|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi İdaresi’nin, diğer ihale usulleriyle yapılması gereken bazı mal alımlarını doğrudan temin yöntemiyle parçalara bölerek gerçekleştirdiğini ortaya koymaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5’inci maddesi, idarelerin şeffaflık, rekabet, eşit muamele ve kaynakların verimli kullanımı gibi temel ilkelere uymakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Kanun, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceğini ve doğrudan temin yönteminin yalnızca belirli hallerde kullanılabileceğini ifade etmektedir.
İdarenin 2022 yılı içinde, aynı veya benzer nitelikteki alımları farklı yüklenicilerden kısımlara ayırarak gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Örneğin, tretuvar ve yol yapımı gibi işler, belirli tarihlerde farklı tutarlarla parçalara bölünmüştür. Bu durum, Kamu İhale Genel Tebliği’nin doğrudan teminle ilgili düzenlemelerine aykırı olarak, ihale sürecinin gerekliliklerini göz ardı etmektedir. Sonuç olarak, idarenin aynı nitelikteki mal ve hizmet alımlarını doğrudan temin yerine ihale yoluyla gerçekleştirmesi, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve ihale süreçlerinin şeffaflığı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, kamuoyunun güvenini pekiştirecek ve yasal düzenlemelere uygun bir yönetim anlayışını destekleyecektir. |
BULGU: Diğer İhale Usülleriyle Yapılması Gereken Bazı Alımların Doğrudan Temin Yöntemiyle Parçalara Bölünerek Yapılması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İdare tarafından yıl içerisinde diğer ihale usulleriyle gerçekleştirilmesi gereken bazı mal alımlarının doğrudan temin usulüyle gerçekleştirildiği görülmüştür.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5’inci maddesinde, idarelerin, bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu oldukları; eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceği; bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usuller olduğu, diğer ihale usullerinin Kanun’da belirtilen özel hallerde kullanılabileceği ifade edilmiştir.
Kanun’un “Uygulanacak ihale usulleri” başlıklı 18’inci maddesinde de, idarelerce mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerinde açık ihale, belli istekliler arasında ihale ve pazarlık usullerinden birinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Mezkûr Kanun’un “Doğrudan temin” başlıklı 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise aynen;
“Aşağıda belirtilen hallerde ihtiyaçların ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir:
cc
d) Büyükşehir belediyesi sınırları dâhilinde bulunan idarelerin onbeş milyar (2022 yılı için 218.395,00 TL), diğer idarelerin beşmilyar (2022 yılı için 72.752,00 TL) Türk Lirasını aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin alımlar….” hükümlerine yer verilmiştir.
Söz konusu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, idarelerce mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerinde uygulanabilecek usuller sayma suretiyle belirlenmiş ve doğrudan temin yoluyla bir ihtiyacın karşılanması uygulanabilecek ihale usulleri arasında sayılmamıştır. Bununla birlikte, yine Kanun’un 22’nci maddesinde hangi hallerde ihtiyaçların ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüyle karşılanabileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Doğrudan temine ilişkin açıklamalar” başlıklı 22.5.1.2. maddesinde; parasal limitlere bağlı olarak yapılacak ihtiyaç teminlerinde, piyasada yapılan fiyat araştırması sonucunda öngörülen parasal limitin aşılacağının tespit edilmesi halinde, ihtiyacın Kanun’un ilgili hükümlerine göre ihale yoluyla temin edilmesi gerektiği, açık ihale usulü ile temini gereken ihtiyacın, doğrudan temin için öngörülen parasal sınırların altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde, kalemlere veya gruplara bölünmek suretiyle doğrudan temin usulünün kullanılmasının, 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği ve bu yönde uygulamaların sorumluluk doğuracağı belirtilmektedir.
İdarenin 2022 yılı içerisinde 4734 sayılı Kanun’un 22/d bendi kapsamında gerçekleştirdiği harcamaların incelenmesi neticesinde; aynı veya birbirine yakın tarihlerde, aynı nitelikteki bazı alımların aynı ya da farklı yüklenicilerden kısımlara bölünerek gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. İdarenin kısımlara bölerek gerçekleştirdiği alımlara ilişkin bazı örneklere aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 8: İdarenin Kısımlara Bölerek Gerçekleştirdiği Bazı Alımlar
| Sıra No |
Olur Tarihi | İşin Adı | Gerçekleşen Satınalım Tutarı (TL) |
| 1 | 9.06.2022 | Tretuvar ve Yol Yapılması İşi | 232.460,00 |
| 2 | 16.06.2022 | Beton Tretuvar Yapılması İşi | 236.000,00 |
| 3 | 20.10.2022 | Parsel bacası ve ızgara yapılması işi | 236.000,00 |
| 4 | 6.12.2022 | Parsel bacası ve ızgara yapılması işi | 251.576,00 |
Doğrudan temin usulü, kanuni limitler dâhilinde günlük ihtiyaçların karşılanmasında kolaylık sağlanması için başvurulması gereken bir yöntem olmalıdır. İdare tarafından aynı ihalede gerçekleştirilebilecek işlerin kısımlara bölünerek 4734 sayılı Kanun’un 22’nci maddesinin (d) bendinde belirtilen parasal limitlerin altında kalmak suretiyle doğrudan temin yönteminin kullanılması, Kanun’da belirtilen temel ilkelerin göz ardı edilmesine neden olacaktır.
Sonuç olarak İdarenin; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak için, tek seferde yapabileceği aynı nitelikteki mal ve hizmet alımlarını doğrudan temin yerine ihale yoluyla gerçekleştirmesi gerekmektedir.