mevcut kapasitesi günlük 604.800 m³ iken, gelen atık su miktarı bu rakamı geçmektedir. 2014 yılından bu yana devam eden 4. faz inşaatı henüz tamamlanmamıştır.

Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde, atık suların arıtılmadan alıcı ortamlara verilmesinin yasak olduğu ve arıtma yöntemlerinin ekonomik ve teknik açıdan uygun olması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasite artışı için gerekli yatırımların yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. İlgili Bakanlık tarafından, tesisin deşarj standartlarına uymadığı için idari para cezaları uygulanmıştır. Kamu İdaresi, yapılan yatırımların tamamlanmasıyla birlikte tesisin deşarj standartlarını sağlayarak hizmet vermesinin hedeflendiğini ifade etmektedir.

Sonuç olarak, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin artırılması, İzmir Körfezi’nin kirliliğinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu durum, çevresel sürdürülebilirlik ve su kalitesinin korunması için kritik bir adım olacaktır.

BULGU: Çiğli Atıksu Arıtma Tesisinin Kapasitesinin Tesise Gelen Atık Suyu Arıtmaya Yetmemesi Sebebiyle Atık Suların Deşarj Standartlarına Uygun Olmadan Körfeze Deşarj Edilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

Çiğli Atık Su Arıtma Tesisinin kapasitesinin tesise gelen atık suyu arıtmaya yetmemesi sebebiyle atık suların deşarj standartlara uygun olmadan denize deşarj edildiği tespit edilmiştir.

Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi İzmir metropol sınırları içinde atık suların arıtıldığı en büyük arıtma tesisi olup İzmir Körfezi boyunca inşa edilen ana kuşaklama kanalı ve buna bağlı kollektörler aracılığıyla toplanan atık su Gümrük, Bayraklı, Karşıyaka ve Çiğli Pompa İstasyonlarından pompalanarak bu tesise iletilmektedir. Tesis halen 3 faz olarak çalışmakta olup 4’üncü faz çalışmaları 2014 yılından itibaren başlamış ancak halen inşaat devam etmektedir. Tesisin kapasitesi 604.800 m3/gün olup tesise gelen atık su miktarı bu rakamı aşmaktadır. Bu bakımdan kapasitesinden fazla atık suyun tesise iletilmesi sebebiyle atık suyun deşarj standartlarında belirtilen kalite sağlanmadan denize deşarj edildiği görülmüştür.

Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nin “Suların Korunması ile İlgili Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinde: “… d) Atıksu miktarını ve atık sudaki atık konsantrasyonunu en aza indirerek kirliliği kaynağında önleyecek teknoloji ile üretim yapılması,

e) Atık su arıtımında teknik ve ekonomik açıdan uygun arıtma yöntemlerinin seçilmesi,

j) (Ek:RG-13/2/2008-26786) Atık suların arıtılmadan alıcı ortama verilmesi yasak olup, arıtılmış atık suyun verileceği alıcı ortam için belirlenmiş kalite standartlarının olumsuz yönde etkilenmemesi…” hüküm altına alınmıştır.

Madde hükmünde atık suların arıtılmadan ve deşarj standartları sağlanmadan alıcı ortamlara verilmesinin yasak olduğu, arıtmaların en ekonomik yöntemlerle suyun kalite standartlarını olumsuz yönde etkilemeden kurulması ifade edilmiştir.

İdarenin söz konusu arıtma tesisinin kapasite artışı olan 4’üncü faz inşaatı 2014 yılında başlamış olup bu tarihten itibaren söz konusu tesis tamamlanamamış ve inşaatı halen devam etmektedir. İzmir İlinin metropol sınırları içindeki tüm atık suyun gönderildiği tesisin kapasitesi tesise gelen atık suyun deşarj standartlarını sağlayamamaktadır. Bu sebeple söz konusu tesise de ilgili Bakanlık tarafından idari para cezalarının uygulandığı da tespit edilmiştir.

Kamu İdaresinin cevabında söz konusu hususlarla ilgili gerekli yatırımların icra aşamasında olduğu ve yapılan yatırımların sonuçlanması halinde arıtma tesisinin deşarj standartlarını sağlayarak hizmet vereceği belirtilmiştir.

Bu çerçevede İdare tarafından söz konusu tesisin arıtma kapasitesinin tesise gelen atık suyun karşılayacak şekilde arttırılması gerekmekte olup atık suyun deşarj standartları sağlanmadan körfeze deşarj edilmesi engellenmesi İzmir Körfezinin kirliliğinin azaltılmasında katkı sağlayacaktır.