ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, dahilde işleme rejimi kapsamında tavuk ve balık sektörlerinde ikincil işlem görmüş ürünlerin (İİGÜ) belirlenmediği tespit edilmiştir. Tavuk ve balık atıklarının ekonomik değeri olduğu, hayvan yemi olarak kullanıldığı ve bu ürünlerin İİGÜ kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İlgili kamu idaresinin açıklamaları, bu ürünlerin ihracatına engel olmadığını ortaya koymaktadır.

BULGU: Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında Tavuk ve Balık Sektörlerinde İkincil İşlem Görmüş Ürün Belirlenmemiş Olması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Dahilde işleme rejimi kapsamında tavuk ve balık sektörlerinde ikincil işlem görmüş ürün (İİGÜ) hesabı yapılmadığı görülmüştür.
Ekonomi Bakanlığı 2005/8391 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı’nın “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
Asıl İşlem Görmüş Ürün: Dahilde işleme rejimi kapsamında elde edilmesi amaçlanan ürün,
İkincil İşlem Görmüş Ürün: İşleme faaliyetleri sonucunda elde edilen asıl işlem görmüş ürün dışındaki ürün,” olarak tanımlanmıştır.
Tarım sektörü için 2016/1 sayılı Tarım Ürünlerine İlişkin Dahilde İşleme Rejimi Genelgesi’nin “Verimlilik ve İkincil İşlem Görmüş Ürün Oranları” başlıklı 10’uncu maddesinde ne tavuk ne de balık sektörü için İİGÜ bulunmamaktadır. Yani tavuk ve balık sektörleri için belirlenmiş fire oranları çerçevesinde çıkan tavuk tüyü, kafası ve iç organları ile balıkların iç organları ile kafa ve diğer atıklarının hiçbir ekonomik değeri olmadığı kabul edilmiştir. Oysaki söz konusu kalemlerin de ekonomik değeri olup, İİGÜ olarak değerlendirilmelidir.
Ancak yapılan incelemelerde, bu hayvan atıklarının tamamından hayvan yemi yapıldığı tespit edilmiştir. Tavuk tüyünden tavuk unu, diğer atık organlardan yine hayvan yemi, balık atıklarından balık unu yapılmaktadır. Bu unlar hayvan yemlerinin temel bileşenidir. Söz konusu tavuk tüyü unu ve balık unlarının hayvan yemi olarak kullanıldığı yine DİR kapsamındaki belgelerden açıkça görülmektedir.
Kamu idaresi cevabında özetle; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 18’inci maddesinin (d) bendine göre, o ülkede yetiştirilen canlı hayvanlardan elde edilen ürünlerin o ülke menşeili olduğunu, buna göre ithal edilen eşyanın tavuk, civciv vb. kümes hayvanı olmaması, belgelerde ithal eşyası olarak mısır, arpa, soya vb. yem hammaddelerinin bulunması ve doğrudan bu yemlerin işlenmesinden herhangi bir İİGÜ elde edilmemesi, ancak yem hammaddelerinin tavuk, civciv vb. kümes hayvanlarının yetiştirilmesinde kullanılması nedeniyle, tavuk, civciv vb. kümes hayvanı yetiştiriciliğinden elde edilmekle ülkemiz menşeli olan kafa, tüy, kan, vb. ürünlerin, ikincil işlem görmüş ürün (İİGÜ) kapsamında yer almadığını, ihraç edilmesinin de öngörülmediğini belirtmişlerdir. Dayanak olarak gösterdikleri 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 18 inci maddesinde;
“1. Tümüyle bir ülkede elde edilen veya üretilen eşya, o ülke menşelidir.
Tümüyle bir ülkede elde edilen veya üretilen eşya ifadesinden;
d) O ülkede yetiştirilen canlı hayvanlardan elde edilen ürünler …
j) yukarıdaki bentlerde sayılan eşyadan üretimin herhangi bir aşamasında elde edilen eşya ile bunların türevlerinden elde edilen eşya,” denilmektedir.
Kamu idaresi cevabı çerçevesinde madde hükmü değerlendirildiğinde; idarenin dayanak gösterdiği (d) bendinde “o ülkede yetiştirilen canlı hayvanlardan elde edilen ürünler” ibaresi bulunduğundan tavuk, balık vb. hayvan yetiştiriciliğinden elde edilen tüm et ve et ürünlerinin (DİR kapsamındaki sektörün tamamı) menşei Türkiye olduğu için DİR kapsamında yurtdışına ihracı mümkün görünmemektedir. Esasen bulguda bahsettiğimiz kafa, tüy, kan, vb. İİGÜ’ler (d) bendi kapsamında olmayıp (j) bendi kapsamına girmektedir. dolayısyla üretim süreci sonucunda ortaya çıkan maddi değeri olan tüm türev ürünler İİGÜ kapsamına girmektedir.
Buna göre söz konusu ürünlerin ihracına herhangi bir engel bulunmayıp, hem et ve et ürünlerinin hem de bulguda bahsettiğimiz İİGÜ’lerin ihracı mümkündür. Bu itibarla, söz konusu kalemler salt fire olarak sayılmayıp, İİGÜ olarak görülerek fire ve kullanım oranlarının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.