|
ÖZET: Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının gerçek durumu yansıtmadığı, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri, iktisadi faaliyetleri dışında gerçekleştirdikleri hizmetler için ödedikleri Katma Değer Vergilerini (KDV) indirim konusu yapmakta, bu durum ise Devreden KDV Hesabının gerçek değerinin üzerinde görünmesine sebep olmaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre, yalnızca ticari, sınai ve mesleki faaliyetler kapsamında yapılan teslim ve hizmetler KDV’ye tabi tutulmakta; kamu hizmeti üretiminde kullanılan mal ve hizmetler için ödenen KDV ise gider olarak kaydedilmelidir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nde belirtilen düzenlemelere göre, belediyelerin kamu hizmetleri kapsamında gerçekleştirdikleri alımlar nedeniyle ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak, belediyeler tüm mal ve hizmet alımları için KDV ödemekte ve tahsil etmektedir. Bu süreçte, geçmiş yıllarda indirim konusu yapılmaması gereken KDV tutarlarının indirim konusu yapılması, Devreden KDV Hesabının sürekli artış göstermesine yol açmıştır. Mali tablolardaki tutarların, önceki dönemlerdeki hatalı kayıtlar nedeniyle gerçek durumu yansıtmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, belediyenin iktisadi faaliyetleri dışında yürütülen hizmetler için yapılan KDV harcamalarının indirim konusu yapılmadan doğrudan gider olarak kaydedilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemelerle birlikte, Devreden KDV Hesabındaki tutarların zamanla azaltılması hedeflenmektedir. |
BULGU: Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının Gerçek Durumu Yansıtmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediye’nin iktisadi faaliyetleri dışında yürüttüğü hizmetler kapsamında yapmış olduğu giderlere ilişkin olarak ödenen Katma Değer Vergilerinin giderleştirilmesi veya aktifleştirilmesi gerekirken indirim konusu yapılması nedeniyle Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının gerçek değerinden daha fazla olmasına yol açıldığı görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 1’inci maddesi hükümlerine göre, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, Katma Değer Vergisinin konusunu teşkil etmektedir. Genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri Katma Değer Vergisine tabi bulunmaktadır.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının niteliğini düzenleyen 153’üncü maddesinde ;
“Mahalli idareler, bir bedel karşılığı satmak üzere ürettikleri mal veya hizmetin üretim girdisi olarak satın aldıkları mal veya hizmetlere ilişkin olarak ödemiş oldukları Katma Değer Vergisini indirim konusu yaparlar. Bunun dışında kurumun satışa konu olmayan kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmet için ödenen Katma Değer Vergisi indirim konusu yapılmaz ve bu tutarlar ilgili gider hesabı veya varlık hesabına yapılacak muhasebe kaydında maliyet bedeline ilave edilir.” denilmektedir.
191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının işleyişini düzenleyen 154’üncü maddesinde de;
“ Kurumların katma değer vergisi tahsilatı yaptıkları faaliyetleri ile ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan giderin, Katma Değer Vergisi hariç tutarı 630 Giderler Hesabına veya aktifleştirilecek bir unsur ise ilgili hesaba borç kaydedilir. ” Hükmü bulunmaktadır.
Belediyelerin kamu hizmetleri faaliyeti kapsamındaki mal ve hizmet satın alma işlemleri ile yapım işleri, Gelir Vergisi Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu esasları çerçevesinde yürütülen bir ticari faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu işler nedeniyle ödenen Katma Değer Vergileri indirilecek KDV niteliğinde olmadığı için, doğrudan gider olarak veya ilgili varlık hesabına dahil edilerek kaydedilmelidir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğine göre, belediyenin iktisadi faaliyetleri kapsamında ay içerisinde mal ve hizmet alımları dolayısıyla ödenen KDV’nin, mal ve hizmet satışı dolayısıyla tahsil edilen KDV’den fazla olması durumunda aradaki farkın 190
Devreden KDV Hesabında izlenmesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 151’inci maddesinde; bir dönemde indirilemeyen ve izleyen döneme devreden katma değer vergisinin 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında izleneceği ve Katma Değer Vergisinin indirilinceye kadar bu hesapta bekletileceği ifade edilmektedir.
Kurumda, yapılan mal ve hizmet alımlarında indirim konusu yapılmayacak Katma Değer Vergisi tutarlarının indirim konusu yapıldığı görülmüştür. Belediye tüm mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin olarak KDV ödemekte ve KDV tahsil etmektedir. Ancak bu ödenen veya tahsil edilen KDV’lerin ne kadarının bu vergiye tabi faaliyetlerden kaynaklandığı hesaplanmamıştır. Mahiyetlerine bakılmadan, ödenenler 191 İndirilecek KDV, tahsil edilenler ise 391 Hesaplanan KDV olarak değerlendirilmiş ve öyle kaydedilmiştir. Yıl içinde tahsil edilen ve ödenen KDV tutarları açıklanan esaslara uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınmıştır. Ancak, geçmiş yıllarda indirim konusu yapılmaması gereken KDV tutarlarının indirim konusu yapılması dolayısıyle Devreden Katma Değer Vergisi miktarının sürekli olarak artış gösterdiği anlaşılmaktadır.
Mali tablolardaki 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında bulunan tutar önceki yıllardaki hatalı kayıtlardan kaynaklanan tutarlar olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Yılı işlemlerinde, 190 Devreden KDV Hesabındaki tutardan 391 hesaplanan KDV tutarının aylık tahsilatı kadar mahsup edilmiş olsa da, Devreden Katma Değer Vergisinden bir miktarı kalarak mali tablolarda yer almaya devam etmektedir.
Yılı işlemlerinin ilgili düzenlemlere uygun yapılması nedeniyle, bilançoda 391 Hesaplanan KDV ve 191 İndirilecek KDV Hesaplarında herhangi bir bakiye bulunmamakla beraber, 190 Devreden KDV Hesabında bulunan ve önceki dönemlerde yapılan hatalı kayıt işlemlerinden kaynaklanan 65.839.217,58 TL ise gerçek durumu yansıtmamaktadır. Bu durum ise mali rapor ve tabloların doğruluğunu etkilemektedir.
Kamu İdaresi cevabında su, kanalizasyon ve temizlik hizmetleri gibi belediyenin iktisadi faaliyetleri yanında, hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle ödenen KDV lerin de indirim konusu yapılması nedeniyle 190 Devreden KDV Hesabında bulunan tutarların artış göstermiş olduğu vurgulanarak önceki dönemlerde yapılan hatalı kayıtlar nedeniyle ortaya çıkan bu durumun ise düzeltilmeye çalışılacağı belirtilmektedir. Bunun için büyük miktarda KDV tahsilatı içeren bir gelirin olması gerektiği de açıklanmaktadır. Yıl içinde indirim konusu yapılabilecek KDV tahsilatının daha az olduğu, buna karşın mal ve hizmet alımları ile ödenen KDV’ nin fazla olduğu vurgulanmış sa da mal ve hizmet alımları nedeniyle ödenen KDV indirim konusu yapılmayarak doğrudan gider şeklinde kaydedilmeliydi.
Belediyenin iktisadi faaliyetleri kapsamı dışında yürütülen hizmetleri için yapılan harcamalara ilişkin Katma Değer Vergilerinin indirim konusu yapılmayarak giderleştirilmesi, bu şekilde yapılacak kayıtlar ile 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında bulunan tutarların yıllar içinde azaltılması gerekmektedir.