ÖZET: Belediye şirketlerinde istihdam edilen personele yönelik yapılan hakediş ödemelerinin, genellikle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primleri ve vergi tutarları kadar eksik gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu durum, belediye şirketlerinin ilgili kurumlara zamanında ödemelerini yapamaması sonucunu doğurmakta ve biriken borçların yapılandırılmasıyla gecikme zammı ve faiz yüküyle karşı karşıya kalınmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesi çerçevesinde, belediyeler, Kamu İhale Kanunu’nun belirlediği sınırlamalara tabi olmaksızın personel alımı yapabilmektedir.

Yapılan incelemelerde, belediyelerin kendi şirketlerine sağladığı ödemelerin yalnızca net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisinden oluştuğu, SGK primleri ve vergi tutarlarının zamanında ödenmediği görülmüştür. Bu ödeme usulü, şirketlerin personellerin SGK primleri ile kesilen gelir ve damga vergilerini zamanında ödeyememesine yol açmakta ve dolayısıyla gecikme zammı ile karşılaşmalarına neden olmaktadır. Sonuç olarak, bu borçlar ve gecikme cezaları belediyenin bütçesine ek yük getirmektedir.

Önceki Sayıştay raporlarında da vurgulanan bu durumla ilgili olarak, kamu idaresi gerekli düzeltici işlemlerin yapılacağını belirtmiştir. Personel hizmet bedellerinin, yalnızca net ücret üzerinden değil, SGK primleri ve vergi tutarları da dahil edilerek ödenmesi, kaynakların etkin ve ekonomik kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Doğrudan Hizmet Alımı Kapsamında Çalıştırılan Personele İlişkin Olarak Belediye Şirketlerine Hakedişlerin Vergi ve Sosyal Güvenlik Prim Tutarı Kadar Eksik Ödenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesi kapsamında Belediye Şirketlerinde istihdam edilmeye başlanan işçilere yönelik olarak Şirketlere ödenmesi gereken hakedişlerin, çoğu zaman SGK primi ve vergi tutarı kadar eksik ödendiği, eksik ödemeden kaynaklı olarak Şirketler tarafından SGK primi ve vergi tutarlarının ilgili kurumlara zamanında ödenemeyerek biriktiği, sonrasında biriken bu borçların yapılandırılarak, gecikme zammı ve faiz yüküne katlanıldığı görülmüştür.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 20’nci maddesi ile yapılan düzenleme sonucunda belediyeler tarafından belediye şirketlerinden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın personel alımı yapılmaktadır. Söz konusu personel alımı neticesinde belediyeler tarafından kendi şirketlerine sözleşme koşullarına göre tespit edilen hakedişler ödenmektedir.

Yapılan incelemede, Belediyenin kendi Şirketlerinden temin ettiği personele yönelik yaptığı ödemelerin net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisi toplamından oluştuğu, hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primleri ve vergi tutarlarının ise zamanında ödenmediği görülmüştür. Söz konusu ödeme usulü nedeniyle Şirketler bu personellerin SGK primleri ile ücretlerinden kesilen gelir ve damga vergisini alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir. Bu borçlar ve gecikme cezaları nihayetinde Belediye tarafından ödenmekte ve bu nedenle bütçeye fazladan külfet getirmektedir.

Önceki yıl Sayıştay Raporunda da bulgu konusu yapılmış olan ve İdare tarafından herhangi bir düzeltici işlem yapılmayan bu hususa ilişkin Kamu İdaresi cevabında, bulgu doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılacağı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Şirketlere ödenmesi gereken personel hizmeti bedellerinin sadece net ücret üzerinden değil, ek mali külfetlere katlanmadan ve kaynakların etkili, ekonomik kullanımı için ilgili kamu idarelerine ödenmesi gereken ve hakedişin gider kalemlerinden olan SGK pirimi ve çeşitli vergi tutarlarının da dâhil edilerek ödenmesi gerekmektedir.