|
ÖZET: Dahilde İşleme Rejimi kapsamında döviz kullanım oranı hesaplamalarında hatalı uygulamalar tespit edilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun ilgili maddeleri, şartlı muafiyet düzenlemeleri ve ekonomik etkili gümrük rejimlerinin tanımını yaparken, dahilde işleme rejiminin geçici ithalat için nasıl uygulanacağını da belirtmektedir. Ekonomi Bakanlığı’nın düzenlemeleri çerçevesinde döviz kullanım oranı, ithal edilen ürünlerin toplam değeri ile ihraç edilen ürünlerin değerinin oranı olarak tanımlanmaktadır. Bu oran, uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefleyen bir mekanizmadır.
Ancak, yapılan incelemelerde özellikle tarım ürünleri için döviz kullanım oranı hesaplamalarında yaygın hatalar gözlemlenmiştir. Örneğin, buğdaydan elde edilen un ve kepek üretiminde, hesaplamaların yanlış yapıldığı ve yüksek döviz kullanım oranlarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. Belirtilen örnekte, fiili ithalat tutarının fiili ihracattan yüksek görünmesi, bazı ürünlerin yanlış bir şekilde ihracat olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durum, dahilde işleme rejiminin ülkeye döviz kazandırma amacına ulaşabilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Uygulamalardaki tutarsızlıkların giderilmesi, rejimin etkinliğini artıracak ve ekonomik hedeflere ulaşılmasına katkı sağlayacaktır. |
BULGU: Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında Verilen Belgelere Ait Döviz Kullanım Oranı Hesaplamalarında Hatalı Uygulama Bulunması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
Dahilde işleme rejimi kapsamında verilen belgelere ait döviz kullanım oranı hesaplamalarında hatalı uygulama bulunduğu görülmüştür.
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun “Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri ve Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri” ayrımının “A. Ortak Hükümler” başlıklı 79’uncu maddesinde;
“1. Bu Kanunun 80 ila 83 üncü maddelerinde geçen;
a) Şartlı muafiyet düzenlemesi deyimi, serbest dolaşımda olmayan eşyaya,
– Transit,
– Antrepo,
– Şartlı muafiyet sistemi kapsamında dahilde işleme,
– Gümrük kontrolü altında işleme,
– Geçici ithalat;
b) “Ekonomik etkili gümrük rejimi” deyimi,
– Antrepo,
Dahilde işleme,
Gümrük kontrolü altında işleme,
Geçici ithalat,
Hariçte işleme;
rejimlerinin uygulanması anlamına gelir.
“İthal eşyası” deyimi, şartlı muafiyet düzenlemelerine tabi tutulan eşya ile geri ödeme sisteminin uygulandığı dahilde işleme rejiminde, 118 inci maddede belirtilen işlemlere tabi tutularak serbest dolaşıma giren eşya anlamına gelir.
“Değişmemiş eşya” deyimi, dahilde işleme veya gümrük kontrolü altında işleme rejimleri çerçevesinde hiçbir şekilde işçilik görmemiş ithal eşyası anlamına gelir.”
Aynı Kanun’un “D. Dahilde İşleme Rejimi” üst başlıklı “I. Genel Hükümler” başlıklı 108’inci maddesinde;
“1. Serbest dolaşımda olmayan eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebilir. Eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminat iade olunur. Eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına şartlı muafiyet sistemi denir.” denilmektedir.
Ekonomi Bakanlığı 2005/8391 Sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı’nın “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“Döviz Kullanım Oranı (Değişik: R.G.-22/08/2010-27680): Dahilde işleme izin belgesi/dahilde işleme izni kapsamındaki CIF ithal (yurt içi alımlar hariç) tutarının FOB ihraç tutarına (ikincil işlem görmüş ürünün serbest dolaşıma giriş rejimi hükümlerine göre ithalatının yapılması halinde bu ürünün gümrük kıymeti dahil) olan yüzde oranını,” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere, DİR bir teşvik uygulaması değil, şartları açıkça belirlenmiş “ekonomik etkili gümrük rejimi”dir. Döviz Kullanım Oranı (DKO) da, ithal edilen ürünlerin toplam parasal değeri ile ihraç sayılan ürünlerin birbirine oranlanmasıdır. Buradaki amaç, uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazanmak olduğu için DİR’in asıl hedefi de ortaya bir katma değer çıkartmaktır. Dolayısıyla tüm mevzuat da buna göre düzenlenmiştir.
Buna göre, ikincil işlem görmüş ürün çıkan tarım ürünlerindeki DKO hesaplaması yapılırken genellik arz eden bir uygulama hatası tespit edilmiştir.
Örneğin, buğdayda %74 oranında un ile azami %26 oranında kepek üretilebilmekte olup, fire oranı da azami %3 olarak belirlenmiştir. Burada %3 fire çıkarsa kepek üretimi maksimum %23 oranında olacaktır. Bu çerçevede incelediğimiz bir belgede;
“Fiili ithalat tutarı: 13.688.233,07 ABD Doları (buğday)
Fiili ihracat tutarı: 11.410.806,31 ABD Doları (un)
Serbest dolaşıma giren eşya İİGÜ: 3.035.554,68 ABD Doları (buğday kepeği)
Döviz kullanım oranı: %94,75”
Bilgileri bulunmaktadır.
Söz konusu verilerden görüleceği gibi fiili ithalat fiili ihracattan yüksektir. Ancak döviz kullanım oranı ise %94,75 görünmekte olup, bu verilere göre gerçek DKO’nun %94,75 olması mümkün değildir. %94,75 gibi yüksek oranda çıkan DKO’nun ithalat vergileri ödenerek yurtiçine serbest dolaşıma sokulan (yurtiçi satışı yapılan / ithal edilen) ikincil işlem gören buğday kepeğinin sanki ihracatmış gibi kabul edilerek hesaba dahil edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Nitekim kamu idaresi cevabında özetle; belge kapsamında İİGÜ millileştirildiği (ithalat vergisi ödendiği) için fiili ithalatın fiili ihracattan yüksek olarak gözüktüğünü, İİGÜ’lerin (kepek, ayçiçeği küspesi, soya küspesi, kanola küspesi gibi) ihraç edilmesi halinde fiili ihracat ithalattan yüksek olacağını belirtmişlerdir.
Ülkeye katma değer olarak döviz kazandırma amacı güden dahilde işleme rejiminin amacına uygun işlemesi için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.