ÖZET: Döküm sahasına boşaltılan hafriyat miktarının ölçülmemesi ve tahmini bedel üzerinden tahsilat yapılması, belediyenin hafriyat döküm bedeli gelirinin net bir şekilde belirlenememesine yol açmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik, belediyelere hafriyat ve inşaat atıklarının kontrolü, depolama sahalarının belirlenmesi ve bu süreçlerin denetimi gibi görevler vermektedir. Ancak yapılan incelemelerde, belediyenin döküm sahasına atık bırakan kişilerden tahsilat yaparken, gerçek hafriyat miktarını ölçmeden tahmini hesaplamalarla işlem yaptığı tespit edilmiştir.

Hafriyat ve moloz atıkları yalnızca bina yapımından kaynaklanmamaktadır; ruhsatsız yapılar ve ruhsat gerektirmeyen durumlar da atık oluşumuna sebep olmaktadır. Bu durum, yapı ruhsatı alanlardan alınan hafriyat harcı tutarlarının tahmini bedel üzerinden hesaplanmasının yanı sıra, ruhsat alınmayan durumlarda harç alınamaması nedeniyle belediyenin gelir kaybına yol açmaktadır. Belediyenin, hafriyat döküm sahasında atık miktarını doğru bir şekilde hesaplayarak, gerçek tutarların tahsil edilmesini sağlamak için gerekli önlemleri alması önem arz etmektedir.

BULGU: Döküm Sahasının Kullanılması Karşılığında Alınan Hafriyat Döküm Bedelinin Tahmini Olarak Belirlenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Belediye tarafından belirlenen hafriyat döküm sahasına boşaltılan hafriyat miktarı ölçümünün yapılmaması ve hafriyat döküm bedelinin tahmini olarak hesaplanması suretiyle tahsil edilmesi nedenleriyle Belediye hafriyat döküm bedeli gelirinin net tutarının belirlenememesine sebebiyet verildiği görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “… Gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını; sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) depolama sahalarını; inşaat malzemeleri, odun, kömür ve hurda depolama alanları ve satış yerlerini belirlemek; bu alan ve yerler ile taşımalarda çevre kirliliği oluşmaması için gereken tedbirleri almak” denilmiştir.

18.03.2004 tarihli ve 25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”nin “Belediyelerin görev ve yetkileri” başlıklı 8’nci maddesinde, il belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyelerinin; hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri sahaları ile depolama sahalarını belirlemek, kurmak/kurdurtmak ve işletmek/işlettirmekle, depolama sahası yerinin seçimi, inşaatı veya işletilmesi sırasında çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilemeyecek şekilde gerekli tedbirleri almak veya aldırtmakla, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, taşınması ve bertaraf bedelini belirlemekle ve hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemekle yükümlü oldukları belirtilmiştir.

Anılan Yönetmelik ile il belediyelerinin mücavir alanları içinde görevleri belirlenmiş olup döküm sahalarını belirlemek, hafriyatın geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile tüm denetimleri yapmak gibi görevleri mevcuttur.

Yapılan incelemelerde; Belediye tarafından döküm sahasının belirlendiği ve Gelir Tarifesinde döküm sahasına boşaltılacak hafriyatın ve molozun m3’ü başına bir tutar tayin edildiği, döküm sahasına atık bırakacak kişi/kurumlardan alınacak bedelin “ıtf x gelir tarifesi” sonucunda elde edilecek tutar şeklinde belirlenmesi gerekirken Belediyenin yapı ruhsatı almak için başvuran kişilerden, tahmini olarak hesaplanan atık miktarının tarifeyle çarpılması sonucu ortaya çıkan tutarı ruhsat başvuru aşamasında tahsil ettiği, diğer bir ifadeyle döküm sahasında tartma, ölçme suretiyle hafriyat miktarının belirlenmediği tespit edilmiştir.

Hafriyat ve moloz atıkları oluşmasına sebep olan tek durum bina yapımı olmayıp ruhsatsız yapılarda ve yapı ruhsatının alınmasının gerekli olmadığı durumlarda da atık meydana gelmektedir. Yapı ruhsatı alan kişilerden yapılan hafriyat harcı tutarlarının tahmini bedel üzerinden hesaplanmasının yanı sıra yapı ruhsatı alımının gerekli olmadığı durumlarda hafriyat harcı alınamaması da Belediyenin gelir kaybına sebebiyet verebilmektedir.

Belediye tarafından verilen cevapta, Belediye sınırları içinde bulunan Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Dökümü, Dökümün Kontrolü, Takibi ve Döküm Alanının Rehabilite edilmesi işinin 10 yıl süreyle Düzce Ulaşım Hizmetleri AŞ’ye kiraya verildiği ve Belediyenin ihaleden %6 pay aldığı belirtilmiştir.

Ancak bulgu konusu, belirlenen hafriyat döküm sahasına boşaltılan hafriyat miktarı ölçümünün yapılmaması ve hafriyat döküm bedelinin tahmini olarak hesaplanması suretiyle tahsil edilmesi nedenleriyle Belediye hafriyat döküm bedeli gelirinin net tutarının belirlenememesine sebebiyet verilmesidir. Diğer bir ifadeyle döküm sahasında tartma, ölçme suretiyle hafriyat miktarının belirlenmemesidir. Dolayısıyla Belediye cevabı bulgu konusuna ilişkin bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, Belediyenin belirlemiş olduğu döküm sahasında atık miktarının net ve doğru bir şekilde hesaplanarak yararlanıcılardan gerçek tutarın tahsil edilmesini sağlayacak tedbirlerin alınması gerekmektedir.