ÖZET: Belediye şirketlerine yapılan hakediş ödemelerinin, vergi ve sosyal güvenlik prim tutarları açısından eksik gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeler, belediyelerin kendi şirketlerinden personel alımını Kamu İhale Kanunu’nun belirlediği limit ve şartlar dışında gerçekleştirmesine olanak tanımaktadır. Ancak, yapılan ödemeler yalnızca net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisi üzerinden hesaplanmakta, sosyal güvenlik primleri ve vergi tutarları zamanında ödenmemektedir.

Bu durum, belediyelerin kendi şirketlerine olan borçlarının artmasına ve gecikme zammı gibi ek maliyetlerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Belediyeler, personel hizmet alımına dair sözleşmelerde belirtilen hakediş tutarlarını eksik ödeyerek, alacaklı kurumlara zamanında ödeme yapamamaktadır. Sonuç olarak, bu borçların nihayetinde belediye bütçesine ek yük getireceği öngörülmektedir.

Bu bağlamda, belediyelerin personel hizmeti bedellerini yalnızca net ücret üzerinden değil, SGK primleri ve vergi tutarlarını da kapsayacak şekilde hesaplaması ve ödemesi gerekmektedir. Böylece, alacaklı kamu idarelerine zamanında ödeme yapılacak, gecikme zammı ve faiz yükü önlenecek, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanımı sağlanacaktır.

BULGU: Doğrudan Hizmet Alımı Kapsamında Çalıştırılan Personele İlişkin Olarak Belediye Şirketlerine Hakedişlerin Vergi ve Sosyal Güvenlik Prim Tutarı Kadar Eksik Ödenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Personel hizmet alımı kapsamında şirkete yapılan hakediş ödemelerinin vergi ve sosyal güvenlik prim tutarı kadar eksik ödendiği görülmüştür.

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenleme sonucunda belediyeler tarafından belediye şirketlerinden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesindeki limit ve şartlar ile 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki sınırlamalara tabi olmaksızın personel alımı yapılmaktadır. Söz konusu personel alımı neticesinde belediyeler tarafından kendi şirketlerine sözleşme koşullarına göre tespit edilen hakedişler ödenmektedir.

Yapılan incelemelerde; Belediyenin kendi şirketlerinden temin ettiği personele yönelik olarak yaptığı ödemeler net ücret, bireysel emeklilik kesintisi ve icra kesintisi toplamından oluşmakta, hakedişin gider kalemlerinden olan sosyal güvenlik primleri ve vergi tutarları ise zamanında ödenmemektedir. Söz konusu ödeme usulü nedeniyle Şirket bu personelin 2 milyar TL’nin üzeirnde olan sosyal güvenlik prim tutarı ile ücretlerinden kesilen gelir ve damga vergisini alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir.

Belediyelerin kendi şirketleriyle imzaladıkları personel çalışmasına dayalı hizmet alımı sözleşmelerinin bir bütün olduğu görülmekte olup, sözleşmede belirtilen hakediş tutarlarının bir kısmının ödenebileceğine ilişkin seçimlik hakları bulunmamaktadır.

Hakedişlerin vergi, sgk primi v.b tutarlar düşülerek eksik ödenmesi durumunda şirketler bu tutarları alacaklı kurumlara zamanında ödeyememekte, bu nedenle söz konusu borçlara gecikme zammı işlemektedir. Bu borçların ve gecikme zamlarının nihayetinde belediyeler tarafından ödeneceği, bu nedenle belediyelerin bütçesine fazladan külfet getireceği değerlendirilmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde İdare tarafından Şirkete ödenmesi gereken personel hizmeti bedellerinin sadece net ücret, bireysel emeklilik tutarı ve icra kesintisi toplamı üzerinden yapılan hesaplama sonucu bulunan tutar üzerinden değil, ilgili kamu idarelerine ödenmesi gereken ve hakedişin gider kalemlerinden olan SGK primi ve çeşitli vergi tutarlarının dâhil edilerek ödenmesi gerekmektedir. Böylece alacaklı kamu idarelerine ödenmesi gereken söz konusu kalemler zamanında ödenerek İdare bütçesine gecikme zammı/faizi gibi ek yük binmeyecek, İdare varlıklarını daha etkin yönetebilecek ve kamu kaynaklarının daha ekonomik ve verimli bir şekilde kullanımı sağlanabilecektir.