ÖZET: Ecrimisil takdirlerinin, somut unsurlar ve ölçütlere dayanmadan belirlendiği tespit edilmiştir. 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi’ne ait bazı taşınmazların fuzuli işgaliyle ilgili ecrimisil hesaplamalarının, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda belirtilen kriterlere uygun olarak yapılmadığını ortaya koymuştur. Bu mevzuat, taşınmazların işgali durumunda ecrimisil talep edilmesi için gereken ölçütlerin dikkate alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Yapılan incelemelerde, Kıymet Takdir Komisyonu tarafından hazırlanan raporların, ilgili mevzuatta belirtilen somut ölçütleri içermediği görülmüştür. Raporlarda, taşınmazın değerini etkileyen teknik verilerin ve uzmanlık gerektiren bilgilerin eksik olduğu tespit edilmiştir. Kamu idaresinin verdiği yanıtta, ecrimisil bedellerinin güncel rayiç bedeller üzerinden hesaplandığı belirtilse de, denetimlerde bu hesaplamaların yeterli somut unsurları içermediği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, ecrimisil takdirine ilişkin Kıymet Takdir Raporlarının, 2886 sayılı Kanun’da yer alan hükümler doğrultusunda hazırlanması büyük önem taşımaktadır. Bu durum, hem hukuki geçerlilik hem de hesaplamaların doğruluğu açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

BULGU: Ecrimisil Takdirlerinin Somut Unsur ve Ölçütlere Dayanmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyeye ait fuzuli işgale konu bazı taşınmazlara ilişkin ecrimisillerin ilgili mevzuatta belirlenen kriterler esas alınmaksızın belirlendiği görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinin sekizinci fıkrasında Belediye mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşı suç işlemiş sayılacağı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

2886 sayılı Kanun’un “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75’inci maddesinin birinci fıkrasında ise, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin isteneceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere, ecrimisil tazminatının takdirinde fuzuli şagile konu taşınmaza ilişkin tüm ölçütlerin dikkate alınması, taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanacak Kıymet Takdir Komisyonu Raporlarında söz konusu unsur ve ölçütlerin açık ve somut bir şekilde ortaya konulması da hukuki bir zorunluluktur. Nitekim yerleşik Yargıtay Kararlarında da söz konusu zorunluluk; “… ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir…” şeklinde ifade edilmektedir.

Yapılan incelemelerde, Belediyeye ait fuzuli işgal konusu taşınmazlara ilişkin olarak düzenlenen ve 3 kişilik Komisyonca hazırlanan ecrimisil tazminatına ilişkin Kıymet Takdir Raporlarının mevzuatta yer verilen somut ölçüt ve unsurları içermediği, diğer bir deyişle Raporlarda ilgili Müdürlük personelinin uzmanlığına ilişkin olarak yer alması gereken teknik ve somut verilere ve bilgilere yer verilmediği tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında, ecrimisil bedellerinin her ne kadar Emlak İstimlak Müdürlüğü tarafından 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği esas alınarak güncel metrekare rayiç bedelleri üzerinden hesaplandığı, Komisyonca oluşturulan raporlarda bedeli belirleyen personelin uzmanlığına dair gerekli değerlendirme ve çalışmalar yapılacağı ifade edilmişse de, yerinde denetimlerde Kıymet Takdir Raporlarının mevzuatta yer verilen somut ölçüt ve unsurları içermediği görülmüş, söz konusu eksiklikler denetim sürecinde ilgili Müdürlük personeli ile de paylaşılmıştır.

Bu itibarla, ecrimisil takdirini gösterir Kıymet Takdir Raporlarının 2886 sayılı Kanun’un konuya ilişkin hükmünde yer verilen mevzuat hükümleri esas alınacak şekilde hazırlanması büyük önem arz etmektedir.