| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, sağlık tesislerinde ek ödemelerde sistematik kontrol eksiklikleri ve uygulama birliği bulunmadığını ortaya koymuştur. Denetimlerde, tıbbi işlemlerin puanlandırılmasında hatalar, mevzuata aykırılıklar ve tabiplerin kontrol yükümlülüklerine uymadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca, bilimsel çalışma destek puanı ile akademik teşvik ödeneği arasında mükerrer ödemelere neden olan kontrol zafiyetleri ve taşınır kayıt yetkilileri için kefalet kesintilerinin yapılmaması gibi sorunlar da belirlenmiştir. |
BULGU: Ek Ödemelerde Hak Sahipliğine İlişkin Sistematik Bir Kontrolün ve Uygulama Birliğinin Bulunmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun’un 5’inci maddesi ve bu madde kapsamında çıkarılan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerine uygunluk açısından yapılan denetimlerde bazı sağlık tesislerinde ek ödeme sürecinde hata ve eksiklikler görülmüştür.
Girişimsel İşlem Yönergesinde Belirtilen Açıklama ve Kurallara Uymayan Bazı Tıbbi İşlemlerin Puanlandırılması
Girişimsel işlem listesinde yer alan kod ve açıklamalara uygun olmayan işlemler ve ek ödeme sürecinde yer alan kontrollerde eksiklikler olduğu görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; tıbbi işlemler puanı, o dönem içinde Tıbbi İşlemler Yönergesi doğrultusunda puan öngörülen tabiplerden her biri için gerçekleştirdikleri işlemler karşılığı elde edecekleri puanların toplamını ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Yine mezkur Yönetmelik’in 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; tabiplerce gerçekleştirilen tıbbi işlemleri incelemek amacıyla her bir sağlık tesisinde inceleme heyeti oluşturulacağı,
Tabiplerin, ilgili dönemde gerçekleştirdikleri tıbbi işlemlerin doğruluğunu, Bakanlıkça yayımlanan Tıbbi İşlem Listelerindeki açıklama ve hükümler ile ilgili mevzuatlara uygunluğunu sağlık tesisinin bilgi yönetim sistemi üzerinden düzenli olarak kontrol etmekle yükümlü olduğu,
İdare tarafından adına kayıtlı işlemlerin doğruluğu tabiplere onaylatılarak varsa düzeltme talebi de alınıp toplantı öncesi inceleme heyetine bildirilmesi sağlanılacağı,
İnceleme heyetinin sağlık tesisi kayıtlarında yapıldığı bildirilen tıbbi işlemlerin yapılıp yapılmadığını, Tıbbi İşlem Listelerindeki açıklama ve hükümler ile tıp etiğine uygunluğunu inceleyeceği ve bu kapsamda işlemleri yerindelik, ilgili mevzuata uygunluk, nitelik ve nicelik yönünden değerlendireceği,
İnceleme heyeti tarafından, sağlık tesisi kayıtlarında yapıldığı bildirilen tıbbi işlemlerin, Tıbbi İşlemler Listesi açıklamalar kısmında yer alan hükümler ile ilgili mevzuata uygun olmadığının tespit edildiği durumlarda, söz konusu işlemlerin heyet tarafından iptal edileceği,
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sağlık tesislerinde meydana gelen her bir tıbbi işlemin Tıbbi İşlemler Yönergesi’ne uygunluğu bağlamında, ilk aşamada işlemi gerçekleştiren tabipler tarafından kontrole tabi tutulması gerektiği, bu kontrollerin hastane bilgi yönetim sisteminde yer alan kayıtlar üzerinden gerçekleştirileceği, daha sonraki aşamada ise inceleme heyetleri tarafından bu işlemlerin yerindelik, mevzuata uygunluk, nitelik ve nicelik yönlerinden kontrol edileceği anlaşılmaktadır.
Yerinde yapılan denetimlerde mevzuat hükmünde yer alan kontrollerle birlikte hastane bilgi yönetim sistemlerinin de kontrolün bir aşamasını oluşturduğu görülmüştür. Şöyle ki hastane bilgi yönetim sistemleri, tıbbi işlemler yönergesi kapsamında yayımlanan girişimsel işlemler ve özellikli tıbbi işlemler listesi açıklamalarında yer alan kısıtları yazılımsal kontrollere tabi tutmakta ve süreç akışında işlemlerin kontrolü açısından büyük önem arz etmektedir. Nitekim bu şekilde sürece ilişkin üç aşamalı bir kontrol sürecinin olduğu söylenebilmektedir.
Tıbbi İşlemler Yönergesi’nin detaylı bir düzenleme olması ve sağlık tesislerinin tıbbi işlem yoğunluklarının fazla olması nedeniyle süreçte kontrolün en önemli kısımlarını; hastane bilgi yönetim sistemlerinin Tıbbi İşlemler Yönergesi’ndeki tüm kısıtlara sahip olması ve tabiplerin her birinin kendi işlemlerinin tıbbi işlemler yönergesindeki açıklamalara uygunluğunu kontrol etmesi oluşturmaktadır. Bu kontrollerde bir aksama söz konusu olduğunda ise inceleme heyeti tarafından bu aksaklıkların giderilmesine yönelik kararlarının mevzuat gereği devreye girmesi beklenmektedir.
Denetim kapsamında incelenen sağlık tesislerinde yukarıda sayılan kontrollerin tasarlanmış olmasına rağmen denetim kapsamında incelenen sağlık tesislerinde, gerçekleştirilen bazı tıbbi işlemlerin Tıbbi İşlemler Yönergesi kapsamında çıkarılan girişimsel işlemler listesinde yer alan açıklama ve kurallara uygun olmadığı, buna bağlı olarak bazı tabiplerin alması gereken puandan daha fazla puan aldığı işlemler olduğu görülmüştür. Sağlık tesislerinden çalışan tabiplerin ilgili dönem içerisinde hak edecekleri teşvik ek ödemeleri, her bir hekimin dönem içerisinde Tıbbi İşlemler Yönergesi’ne uygun olarak gerçekleştirdiği tıbbi işlem puanlarına göre hesaplanmaktadır. Bu nedenle tıbbi işlem puanlarının Tıbbi İşlemler Yönergesi’ne uygun olacak şekilde tespit edilmesi, teşvik ek ödemesinin doğru hesaplanabilmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Tabip puanlarının tıbbi işlemler yönergesinde yer alan açıklama ve kurallara uygun olmaması ilgili sağlık tesisinde dağıtılan toplam döner sermaye tutarında herhangi bir değişikliğe neden olmasa dahi çalışanlar arasında dağıtılacak teşvik ödeme tutarlarının bölüşümünde hataya neden olmaktadır. Ayrıca tabiplere ait mevzuata uygun olmayan puanların iptal edilmemesi sağlık tesis puanı ve ortalaması gibi teşvik ek ödemesinin temel parametrelerini de etkilemektedir.
Yapılan hataları örneklerle açıklamak gerekirse;
Girişimsel İşlem Listesi’nin “Hekim Muayeneleri ve Raporlar” başlıklı kısmında “520.010, 520.012, 520,013, 520.014, 520.020, 520.021 ve 520.032 kodlu işlemler hariç, tüm muayene işlemleri aynı branşta 10 gün içinde bir kez puanlandırılır.” denilmektedir. Ancak yapılan incelemelerde 520.010, 520.012, 520,013, 520.014, 520.020, 520.021 ve 520.032 kodlu işlemlerin dışında diğer muayene işlemlerin de aynı branşta 10 gün içerisinde puanlandırıldığı,
Yine Girişimsel İşlem Listesi’nin “Kateter İşlemleri” başlıklı kısmında 530.590 Arter kateterizasyonu işlemi için; “4 günde bir kez puanlandırılır. 530.625: İntraarteriyel kanülasyon ve basınç ölçümü, 530.690: Kateter revizyonu ve/veya değişimi işlemleri ile birlikte puanlandırılmaz.” kısıtlaması getirilmiştir. Kural gereği arter kateterizasyonu işleminin bu işlemlerle birlikte puanlandırılmaması gerekmekteyken her iki işlemden de puan alan tabipler olduğu görülmüştür. Bunun dışında günde, ayda, yılda bir kez puanlandırılır gibi belli bir periyota bağlanmış işlemler ile başka bir ameliyatla puanlandırılamaz, bir kereden, iki kereden fazla puanlandırılamaz gibi işlem sayısı bazlı kriterlerin de kısıtlara tabii olmaksızın puanlandırıldığı,
görülmüştür.
Sağlık tesislerinde tıbbi işlem puanlarının hatalı bir şekilde tespit edilmesinin sebeplerinin tespitine yönelik yapılan çalışmalarda, bunların bir kısmının hastane bilgi yönetim sisteminde yer alan kod kısıtlamalarının çalışmaması, bir kısmına ilişkin herhangi bir kod kısıtı konulmaması, bir kısmının hekimlerin kontrol yükümlülüklerine uymaması ve son olarak da sağlık tesislerinde var olan işlem yoğunluklarına bağlı olarak inceleme heyetlerinin incelemede bulunacaklara süre sebebiyle tüm işlemlerin incelenememesi gibi nedenler olduğu görülmüştür.
Öte yandan sağlık tesislerinde hastane bilgi yönetim sistemleri hizmet alımlarına ilişkin düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamelerde Tıbbi İşlemler Yönergesi’nde yer alan kısıtların sağlanamaması durumunda ortaya çıkan bu hatalara ilişkin cezai müeyyidelerin ya hiç olmadığı ya da caydırıcı olmadığı gözükmektedir. Buna bağlı olarak bazı sağlık tesislerinin bu kapsamda meydana gelen hataların düzeltilmesine yönelik hastane bilgi yönetim sistemi hizmet sunucularından bulundukları talepler de sekteye uğrayabilmektedir. Bu nedenle hastane bilgi yönetim sistemi hizmet alımlarında girişimsel işlem listesine aykırı kod veya kural uygulamalarının yazılımsal kaynaklı hata üretmesinin önüne geçecek önlemler alınması gerekmektedir.
Tıbbi İşlemler Yönergesi Kısıtlarına Uymayan Tabiplere Uyarı Niteliğinde Yazılması Gereken Yazıların Yazılmaması
Tıbbi İşlemler Yönergesi Kurallarına uymayan tabiblere uyarı niteliğinde yazılması gereken yazıların yazılmadığı görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Temel Esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde;
“^Başhekim, inceleme heyeti çalışmalarının takibinden ve inceleme heyeti raporlarının gereğinin uygulanmasından sorumlu olup tıbbi işlemlerde uygunsuzluk tespit edilmesi halinde, disiplin işlemi başlatır ve inceleme heyeti kararlarına istinaden ek ödemeye esas olacak işlemleri sonuçlandırarak kesin karara bağlar, gerektiğinde önceki ek ödeme dönemleri için de inceleme yaptırabilir. İnceleme heyeti üyelerin oy çokluğu ile, tabip ve diş tabiplerinin mevzuata ve gerçeğe aykırılığı tespit edilen tıbbi işlemleri için personel Başhekim tarafından yazı ile ikaz edilir. Personel bu ikaz işlemine karşı 5 gün içerisinde itiraz edebilir ve bu itiraz kurulda tekrar görüşülerek 5 gün içinde karar kesinleştirilir. Benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılığı konusunda ikiden fazla ikaz edilen personel hakkında idari soruşturma açılır.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sağlık tesislerinde gerçekleştirilen tıbbi işlemler hakkında, mevzuata ve gerçeğe aykırılık teşkil eden bir durumun inceleme heyeti tarafından tespit edilmesi durumunda ilgili personelin başhekimlik tarafından yazı ile ikaz edileceği, benzer işlemlerde mevzuata ve gerçeğe aykırılıktan dolayı ikiden fazla ikaz edilen personel için idari soruşturma başlatılacağı anlaşılmaktadır.
Bahsi geçen müeyyideler, kuşkusuz ek ödeme sürecinde tabiplerin kendi tıbbi işlemlerinin mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etmesinin sağlanması açısından önem arz etmektedir.
İşlemleri incelenen sağlık tesislerinde; inceleme heyetleri tarafından yer yer bazı hekimlere ait tıbbi işlemlerin mevzuata aykırılık yönünden puan iptallerinin gerçekleştirildiği ancak hiçbir sağlık tesisinde aynı hataları tekrar eden tabipler hakkında müeyyide sürecinin ilk aşaması olan yazı ile ikaz etme yoluna gidilmediği görülmüştür. Hal böyle olunca Girişimsel İşlem Listesine uygun işlem yapma disiplininin sağlanması sekteye uğramaktadır.
Bu itibarla, sağlık tesisleri tarafından girişimsel işlem listesine uygun olmayan işlemlerinin kontrolünü sağlamayan tabipler için uyarı niteliğinde olan yazıların yazılması gerekmektedir.
Tabip Dışı Personeller İçin Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanı Tablosunda Yer Alan Bazı Oranların Kullanımında Sağlık Tesisleri Arasında Uygulama Birliğinin Olmaması
Tabip dışı personeller için artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanı tablosunda yer alan bazı oranların kullanımında sağlık tesisleri arasında tereddütlerin olduğu ve bu kapsamda uygulama birliğinin sağlanamadığı görülmüştür.
Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Temel Esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin altıncı fıkrasında,
“Tabip dışı personelden sağlık hizmetleri sınıfı personel için Ek-2 sayılı tablodaki Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayılarına, Ek-4 sayılı Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alan Katsayılar Tablosunda belirtilen katsayılar eklenerek uygulanır.”
denilmektedir.
Ek-4 sayılı Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alan Katsayılar Tablosunda sağlık tesislerinde yer alan hizmet birimleri için uygulanacak katsayılar ise şu şekilde belirlenmiştir.
Tablo 4: Yönetmelik eki Ek-4 Arttırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alan Katsayıları
| Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanları | Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanları | Katsayı |
| 1 | Acil Hizmetleri (3. Seviye), Yoğun Bakım ve Reanimasyon Hizmetleri (3. Seviye), Organ ve doku nakli ile kemik iliği nakil üniteleri, Ameliyathane Hizmetleri, Yanık ünite ve merkezleri, | 0,80 |
| 2 | Yenidoğan – Süt Çocuğu Servisi, Kapalı psikiyatri servisi – YGAP (Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastaneleri), Acil Hizmetleri (1. Seviye), Acil Hizmetleri (2. Seviye), Doğumhane, Yoğun Bakım ve Reanimasyon Hizmetleri (1. Seviye), Yoğun Bakım ve Reanimasyon Hizmetleri (2. Seviye), | 0,60 |
| 3 | Anjiyografi (Koroner, santral, periferik), Kalp Merkezi, Uyandırma ve Ameliyat Sonu Bakım Ünitesi Hizmetleri, Hiperbarik tedavi ünitesi, Diyaliz Ünite – Merkezi, İzolasyon odaları, (Ek ibare:RG-9/11/2022- 32008) Evde Sağlık Hizmetleri, Girişimsel Radyoloji Birimleri, | 0,30 |
| 4 | AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerini), ÇEMATEM (Çocuk/Ergen Madde Bağımlığı Tedavi Merkezlerini), TRSM (Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerini), ÇİM (Çocuk İzlem Merkezlerini), Palyatif bakım merkezi, Diğer Yataklı Servis Hizmetleri, Kan Merkezi, Rehabilitasyon Hizmetleri, Radyoterapi Hizmetleri, Kemoterapi Hizmetleri, Nükleer Tıp Hizmetleri | 0,20 |
| Hizmetleri, | ||
| 5 | Patoloji, ÜYTE Merkezi, Endoskopi, Bronkoskopi, Eczane Hizmetleri, Diğer ayaktan tedavi, ünite ve merkezleri, (Mülga ibare:RG- 9/11/2022-32008) | 0,10 |
| Hizmet sunum alan oranına, mesaisini tamamlayan, 32 saate kadar nöbet tutan ve karşılığında izin kullanmayan personel için 0,05; mesaisini tamamlayan, 32 saat ve üzeri nöbet tutan ve karşılığında izin kullanmayan personel için ise 0,10 katsayı eklenir. ** İlgili mevzuatına göre alınan sertifikalı personelin sertifikasına uygun hizmet sunum alanında görev yapması durumunda katsayısına 0,10 katsayı eklenir. ***Artırımlı hizmet sunum alanlarında ödeme yapılacak personelin sadece bu alanda fiilen ve tam zamanlı çalışmış olması gerekir. Bir aydan az süreli çalışmalar için çalıştığı günler ile orantılı olarak ödeme yapılır. **** (Değişik ibare:RG-9/11/2022-32008) Yataklı servislerin sorumlusuna 0,10 katsayı eklenir. (Bu kapsamdaki toplam personelin sayısı hastanenin tescilli yatak sayısının %5’ini geçemez. Geçmesi halinde servisin yatak sayısına göre azaltılarak belirleme yapılır.) |
Hizmet sunum alan oranına, mesaisini tamamlayan, 32 saate kadar nöbet tutan ve karşılığında izin kullanmayan personel için 0,05; mesaisini tamamlayan, 32 saat ve üzeri nöbet tutan ve karşılığında izin kullanmayan personel için ise 0,10 katsayı eklenir. ** İlgili mevzuatına göre alınan sertifikalı personelin sertifikasına uygun hizmet sunum alanında görev yapması durumunda katsayısına 0,10 katsayı eklenir. ***Artırımlı hizmet sunum alanlarında ödeme yapılacak personelin sadece bu alanda fiilen ve tam zamanlı çalışmış olması gerekir. Bir aydan az süreli çalışmalar için çalıştığı günler ile orantılı olarak ödeme yapılır. **** (Değişik ibare:RG-9/11/2022-32008) Yataklı servislerin sorumlusuna 0,10 katsayı eklenir. (Bu kapsamdaki toplam personelin sayısı hastanenin tescilli yatak sayısının %5’ini geçemez. Geçmesi halinde servisin yatak sayısına göre azaltılarak belirleme yapılır.) |
Hizmet sunum alan oranına, mesaisini tamamlayan, 32 saate kadar nöbet tutan ve karşılığında izin kullanmayan personel için 0,05; mesaisini tamamlayan, 32 saat ve üzeri nöbet tutan ve karşılığında izin kullanmayan personel için ise 0,10 katsayı eklenir. ** İlgili mevzuatına göre alınan sertifikalı personelin sertifikasına uygun hizmet sunum alanında görev yapması durumunda katsayısına 0,10 katsayı eklenir. ***Artırımlı hizmet sunum alanlarında ödeme yapılacak personelin sadece bu alanda fiilen ve tam zamanlı çalışmış olması gerekir. Bir aydan az süreli çalışmalar için çalıştığı günler ile orantılı olarak ödeme yapılır. **** (Değişik ibare:RG-9/11/2022-32008) Yataklı servislerin sorumlusuna 0,10 katsayı eklenir. (Bu kapsamdaki toplam personelin sayısı hastanenin tescilli yatak sayısının %5’ini geçemez. Geçmesi halinde servisin yatak sayısına göre azaltılarak belirleme yapılır.) |
Tabloda yer alan sınıflandırmalardan; sağlık tesislerinde çalışan personellerin artırımlı katsayılardan yararlanabilmeleri için hangi hizmet sunum alanında çalıştıklarının tespit edilebilmesi ve tablonun altına dipnot olarak eklenen ilgili alanda fiilen ve tam zamanlı olarak çalışma şartlarının yerine getirilmesinin yeterli olacağı, bir aydan az süreli çalışmalar için kıst hesap yapılacağı anlaşılmaktadır.
Bazı sağlık tesislerinde yapılan incelemelerde, tabip dışı sağlık hizmetleri sınıfına tabi personel için, Yönetmelik’in eki olan tabloda hizmet sunum alanları tasnif edilmiş olsa da sahada bazı birimler ve görevlendirme şekillerinden dolayı bu kişilerin hangi hizmet sunum alanına dahil edileceği konusunda tereddütlerin oluştuğu ve sağlık tesisleri arasında farklı uygulamaların olduğu görülmüştür. Buna bağlı olarak sağlık tesislerinin bir kısmı bu tereddütlerin giderilebilmesi adına Bakanlığa görüş sormuş ve Bakanlık da bu konuya ilişkin çeşitli görüşler ile 18.01.2023 tarihli “İkinci ve Üçüncü Basamak Sağlık Tesislerinde Ek Ödeme Yönetmeliği Uygulamaları” başlıklı bir genel yazı oluşturmuştur.
“İkinci ve Üçüncü Basamak Sağlık Tesislerinde Ek Ödeme Yönetmeliği Uygulamaları” başlıklı genel yazının dördüncü fıkrasında;
“Tabip dışı personel için Ek-4 sayılı Artırımlı Ödeme Yapılacak Hizmet Sunum Alanı Tablosuna ilişkin olarak;
a) İlgili mevzuatı çerçevesinde Bakanlıkça tescil edilen kalp merkezi bünyesinde bulunan hizmet sunum alanları için mezkur tabloda daha yüksek katsayı belirlenmiş ise ilgili katsayılar , yüksek değil ise kalp merkezi için belirlenmiş olan 0,30 katsayısı esas alınacaktır.
b) Sterilazasyon, Adli Tıp, Poliklinik ve Poliklinik Destek Alanları (bu alanlarda psikolog olarak görev yapanlar dahil), Aşı Odası, Enjeksiyon Odası, Kolonoskopi, Labaratuvar Hizmetleri, Radyoloji Hizmetleri, Organ ve Doku Kaynağı Merkezi vb. gibi tıbbi hizmet sunumu yapılan alanlar mezkur tabloda yer alan “Diğer ayaktan tedavi, ünite ve merkezleri” kapsamında değerlendirilerek ilgili katsayı esas alınacaktır.
Ameliyathane ve Yoğun Bakım Ünitesi bünyesinde bulunan Cep depo, Eczane, Sarf Depo, Sterilizasyon gibi hizmet birimlerinde çalışan personel, bilfiil bulunduğu mahalde hastaya doğrudan hizmet veren ekibin içinde yer almayıp sadece verilen hizmetlere destek sağlamaktadır. Fiziki olarak her ne kadar Ameliyathane ve Yoğun Bakım Ünitesi içerisinde yer alsa da bu alanlarda görev yapan personelin hizmet sunum alanı Ameliyathane ve Yoğun Bakım Ünitesi olarak değerlendirilmeyecektir.”
ifadelerine yer verilmiştir.
Yazının özellikle (c) bendinde, ameliyathane ve yoğun bakım ünitesi içerisinde bulunan cep depo, eczane, sarf depo, sterilizasyon gibi hizmet birimlerinde çalışan personeller için bilfiil hastaya doğrudan hizmet veren ekibin içerisinde yer almama gerekçesiyle ilgili kişilerin hizmet sunum alanlarının Ameliyathane ve Yoğun Bakım Ünitesi olarak değerlendirilmeyeceği belirtilerek, hizmet sunum alanlarının tespiti için “doğrudan hizmet veren ekibin içerisinde yer almama” gibi Yönetmelik’te var olmayan bir şart öne sürülmektedir. Hal böyle olunca sahada çalışan tabip dışı sağlık hizmetleri sınıfına tabi olan tüm personeller için de bu yaklaşımla artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanlarının belirlenmesi gerekecektir. Bu durumda sağlık tesislerinde artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanlarının tespitinde farklı yorumların yapılmasına imkan tanıyıp sağlık tesisleri arasında aynı görev veya pozisyonda bulunan kişilerin farklı katsayılardan faydalanması riskini ortaya çıkarmaktadır.
Öte yandan artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanı katsayılarında tereddüt yaşanılan bazı hizmetler için sadece ilgili sağlık tesisinin Bakanlıktan görüş istemesi nedeniyle görüşü isteyen sağlık tesisine bildirilmekte, tüm görüşlerin toplu halde sağlık tesislerini yönlendirici bir hale gelmesi konusunda da eksiklikler yaşanmaktadır. Ayrıca henüz tereddütlerin Bakanlığa görüş isteği olarak yöneltilemediği alanlar da mevcut olabilmektedir.
Bu itibarla, Bakanlık tarafından artırımlı ödeme yapılacak hizmet sunum alanlarına ilişkin tanımlama ve kısıtlamaların tüm sağlık tesislerini bağlayıcı bir şekilde Yönetmelik’te belirlenmesi, bu sürece ilişkin sahada oluşan tereddütlü durumların ortadan kalkmasına fayda sağlayacaktır.
Bilimsel Çalışma Destek Puanı Verilen Kişilerin Akademik Teşvik Ödeneğinden Yararlandırılıp Yararlandırılmadığı Hususunda Sistematik Bir Kontrolün Bulunmaması
Ek ödeme bordrolarında bilimsel çalışma destek puanı hesaplanan ve ödenen kişilerden bazılarının aynı ek ödeme döneminde ve aynı bilimsel çalışmalar için kadrolarının bulunduğu üniversiteden de akademik teşvik ödeneğinden yararlandığı ve bu hususta genel olarak sistematik bir kontrolün bulunmadığı görülmüştür.
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun “Akademik teşvik ödeneği” başlıklı ek 4’üncü maddesinde;
“Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır.
(…)
Bu madde uyarınca yapılacak ödeme; bu Kanun uyarınca aylık ödendiği sürece ve kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumları tarafından şubat ayının on beşinden itibaren on iki ay süreyle her ayın on beşinde yapılır, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. İlgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.
(…)” denilmektedir.
12.08.2022 tarihli ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde bilimsel çalışma destek puanı;
“Sağlık tesislerinde görev yapan personele, kadrosu üniversitede olanların akademik teşvik ödeneği almadığını belgelemesi koşulu ile Ek-7 sayılı listede yer alan bilimsel çalışmaları inceleme heyeti tarafından belirlenen şekilde belgelemesi halinde belgelemenin yapıldığı dönemi takip eden 6 ay süreyle verilen ve aynı listede yer alan bilimsel çalışmalara karşılık gelen puanı,” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmelik’in “Temel esaslar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde ise; ilgili dönemde, 11.10.1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun ek 4’üncü maddesi uyarınca akademik teşvik ödeneğinden faydalanan personel için bilimsel çalışma destek puanının hesaplanmayacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde görev yapan ancak kadrosu üniversitede bulunan personele yapılacak ek ödemelerde bilimsel çalışma destek puanı hesaplanabilmesi ancak personelin kadrosunun bulunduğu üniversitede akademik teşvik ödeneğinden yararlanmaması halinde mümkündür. Bu hususta mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi adına ilgili üniversite ile sağlık tesisi arasında düzenli bilgi paylaşımı olması ve iki taraflı kontrol yapılması gerekmektedir.
Zira bilimsel çalışma destek puanı personelin inceleme heyetine başvurmasıyla beraber takip eden altı aylık maaş bordrolarına yansıtılırken, akademik teşvik ödeneği geçmiş yıldaki akademik çalışmalar için yılın şubat ayında başlatılan ve 12 ay sürdürülen bir ödemedir. Dolayısıyla akademik teşvik ödeneği ile bilimsel çalışma destek puanından aynı anda yararlanılamayacağı konusunda sistematik bir şekilde bilgi eksikliği söz konusu olduğunda, üniversite ile sağlık tesisi arasında veri alışverişinin de düzenli olmaması ve her iki ödemenin tahakkuka bağlanma süreçlerinin farklı işlemesi sebebiyle hem ilgili sağlık tesisinden hem de personelin kadrosunun bulunduğu üniversiteden ödeme yapılabilmektedir.
Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde, kadrosu üniversitede olan personelin akademik teşvik ödeneğinden yararlanıp yararlanmadığı hususu genel olarak ilgili sağlık tesisi tarafından üniversiteler ile yılda bir veya birkaç kez yazışma yapılması vasıtasıyla kontrol edilmektedir. Ancak bu yöntem, gerek yazışma süreçlerinin uzaması ve personel sirkülasyonunun yoğunluğu gerekse de yukarıda bahsi geçen hususlar sebebiyle kontrol zafiyeti oluşmasının önüne geçememektedir.
Nitekim denetim yılı içerisinde, sağlık tesislerinde bilimsel çalışma destek puanından yararlanan personelin listesi ile üniversitelerden akademik teşvik ödeneğinden yararlanan kişiler kıyaslandığında her iki taraftaki ödemelerden yararlanan kişiler tespit edilmiş ve mükerrer ödeme olup olmadığı hususu örnekler üzerinden maddi doğrulama prosedürlerine tabi tutularak kesinleştirilmiştir.
Bakanlık tarafından, sağlık tesislerinde birlikte kullanım kapsamında görev yapan personelden kadrosu üniversitede olanlara akademik teşvik ödeneği almadığını belgelemesi koşulu ile bilimsel çalışmalara karşılık gelen ek puanın verilmekte olduğu ve dolayısıyla personelin sağlık tesisinden ek puan aldıktan sonra aynı bilimsel çalışmalar için kadrolarının bulunduğu üniversiteden de akademik teşvik ödeneği almasının ilgili üniversitenin yönetiminin yetki ve sorumluluğunda olduğu belirtilmektedir. Ancak aynı bilimsel çalışmalar için hem bilimsel çalışma destek puanı hem de akademik teşvik ödeneğinden yararlanılıp yararlanılmadığının kontrolünün etkin bir şekilde sağlanması, söz konusu ödemelerin tahakkuk yöntem ve süreçlerinin farklı şekilde işlemesi dolayısıyla, ilgili üniversite ile düzenli veri alışverişi yapılmasını gerektirmedir.
Bu itibarla, bilimsel çalışma destek puanı ile akademik teşvik ödeneğinden aynı anda yararlanılmamasını sağlamak üzere daha etkin kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir.
Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkililiği Sebebiyle Ek Puan Alan Kişilerden Kefalet Kesintisine Tabi Tutulmayanların Mevcut Olması
Bakanlığa bağlı sağlık tesislerinde görev yapan ve taşınır kayıt veya kontrol yetkililiği sebebiyle ek ödeme bordrolarına ek puanlar yansıtılan kişiler arasında kefalete tabi tutulmayanların bulunduğu görülmüştür.
2489 sayılı Kefalet Kanunu’nun 1’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlarda para, menkul kıymet ve ayniyatı alıp veren ve elinde tutan; memur, sözleşmeli personel ve işçiler (geçici işçiler hariç) için müteselsil kefalet usulü kabul edilmiş ve bu maksatla tüzel kişiliği haiz Kefalet Sandığı kurulmuştur. Bu Kanundaki memur ve müstahdem ibarelerinden bu fıkrada geçen kefalete tabi personel anlaşılır.” denilmektedir.
Taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin kefalete bağlanmasıyla ilgili tereddütlerin giderilmesi maksadıyla yayımlanan 30 Sıra No.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği’nin “Taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin kefalete bağlanması” başlıklı 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; kamu idarelerinde görevlendirilen taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin de kefalete bağlanarak aylık ve ücretlerinden 2489 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde belirtilen tutarda kefalet aidatı kesilmesi ve Kefalet Sandığı hesabına gönderilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
12.08.2022 tarihli ve 31921 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde ek puan; personele Yönetmelik’e ekli Ek-6 sayılı listede belirtilen görevleri yerine getirmesi halinde ilgili dönem için tabloda öngörülen oranlarda verilen ek puanların toplamı şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmelik’in eki olan “Ek-6 Ek Puan Tablosu”nun 11’inci satırında taşınır kayıt yetkilisi ve taşınır kontrol yetkilisi olarak görev yapan personele görevlendirme süresince sağlık tesisi puan ortalaması üzerinden %10 oranında ek puan verilmesi düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, sağlık tesislerinde taşınır kayıt veya kontrol yetkilisi olarak görevlendirilen ve Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemelere göre ek puan alan kişilerin aynı zamanda kefalete tabi personel olarak maaş bordrolarında kefalet kesintileri yapılmalıdır.
Yapılan incelemelerde, ek ödeme bordrolarında taşınır kayıt veya kontrol yetkililiği sebebiyle ek puan bulunan kişilerin genel bütçe maaş bordrolarında kefalet kesintisi yapılıp yapılmadığıyla ilgili Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi (KBS) üzerinden alınan veriler ile kıyaslama yapıldığında çok sayıda kişinin kefalete tabi tutulmadığı ve gerekli kesintilerin yapılmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca somut örnekler üzerinden harcama birimlerinde maddi doğrulama prosedürleri uygulanması suretiyle bahsi geçen tespitler kesinleştirilmiştir.
Yine yapılan incelemelerde, kefalet kesintilerinin yapılmamasının nedeninin genel olarak sağlık tesislerindeki ilgili birimler arasındaki koordinasyon eksikliği sonucu taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak yapılan görevlendirmelerin ve görevlendirme iptallerinin bildiriminin gecikmeli yapılmasından veya hiç yapılmamasından kaynaklı olduğu görülmüştür.
Diğer yandan sağlık tesislerinde görev yapan ancak aylıklarını döner sermaye bütçesinden alan personelin maaş bordroları tek bir yazılım üzerinden yapılmadığından ve bu sebeple merkezi olarak kontrolün sağlanabileceği toplu bir veri mevcut olmadığından söz konusu hususta bu kişilerin tamamını kapsayacak şekilde bir çalışma yürütülememiştir.
Bu itibarla, maaş ve ek ödeme bordroları arasında tutarsızlığa mahal vermemek ve kefalete tabi personelden mevzuat hükümleri uyarınca gerekli kesintileri yapabilmek adına ilgili maaş ve özlük birimlerinde gerekli koordinasyonun sağlanması, döner sermaye bütçesinden yapılan aylık ödemelerinin de benzer mahiyette kontrollere tabi tutulabilmesine imkan sağlamak için de merkezi olarak veri temin edilebilecek bir yazılımın bulunması ve tüm bu hususlarda daha etkin kontrol mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.