|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarına göre, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinde doğrudan hizmet alımı kapsamında çalışan personele ödenen hakedişlerin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primleri ve vergi tutarları kadar eksik yapıldığı tespit edilmiştir. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenleme, belediyelerin kendi şirketlerinden personel alımını Kamu İhale Kanunu’nun belirlediği limit ve şartlardan muaf tutmaktadır. Ancak, bu durumun sonucunda belediyeler, kendi şirketlerine ödemeleri gereken hakedişleri yalnızca net ücret üzerinden hesaplamakta, SGK primleri ve vergi tutarlarını zamanında ödememektedir.
Bu ödeme yöntemi, belediye şirketinin SGK primleri ile kesilen gelir ve damga vergisini ilgili kurumlara zamanında iletememesine yol açmakta ve gecikme zammı ile cezalar birikmektedir. Nihayetinde, bu borçlar ve gecikme cezaları belediye idaresi tarafından ödenmekte, bu da idare bütçesine ek bir yük getirmektedir. 5018 sayılı Kanun, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını amaçlamakta olup, idare bütçesinin stratejik planlama çerçevesinde hazırlanması gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, belediye şirketine yapılan hakediş ödemelerinin toplam tutar üzerinden hesaplanarak, SGK primleri ve vergi tutarlarının da dahil edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu yaklaşım, idare bütçesine ek mali külfetlerin yansımasını önleyecektir. |
BULGU: Doğrudan Hizmet Alımı Kapsamında Çalıştırılan Personele İlişkin Hakedişlerin Belediye Şirketine Vergi ve Sigorta Primi Tutarı Kadar Eksik Ödenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında Belediyede çalışan işçilere yönelik Belediye Şirketine ödenmesi gereken hakedişlerin, SGK primi ve vergi tutarı kadar eksik ödendiği görülmüştür.
696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme sonucunda belediyeler tarafından, belediye şirketlerinden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın personel alımı yapılmaktadır. Söz konusu personel alımı neticesinde belediyeler tarafından kendi şirketlerine sözleşme koşullarına göre tespit edilen hakedişler ödenmektedir.
İdarenin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, belediyenin kendi şirketlerinden temin ettikleri personele yönelik olarak yaptığı ödemeler; net ödemeler toplamından oluşmakta, hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primleri ve vergi tutarları ise zamanında ödenmemektedir. Söz konusu ödeme usulü nedeniyle Şirket bu personelin SGK primleri ile ücretlerinden kesilen gelir ve damga vergisini alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir. Bu borçlar ve gecikme cezaları nihayetinde İdare tarafından ödenmekte ve bu nedenle İdare bütçesine fazladan külfet getirmektedir.
5018 sayılı Kanun ile kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması amaçlanmaktadır. İdare bütçesinin stratejik planlama çerçevesinde hazırlanarak Şirkete ödenmesi gereken personel hizmeti bedellerinin sadece net ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar üzerinden değil, ilgili kamu idarelerine ödenmesi gereken ve hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primi ve çeşitli vergi tutarlarının dahil edilerek ödenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, Belediye Şirketine ödenen hakedişlerin toplam tutar esas alınarak ödenmesi ve böylelikle İdare bütçesine gecikme zammı/faizi gibi ek mali külfet getirilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.