ÖZET: Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanlıkları ve müdürlüklerin önemli bir kısmının vekalet veya tedviren atamalarla yürütüldüğü tespit edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, memurların görevden ayrılmaları durumunda yerlerine vekil atama sürecini düzenlemekte, vekaletin asıl memurun şartlarına uygun kişilerce yürütülmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, tedviren görevlendirme uygulamasının yasal bir dayanağı bulunmamaktadır; bu uygulama, yalnızca 1987 yılında çıkarılan bir genel tebliğe dayanmaktadır.

Büyükşehir Belediyesi’nin yapısında, 26 daire başkanlığından 13’ünün vekaletle, 110 şube müdürlüğünden 56’sının vekaletle, 11’inin tedviren atama ile yürütüldüğü ve 9 müdürlüğün boş olduğu gözlemlenmiştir. 2020 yılında yapılan şube müdürü görevde yükselme sınavında başarısız olan bazı personelin halen vekaleten görev yürütmesi, bu durumun çelişkili bir yapı oluşturduğunu göstermektedir. Vekalet uygulamasının uzun süreli olması, uzmanlaşmayı engelleyerek verimliliği düşürebilir.

Sonuç olarak, kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi için asaleten atama esas olmalı, vekalet ve tedviren görevlendirme uygulamaları ise yalnızca geçici ve istisnai durumlarda kullanılmalıdır. Bu tür atamaların yaygınlaşması, kamu yönetiminde sürdürülebilirliği olumsuz etkileyebilir.

BULGU: Daire Başkanlıkları ve Müdürlüklerde Vekalet ve Tedviren Görevlendirmeler Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Büyükşehir belediyesinde daire başkanlıkları ve müdürlüklerin büyük bir çoğunluğunun vekalet veya tedviren atamalar ile görevlerini yürüttükleri görülmüştür.

Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu düzenlemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesinde memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği, bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekaletin asıl olduğu belirtildikten sonra, devamında gelen dördüncü fıkrasında aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla, veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığının ödeneceği belirtilmiştir. Süreklilik arzeden kamu hizmetlerinin herhangi bir nedenle kesintiye uğramaması için gerek geçici olarak, gerekse sürekli olarak boşalan kadroların “vekalet” yoluyla doldurularak hizmetin aksaması önlenmiş olmaktadır.

Tedviren görevlendirmenin ise yasal bir dayanağı yoktur. Ne devlet memurlarına uygulanacak genel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda ne de Devlet Memurları Kanunu’nun kapsamı dışında kalan diğer kamu görevlilerinin kendi özel kanunlarında tedviren görevlendirme şeklinde bir görevlendirme usulü bulunmaktadır. Tedviren görevlendirme usulünün dayanağı 1987 yılında Maliye ve Gümrük Bakanlığınca çıkarılan 99 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’dir. Bu tebliğin 1’inci maddesinde bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde, bu görevi vekâleten yürütecek olanların asıl memurda aranan şartlara sahip olmaları gerektiği belirtilmiş ardından 2’nci maddeyle asılda aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, o görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan niteliklere en yakın personel tarafından tedviren gördürülebileceği belirtilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde, vekaleten görevlendirme müessesesi boşalmış veya boş bulunan bir kadro görevinin kesintisiz devam edebilmesini sağlamaya yönelik bir düzenlemedir. Kamu hizmetlerinde esas olan, kamusal görevlerin asaleten atanan memurlar veya kamu görevlilerince yürütülmesidir. Bazı hallerde söz konusu kişilerin görevlerini ifa edememeleri olasıdır. Bu gibi hallerde kamu hizmetlerinde aksama yaşanmaması ve sürekliliğin sağlanması için vekalet kurumu oluşturulmuştur. Vekaleten atama istisnai bir usuldür; dolayısıyla bu kuruma kısa dönemler için ve geçici olarak başvurulmalıdır.

Büyükşehir Belediyesinin teşkilat şeması ve yönetim yapısı incelendiğinde; Toplam 26 daire başkanlığından 13 daire başkanlığının vekaleten yürütüldüğü, iki kişinin ise birden fazla daire başkanlığına vekalet ettiği görülmüştür.

Toplam 110 şube müdürlüğü kadrosunun bulunduğu, bunlardan 56 müdürlüğe vekalet, 11 müdürlüğe tedviren atamalar yapıldığı 9 müdürlüğün ise boş olduğu, yalnızca 34 müdürlüğe asaleten atama yapıldığı görülmüştür.

İdarede en son 2020 yılı içerisinde şube müdürü görevde yükselme sınavı yapılmıştır. Şube müdürü görevde yükselme yazılı sınavına 38 personel katılmış ve bunlardan 20 personel sözlü sınavda başarılı olarak müdürlüğe hak kazanmıştır. Fakat şube müdürlüğü yazılı sınavını kazanamayarak başarısız sayılan 18 kişiden bazılarının halen şube müdürlüğü görevini vekaleten yürüttüğü görülmüştür.

Yazılı sınavda başarısız sayılan kişilerin vekaleten şube müdürlüğü görevini yürütmesi kendi içinde bir çelişki barındırmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere Büyükşehir Belediyesinde vekalet müessesesinin çok yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir.

Bir görevin uzun süre vekaleten yürütülmesi veya sık sık görev değişikliği yapılmasının uzmanlaşmayı engelleyeceği, çalışma verimini düşüreceği açıktır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlere göre; bir görevin asaleten, vekâleten ya da ikinci görev olarak yürütülmesi mümkün olacağından ve 657 sayılı Kanun ve değişikliklerinden “tedviren” görevlendirme adı altında bir görevlendirmeye yer verilmediğinden, bu kadrolara yapılan görevlendirmelerin 657 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması ve “tedviren” görevlendirme işlemlerine son verilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, kamu hizmetlerinde esas olan, kamusal görevlerin asaleten atanan kamu görevlilerince yürütülmesi olduğundan, istisnai olan vekaleten atamalara kısa dönemler için ve geçici olarak başvurulmalıdır. Vekaleten veya tedviren görevlendirme genel uygulama haline gelmemelidir.