ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Büyükşehir Belediyesi tarafından coğrafi ve kent bilgi sisteminin kurulmadığı tespit edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi, belediyelerin bu sistemleri kurma yükümlülüğünü belirlerken, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu da aynı sorumluluğu vurgulamaktadır. Ayrıca, 20/03/2015 tarihli yönetmelik, büyükşehir belediyelerinin coğrafi veri üretiminde koordinatör rolü üstlendiğini ifade etmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, bu sistemlerin kurulmadığı ve dolayısıyla coğrafi verilerin etkin bir şekilde yönetilemediği ortaya çıkmıştır.

Coğrafi ve kent bilgi sistemleri, şehirle ilgili verilerin toplanması, analizi ve yönetimi için kritik öneme sahiptir. Bu sistemlerin eksikliği, altyapı, imar, ulaşım ve kentsel planlama gibi alanlarda karar alma süreçlerini olumsuz etkilemekte ve kamu hizmetlerinin kalitesini düşürmektedir. İdarenin, bu sistemlerin kurulması için gerekli adımları atmadığı belirtilirken, mevcut durumun çeşitli sorunlara yol açabileceği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, coğrafi ve kent bilgi sistemlerinin kurulması, belediye hizmetlerinin etkinliğini artıracak ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayacaktır. Bu sistemlerin hayata geçirilmesi, kentsel hizmetlerin kalitesini yükseltecek ve sürdürülebilir kent yönetimine katkıda bulunacaktır.

BULGU: Coğrafi ve Kent Bilgi Sisteminin Kurulmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İdare tarafından coğrafi ve kent bilgi sisteminin kurulmadığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde, belediyelerin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla coğrafi ve kent bilgi sistemlerini yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde, coğrafi ve kent bilgi sistemlerini kurmanın büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.

20/03/2015 tarihli ve 29301 sayılı Ulusal Coğrafi Bilgi Sisteminin Kurulması ve Yönetilmesi Hakkında Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, büyükşehir belediyelerinin kendi sınırları içinde coğrafi bilgi sistemleri verilerini üreten ve toplayan koordinatör kurumlar olduğu ifade edilmiştir.

Aynı yönetmeliğin “Coğrafi veri ve veri setleri” başlıklı 9’uncu maddesinde, yerel yönetimlerin görev alanlarına giren coğrafi verileri ve veri setlerini, Bakanlık tarafından belirlenen kent bilgi sistemi esaslarına uygun şekilde üretmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.

Mevzuat hükümleri gereğince belediyelerin coğrafi bilgi sistemlerini kurmaları veya kurdurmaları zorunludur. İlgili veriler, yatırımcı kuruluşlardan temin edilebileceği gibi, doğrulama amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü’nden de edinilebilmektedir.

Yapılan incelemelerde, idare tarafından coğrafi referanslı bilgilerin elde edilmesi, depolanması, güncellenmesi, kullanılması, analizi, görüntülenmesi ve izlenmesi için coğrafi ve kent bilgi sisteminin kurulmadığı tespit edilmiştir.

Kamu idaresi tarafından verilen cevapta özetle, söz konusu sistemin kurulması amacıyla ilgili müdürlüğün oluşturulduğu ve çalışmaların sürdüğü ifade edilmiştir.

Coğrafi ve kent bilgi sistemleri, kentle ilgili verilerin toplanmasını, saklanmasını, analiz edilmesini ve yönetilmesini sağlayan bilgi teknolojisi tabanlı sistemlerdir. Bu sistemler, belediye hizmetlerinin daha etkin planlanmasını ve sunulmasını desteklemekte olup, altyapı, imar, ulaşım, emlak yönetimi ve kentsel planlama gibi alanlarda karar alma süreçlerini iyileştirmektedir.

Ayrıca ulaşım, güvenlik, çevre yönetimi ve diğer belediye hizmetlerinde aksaklıklar ortaya çıkmakta, vatandaşlara sunulan kamu hizmetlerinin kalitesi düşmektedir.

İdare tarafından coğrafi ve kent bilgi sistemlerinin kurulmaması, kentsel hizmetlerin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini güçleştirmekte ve çeşitli sorunlara zemin hazırlamaktadır. Konumsal verilerin güncel ve doğru şekilde kullanılamaması, imar uygulamalarında gecikmelere, kaçak yapılaşmanın önlenmesinde zorluklara, altyapı hizmetlerinde yetersizliklere ve emlak vergisi tahakkuklarında eksikliklere neden olabilecek riskler barındırmaktadır. Ayrıca, ulaşım, güvenlik, çevre yönetimi ve benzeri belediye hizmetlerinde aksaklıkların ortaya çıkmasına ve vatandaşlara sunulan kamu hizmetlerinin kalitesinin düşmesine neden olabilecektir.

Bu nedenle, coğrafi ve kent bilgi sistemlerinin idare tarafından kurulması veya kurdurulması gerekmektedir. Söz konusu sistemlerin kurulmasıyla birlikte, belediye hizmetlerinin daha hızlı ve verimli şekilde sunulmasına, kaynakların etkin şekilde kullanılmasına ve kent yönetiminde sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkı sağlanabilecektir.