ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan bir ihale ile ilgili olarak başvuru sahibinin itirazını değerlendirirken, başvuru sahibinin sunduğu üç ayrı iddiadan yalnızca birinin yerinde olduğunu tespit etmiştir. Bu iddia, düzeltici işlemle giderilemeyecek bir aykırılık içermekte olup, bu nedenle ihalenin iptaline karar verilmiştir. Kurul, başvuru sahibinin menfaatine aykırı olan bu iddia üzerinden hareket ederek, ihale sürecinin geçerliliğini sorgulamıştır.

Kurul kararının iptali için açılan davada, mahkeme, duruşma talebinin göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu durum, yargılamanın açıklığı ilkesine ve duruşma yapılması gerekliliğine aykırı bir durum olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme, bu sebeplerle Kurul kararının hukuken geçerliliğini koruduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, ihale sürecinde tespit edilen aykırılıkların, hukuki süreçler ve adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, kamu ihale süreçlerinde şeffaflık ve adaletin sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir.

Karar no 2021/MK-490
Karar tarihi 15.12.2021
Toplantı No 2021/050
Gündem No 36
Gündem Konusu 2021/67712 İhale Kayıt Numaralı “Sürücüsüz Ve Yakıtsız Araç Kiralama Hizmet Alımı” İhalesi

Sarıyer Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 2021/67712 ihale kayıt numaralı “Sürücüsüz ve Yakıtsız Araç Kiralama Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak, Halil Çalık itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 31.03.2021 tarihli ve 2021/UH.I-728 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi gereğince ihalenin iptaline” karar verilmiştir.

Davacı Meltem Turizm Nakliyat Oto Alım Satım ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve E: 2021/905, K: 2021/1212 sayılı kararında dava konusu işlemin birinci ve ikinci iddiaya ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, üçüncü iddianın şekil yönünden reddine ilişkin kısmı yönünden iptaline, üçüncü iddianın süre yönünden reddine ilişkin kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir.

Söz konusu Mahkeme kararı üzerine Kamu İhale Kurulunun 05.08.2021 tarihli ve 2021/MK-323 sayılı kararı ile “Kamu İhale Kurulunun 31.03.2021 tarihli ve 2021/UH.I-728 sayılı kararının, 3’üncü iddianın şekil yönünden reddine ilişkin değerlendirmenin yapıldığı kısmının iptaline,” karar verilmiştir.

Anılan mahkeme kararının Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12.10.2021 tarih ve E:2021/3879, K:2021/3277 sayılı kararında “…Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen “yargılamanın açık ve duruşmalı” yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın isleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle, hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir.

Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesindeki “aleni yargılamanın” varlığı, zorunlu olarak “sözlü yargılama” hakkını da içerir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; üçüncü fıkrasında, duruşma talebinin, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, taraflardan birinin isteği üzerine, duruşma yapıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket vekili tarafından verilen ve 07/05/2021 tarihinde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesinde duruşma yapılması isteminde bulunulduğu hâlde, Mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, hem Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkına, hem de 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma talebine rağmen duruşma yapılmaksızın verilen temyize konu Mahkeme kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, bakılan davada iptali istenilen Kurul kararının, dava dışı başvuru sahibi tarafından yapılan ve 3 ayrı iddiayı içeren itirazen şikâyet başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin olduğu, söz konusu Kurul kararında başvuru sahibinin 1. iddiası yerinde görülerek, tespit edilen hususun düzeltici işlemle giderilemeyecek bir aykırılık olduğu gerekçesi ile ihalenin iptaline karar verildiği görülmekte olup, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinin “konu” ile “sonuç ve istem” kısmında iddialar ayrı ayrı belirtilmeksizin Kurul kararının tümünün iptali istenilmişse de, uyuşmazlığa konu olayın mahiyeti ve dava dilekçesinin bütünüyle incelenmesi sonucunda davacının kendi menfaatine aykırı olan ve ihalenin iptaline sebep olan iddia yönünden Kurul kararının iptalini istediği, diğer iddialar yönünden Kurul kararının iptalini istemesinin söz konusu olamayacağı anlaşıldığından, Mahkemece yeniden yapılacak değerlendirmede bu hususun da göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;

2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin 01/07/2021 tarih ve E:2021/905, K:2021/1212 sayılı kararının

BOZULMASINA,…” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1- Kamu İhale Kurulunun 05.08.2021 tarihli ve 2021/MK-323 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, Kamu İhale Kurulunun 31.03.2021 tarihli ve 2021/UH.I-728 sayılı kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,


Oybirliği ile karar verildi.