ÖZET: Belediyelere ait taşınmazların derneklere ve vakıflara tahsis edilmesi ile bu taşınmazların elektrik ve su giderlerinin belediye bütçesinden karşılanması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Belediye Kanunu’na göre, belediyeler yalnızca kamu kurum ve kuruluşlarına taşınmaz tahsis edebilir. Bu durum, dernek ve vakıflara tahsis yapılmasının yasak olduğunu ortaya koymaktadır. Yapılan incelemelerde, belediyeye ait bir merkezdeki ofislerin 141’inin derneklere tahsis edildiği, ancak bu tahsisin mevzuata aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Denetim sonuçlarına göre, merkezi kullanan derneklerin elektrik ve su faturalarının belediye tarafından ödendiği, ancak derneklerle yapılan protokoller çerçevesinde herhangi bir fatura ödeme işleminin gerçekleştirilmediği ifade edilmiştir. Ayrıca, bu derneklerin kura ile seçildiği ve tahsis işlemi yapılmadığı belirtilse de, bu durumun aslında taşınmaz tahsisi niteliği taşıdığı vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, belediyenin mülkiyetindeki taşınmazların derneklere ve vakıflara tahsis edilmesi, ilgili mevzuata aykırı olduğundan, bu tür uygulamaların sona erdirilmesi gerekmektedir.

BULGU: Derneklere ve Vakıflara Taşınmaz Tahsis Edilmesi ve Bu Taşınmazlara Ait Elektrik ve Su Faturalarının Belediye Bütçesinden Karşılanması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Mülkiyeti Belediyeye ait olan bazı taşınmazların derneklere ve vakıflara tahsis edildiği, bu taşınmazlara ait elektrik ve su giderlerinin ise Belediye tarafından karşılandığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47’nci maddesinde; kamu idarelerinin, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebileceği ve tahsis edilen taşınmazların amacı dışında kullanılamayacağı ifade edilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; belediyelerin, kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebileceği veya süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere tahsis edilebileceği ve bu taşınmazların aynı kuruluşlara kiraya verilebileceği ifade edilmiştir. Yine, aynı Kanun’un 75’inci maddesinin son fıkrasında, 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 10’uncu maddesinin; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanun’un “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ise; taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına karar vermenin belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; belediyelerin, meclis kararı ile mülkiyetlerindeki taşınmazları asli görev ve hizmetlerde kullanmak üzere sadece kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebileceği, kamu kurum ve kuruluşları dışında dernek, vakıf ya da meslek kuruluşlarına taşınmaz tahsisi yapamayacağı anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede; mülkiyeti Belediyeye ait olan bir merkezde bulunan ofislerden 141’inin derneklere tahsis edildiği, merkeze ait tek bir sayaç bulunduğundan elektrik ve su faturalarının Belediye tarafından ödendiği tespit edilmiştir. Ayrıca 1 adet taşınmazın da 04.04.2022 tarih ve 181 sayılı Meclis Kararı ile bir derneğe tahsis edildiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresinin cevabında, derneklerle protokoller kapsamında herhangi bir dernek adına fatura ödeme işleminin yapılmadığı, Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’ne yerleşecek sivil toplum kuruluşlarının kura usulü ile seçildiği ve herhangi bir tahsis işleminin gerçekleşmediği ve bu kuruluşlarla ortak hizmet ve işbirliği protokolleri imzalandığı ifade edilmiştir. Ayrıca, merkezde bulunan ortak kullanım alanlarında su bağlantısının bulunduğu ancak büro olarak kullanılan bağımsız bölümlerde su bağlantısının olmadığı, bu bölümlerde kullanılan elektrik için sayaç takılma maliyetlerinin elektrik tüketim bedellerine kıyasla oldukça yüksek olduğu ve teknik sorunların bulunduğu gerekçesiyle, bu tür maliyetlerin topluca hesaplanarak ortak giderlere katılma payı olarak sivil toplum kuruluşlarından tahsil edildiği belirtilmiştir.

5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde, belediyelerin sivil toplum kuruluşları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilecekleri ifade edilmekle beraber taşınmaz tahsisi hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine taşınmaz tahsisinin sadece kamu kurum ve kuruluşları arasında gerçekleştirilebileceği açıkça ifade edilmiştir. Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde bulunan sivil toplum kuruluşlarının kura ile yerleştirildiği ve tahsis işlemi yapılmadığı ifade edilmiş olsa da bu kuruluşlarla yapılan herhangi bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla taşınmazın bu şekilde kullandırılması tahsis niteliği taşımaktadır.

Sonuç olarak; Belediyenin mülkiyetindeki taşınmazların derneklere ve vakıflara tahsis edilmesi mevzuata uygun olmadığından, bu tür tahsislerin sonlandırılması gerekmektedir.