ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, dolu kadrolara vekalet verilmesi ve vekalet eden kişilerin harcama yetkisini kullanması konusundaki bulguları ortaya koymaktadır. İncelemeler, bazı müdürlük kadrolarının geçici olarak boşalmadığı halde, başka müdür veya memurların sürekli olarak vekalet ettirildiğini ve bu kişilerin harcama yetkilisi olarak görev yaptığını göstermektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, memurların geçici ayrılış durumlarında vekil ataması yapılabileceği belirtilirken, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu, harcama yetkilisinin en üst yönetici olduğunu vurgulamaktadır.

Denetim bulgularında, asaleten atanmış bazı müdürlerin farklı birimlerde görevli olduğu, dolu kadro şartlarının oluşmadığı durumlarda başka personelin vekalet ettirildiği ve harcama yetkilerinin geçerli bir yetki devri olmaksızın kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, mevzuata aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmiştir. İdare, bu bulgulara yanıt vererek, gelecekteki vekalet atamalarında ve harcama yetkisi devrinde mevzuata uygun hareket edileceğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, vekâleten görevlendirme ve harcama yetkisi devri uygulamalarının yalnızca mevzuatta belirtilen durumlarla sınırlı kalması gerektiği ifade edilmektedir. Bu, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Dolu Kadroya Vekâlet Ettirilmesi ve Vekâlet Ettirilen Kişinin Harcama Yetkisini Kullanması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası ve görevden uzaklaştırma gibi sebeplerle geçici olarak boşalmadığı halde dolu olan bazı müdürlük kadrolarına, başka bir müdürün veya memurun sürekli olarak vekalet ettirildiği ve harcama yetkilisi olarak görev yaptığı görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesinde; memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği belirtilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 31’inci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 63’üncü maddesinde ise bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu hükme bağlanmıştır.

5018 sayılı Kanun’a dayanılarak çıkarılan 1 seri numaralı Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ’in 5’inci bölümünde; harcama yetkilisinin geçici olarak görevinden ayrılması halinde ilgili harcama biriminin harcama yetkilisinin vekâleten görevlendirilen kişi olduğu belirtilmiştir.

Aynı Tebliğ’in 4’üncü bölümünde; harcama yetkisi devrinin yazılı olmak zorunda olduğu, devredilen yetkinin sınırlarının açıkça belirlenmiş olması gerektiği, belediye ve il özel idareleri ile bunlara bağlı idarelerin harcama yetkilileri, bu yetkilerini yardımcılarına, yardımcısı olmayanlar ise hiyerarşik olarak bir alt kademedeki yöneticilere kısmen veya tamamen devredebilecekleri, harcama yetkisinin devredilmesi, yetkiyi devredenin idari sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ifade edilmiş olup harcama yetkisinin kim tarafından kullanılacağı, hangi durumlarda vekâleten görevlendirileceği, kimlerin vekâleten harcama yetkilisi olacağı, bu yetkinin nasıl devredileceği açıkça belirtilmiştir.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresinde asaleten atanmış olan bazı müdürlerin farklı birimlerde görevlendirildiği, 657 sayılı Kanun’da belirtilen dolu kadroya vekalet ettirme şartları oluşmadığı halde bu müdürlerin yerlerine başka personelin vekalet ettirildiği ve bunların harcama yetkilerinin geçerli bir yetki devri olmaksızın vekalet edenlerce kullanıldığı görülmüştür.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; bulgu konusu hususa iştirak edilmiş ve Belediyede yapılacak olan müteakip vekaleten görevlendirilmelerde ve harcama yetkisinin devri konularında mevzuata uygun hareket edileceği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, vekâleten görevlendirme ve harcama yetkisinin devredilmesi uygulamalarının mevzuatta izin verilen durumlara münhasır kullandırılması gerekmektedir.