|
ÖZET: Daimi nezaretçilerin hukuki statüsünün güçlendirilmesi gerektiği, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda vurgulanmıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu, daimi nezaretçilerin görevine son verme yetkisini maden işletmecilerine tanırken, bu durumun nezaretçilerin etkinliğini olumsuz etkileyebileceği belirtilmiştir. Maden Yönetmeliği’nde, daimi nezaretçilerin görev, yetki ve sorumlulukları ile atanma süreçleri ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Maden mühendislerinin, maden ruhsat sahalarında sürekli olarak istihdam edilmesi zorunludur ve bu mühendisler, işletme güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.
Daimi nezaretçilerin, maden işletmelerindeki denetim ve kontrol görevleri oldukça önemlidir. Bu görevler, işletme faaliyetlerinin güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla planlama, koordinasyon ve tehlikeli durumların tespiti gibi kritik sorumlulukları içermektedir. Ancak, daimi nezaretçilerin görevine son verme usulü ile kendilerine yüklenen sorumluluklar arasında bir uyumsuzluk olduğu gözlemlenmektedir. Maden işletmelerinin dinamik yapısı, dönemsel denetimlerin yetersiz kalmasına neden olmaktadır; bu nedenle daimi nezaretçilerin sürekli denetim mekanizması olarak önemi artmaktadır. Daimi nezaretçilerin, işverenin faaliyetlerini denetleme ve mevzuata aykırı durumları bildirme yükümlülüğü, onların bağımsızlıklarını tehdit eden bir durum yaratmaktadır. Bu nedenle, daimi nezaretçilerin hukuki statüsünün güçlendirilmesi ve atanma ile görevden alma süreçlerinin gözden geçirilmesi, maden kazalarının önlenmesi ve devlet hakkının korunması açısından kritik bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir. |
BULGU: Daimi Nezaretçilerin Hukuki Statüsünün Güçlendirilmesi İhtiyacının Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
3213 sayılı Maden Kanunu’nun maden işletmelerinin denetim ve kontrolünde çok önemli görevler yüklediği “daimi nezaretçinin” görevine son verme yetkisinin madencilik faaliyetini yürüten işverene ait olmasının, daimi nezaretçinin etkinliğini olumsuz yönde etkileme riskini ortaya çıkarabileceği görülmüştür.
3213 sayılı Kanun’un “Daimi nezaret ve teknik eleman” başlıklı 31’inci maddesinde; Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde yapılacağı; Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisinin daimi olmak üzere, istihdam edilmesinin zorunlu olduğu; Daimi nezaretçinin görev, yetki ve sorumluluklarının, atanma usul ve esaslarının, eğitiminin, çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
tarih ve 32040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinde,
“Daimî nezaretçi: Maden işletme faaliyetlerine nezaret eden, işletmede daimî olarak istihdam edilmek üzere ataması talep edilen ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ataması onaylanan maden mühendisini…. ifade eder” denilmektedir.
Aynı Yönetmelik’in “Daimî nezaretçinin istihdamı” başlıklı 124’üncü maddesinde; kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde yapılacağı, daimî nezaretçisi olmayan maden işletme ruhsat ve hammadde üretim izin sahalarında, maden işletme faaliyeti yapılamayacağı belirtilmektedir.
Aynı Yönetmelik’in “Daimî nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 126’ncı maddesinde
“(1) Daimî nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:
Ruhsat alanı içerisinde maden işletme faaliyetlerini işletme projesine uygun olarak planlar, koordine eder ve yürütülmesini sağlar. İşletme projesine aykırı olan tehlikeli bir durumun varlığı söz konusu olduğu zaman, gerekli önlemlerin alınmasını önerir ve önlem alınmasına nezaret eder.
Daimî nezaretçi işletme güvenliği ile ilgili alınan tedbirlerin uygunluğunu denetler.
ç) Daimî nezaretçi, görev aldığı ocak/ocaklardaki işletme güvenliğini tehlikeye atan hususlarla ilgili tespit, öneri ve önlemleri belirler. Aynı zamanda bu hususları, içeriği Genel Müdürlük tarafından belirlenmiş daimî nezaretçi defterine rapor ederek ruhsat sahibine bildirir. Ruhsat sahibi işletme güvenliği açısından tehlikeli durumları gidermeye yönelik faaliyetler dışındaki maden işletme faaliyetlerini derhal durdurur…
Daimî nezaretçi defteri, elektronik ortamda tutulur.
Daimî nezaretçi defterine;
Yapılan tüvenan üretim miktarlarını, açık işletmelerde ocak geometrisine ilişkin bilgilerini, yer altı işletmelerinde sürdürülen üretime hazırlık ve üretim faaliyetlerine ilişkin bilgileri en geç yedi günde bir,
Maden işletme faaliyetlerinde işletme güvenliği açısından tehlikeli olabilecek durumlara ilişkin tespit ve önerilerini aynı gün,
Ruhsat sahasındaki madencilik faaliyetlerinde patlayıcı madde kullanılması halinde kullanılan patlayıcı madde miktarlarının,
daimî nezaretçi tarafından kaydedilmesi zorunludur.
.” denilmektedir.
Yukarıda yer alan Kanun ve Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde daimi nezaretçinin önemli yetki ve sorumluluklar içeren denetim ve kontrol görevleri olduğu görülmektedir.
Maden Yönetmeliği’nin “Daimî nezaretçinin görevinin sona ermesi” başlıklı 128’inci maddesinde;
“Daimî nezaret görevi; işverenin maden mühendisi ile yaptığı sözleşmeyi feshetmesi, ruhsat sahibi veya rödövansçının daimî nezaretçiyi azletmesi, ruhsat iptali, terki, devri, intikali durumlarında ve daimî nezaretçinin istifası veya ölümü halinde sona erer. Bu gibi durumlarda ruhsat sahibi veya rödövansçı tarafından on beş gün içerisinde yeni bir daimî nezaretçi atanması zorunludur. Daimî nezaretçiyi istihdam eden gerçek veya tüzel kişi, en fazla on beş güne kadar olan süre için bir maden mühendisini geçici daimî nezaretçi olarak görevlendirir.” denilmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde daimi nezaretçiye yüklenen sorumluluğun önemi ile daimi nezaretçinin görevine son verilme usulü arasında uyumsuzluk olduğu görülmektedir.
Maden işletme faaliyetleri oldukça dinamik süreçlerle yürütülmekte olup bazı işletmelerde 24 saat boyunca faaliyet devam etmektedir. Maden işletmeleri gerek MAPEG tarafından gerekse madenlerde iş güvenliği kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından dönemsel olarak denetlenmekte olsa da bu denetimler Kanun Koyucu tarafından yeterli görülmemiş daimi nezaretçi tarafından sürekli ve dinamik denetim usulü getirilmiştir.
Maden işletme faaliyetlerinin dinamikliği, değişkenliği ve sürekliliği düşünüldüğünde dönemsel denetimin yeterli olması mümkün görünmemektedir. Dönemsel denetim gerçekleştikten hemen sonra dahi gerek iş güvenliği gerekse devlet hakkının korunması hususunda mevzuata uygun olmayan bir durum ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle Daimi Nezaretçi madencilik faaliyetlerindeki en önemli denetim ve kontrol mekanizmasıdır.
Daimi nezaretçi maden işletmesinde esas olarak işveren faaliyetlerini denetlemekte, işletmede mevzuata aykırı bir durum gerçekleştiğinde MAPEG’e bildirmekle yükümlü olan görevlidir. Denetim görevini ifa eden görevlinin, denetlediği kişi tarafından, her an görevden alınabilecek durumda olması denetim görevinin doğasına uygun düşmemektedir.
Daimi nezaretçinin maden kazalarının önlenmesi ve Devlet hakkının korunması konusundaki görevlerini güvenle yerine getirebilmesi için hukuki statüsünün güçlendirilmesi, göreve atanma ve görevden alınma usullerinin gözden geçirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.