ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, elektrik ve doğal gaz güvence bedeli ödemeleri konusunda önemli bulgular ortaya koymaktadır. Elektrik dağıtım şirketlerine, mevzuat gereği ödenmemesi gereken güvence bedellerinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın merkez ve taşra birimleri tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. 30.05.2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, genel bütçeli idarelerden güvence bedeli alınmaması gerektiğini belirtmektedir. Ancak incelemeler, bu bedellerin doğrudan giderleştirildiğini ve böylece Bakanlığın bilanço hesaplarında doğru bir muhasebeleştirme yapılmadığını göstermektedir.

Doğal gaz güvence bedeli ödemeleri açısından da benzer bir durum söz konusudur. İlgili mevzuat, serbest tüketicilerden güvence bedeli alınmasını zorunlu kılmamaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın serbest tüketici konumunda olduğu ve dağıtım şirketleriyle imzalanan sözleşmeler kapsamında toplam 147.104,99 TL tutarında güvence bedeli ödendiği belirlenmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının verimli ve hukuka uygun kullanılmadığını ortaya koymakta ve kamu zararına yol açabileceği değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, elektrik ve doğal gaz güvence bedeli ödemelerinin mevzuata aykırı olarak yapılması, kamu kaynaklarının israfına neden olmaktadır. Bu nedenle, ilgili ödemelerin durdurulması ve mevzuata uygun bir şekilde düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

BULGU: Elektrik ve Doğal Gaz Güvence Bedeli Ödemesi Yapılması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

A) Elektrik Güvence Bedeli Ödemesi Yapılması
İdarece mevzuat gereği ödenmemesi gerektiği halde elektrik dağıtım şirketlerine güvence bedeli ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
30.05.2018 tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Güvence bedeli alınmayan tüketiciler” başlıklı 30’uncu maddesinin (c) bendinde aynen “10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinden, bu kamu idarelerinin dinlenme tesisleri, misafirhaneleri ile iktisadi ve ticari amaçla işletilen tesisleri hariç güvence bedeli alınmaz.” denilmekte olup, mezkur maddenin 2’nci fıkrasında ise “Bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde tanımlanan tüketicilerden bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden sonra yapacakları perakende satış sözleşmeleri kapsamında güvence bedeli alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda özetlenen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, 5018 sayılı Kanuna ekli 1 sayılı listede yer alan genel bütçeli bir kuruluş olan Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı merkez veya taşra birimlerinin tarafı olduğu 30.05.2018 tarihi ve sonrasına ilişkin elektrik abonelik işlemlerinden güvence bedeli ödemesi yapılmaması gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde Bakanlığın merkez veya taşra birimlerince elektrik güvence bedeli ödemesi yapılmakta olduğu tespit edilmiştir.
Merkez ve taşra teşkilatı birimleri nezdinde yapılan incelemede, bulgu konusu duruma ek olarak ödenen güvence bedellerinin 126-Verilen Depozito ve Teminatlar hesabında muhasebeleştirilerek İdarenin bilanço hesaplarında tutulması gerekirken, doğrudan giderleştirildiği görülmüştür. Bu nedenle Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında yapılan toplam güvence bedeli ödemesinin parasal tutarını tespit etmek olanaksız hale gelmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde yer alan “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır..” hükmü uyarınca Bakanlığın her birim ve kademesinde kamu kaynağı kullanımına yetkilendirilmiş görevliler, idare kaynaklarını verimli ve mevzuata uygun şekilde kullanmakla yükümlüdür.
Mezkur Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin ilgili kısmında yer alan “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,” hükümleri uyarınca, mevzuat gereği ödenmemesi gerektiği halde elektrik dağıtım firmalarına ödenen güvence bedellerinin geri alınarak ve elektrik güvence bedeli ödemesi uygulamasına son verilerek kamu zararına sebebiyet verilmesinin önlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
B) Doğal Gaz Güvence Bedeli Ödemesi Yapılması
İdare harcama birimleri tarafından dağıtım şirketlerine yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen doğal gaz kullanım sözleşmeleri kapsamında güvence bedeli ödendiği görülmüştür.
Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Müşteri” nin serbest veya serbest olmayan tüketiciyi; “Serbest tüketici”nin yurt içinde herhangi bir üretim şirketi, ithalat şirketi, dağıtım şirketi veya toptan satış şirketi ile doğal gaz alım-satım sözleşmesi yapma serbestisine sahip gerçek veya tüzel kişiyi; “Serbest olmayan tüketici (abone)”nin ise doğal gazı kendi kullanımı için dağıtım şirketlerinden almak zorunda olan gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği belirtilmiştir.
Mezkûr Yönetmeliğin “Güvence bedeli” başlıklı 39’uncu maddesinde;
“Dağıtım şirketi, alacaklarını güvence altına alabilmek amacıyla, mekanik sayaç kullanan abonelerden abonelik sözleşmesinin imzalanması sırasında bir defaya mahsus olmak üzere güvence bedeli alabilir. Ancak ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmaz.
Güvence bedelleri ile bunların hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar, her yıl tarife önerisi ile birlikte dağıtım şirketi tarafından Kuruma önerilir ve Kurul tarafından belirlenir.
Serbest tüketicilerden güvence bedeli alınıp alınmayacağı ve koşulları imzalanacak sözleşmeler kapsamında serbestçe belirlenir.” denilmektedir.
Yönetmeliğin ilgili hükmü çerçevesinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 26.12.2016 tarih ve 6807 sayılı Kurul Kararı ile Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu Usul ve Esaslar’ın “Güvence bedeli” başlıklı 7’nci maddesinde;
“Dağıtım şirketi, Yönetmeliğin 39’uncu maddesi uyarınca alacaklarını güvence altına alabilmek adına, müşterilerden Kurul tarafından belirlenen güvence bedelini alabilir…” denilerek Yönetmelik hükmü ile paralel bir düzenlemeye gidilmiştir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; güvence bedeli uygulaması ile dağıtım şirketlerinin ileride doğacak alacaklarının teminat altına alınmasının amaçlandığı, müşterinin doğalgaz tüketimi sonrası doğacak ve dağıtım şirketine ödenecek fatura bedellerini garanti altına almak üzere sistemin kurgulandığı, bunu sağlamak üzere güvence bedelinin, ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden değil mekanik sayaç kullanan abonelerden alınacağı, Serbest olmayan tüketici durumundaki abonelerden güvence bedeli alınmasına ilişkin mevzuatta amir bir hüküm bulunmadığı, serbest tüketicilerden güvence bedeli alınıp alınmayacağı hususunun ise imzalanacak sözleşmeler ile belirleneceği, dolayısıylamüşterilerden güvence bedeli alınmasının zorunlu olmadığı ve konunun ihtiyarilik arz ettiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemelerde, serbest tüketici konumunda olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Teşkilatı ile dağıtım şirketleri arasında imzalanan doğalgaz kullanım sözleşmeleri kapsamında toplam 147.104,99 TL tutarında doğal gaz güvence bedeli ödendiği tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinde; ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarların, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınacağı ve buradan ödeneceği, kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderlerin, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceği ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verileceği hükme bağlanmıştır.
2 Sıra No’lu 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Uygulama Tebliği’nin “Ayrıntılı Harcama/Finansman Programlarının Uygulanması ve Revize Rehberi” başlıklı 4’üncü bölümünün (d) bendinde, “Elektrik, doğalgaz, su, telefon, bilgiye abonelik ve internet erişimi gibi mal ve hizmet alım giderlerinin, serbest ödenek yetersizliği nedeniyle zamanında ödenmemesi suretiyle ek mali yük oluşturularak kamu zararına neden olunmaması bakımından, tertipler itibarıyla serbest ödenekler öncelikle bu giderlere ilişkin faturaların ödenmesinde kullanılacak, gerek aynı tertipte yer alan diğer gider türlerine ilişkin ihtiyaçların gerek kurum içi ödenek aktarma suretiyle bütçenin diğer tertiplerindeki diğer gider türlerine ilişkin ihtiyaçların karşılanmasında hiçbir şekilde kullanılmayacak, buna neden olabilecek bir taahhüde ve harcamaya girişilmeyecek, merkez dışı birimlere ödenek gönderilmesinde bu hususa öncelik verilecektir.” denilmek suretiyle doğal gaz tüketimi gibi tarifeye bağlı giderlerin, bütçe ödeneklerinin kullanım sıralamasında öncelikli olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Yukarıda özetlenen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, kamu idarelerince bir giderin gerçekleştirilmesi ve bedelinin hak sahiplerine ödenmesi hususu 5018 sayılı Kanun’la garanti altına alınmıştır. Diğer taraftan gerek 5018 sayılı Kanun gerekse 2 Sıra No’lu Tebliğ’de; zamanında ödenmemesi nedeniyle bütçeye ek yük getirilmemesini teminen, serbest ödeneklerin öncelikle tarifeye bağlı ödemelerde kullanılması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur.
Bu bağlamda, bir kamu tüzel kişisi olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hizmet birimleri tarafından doğal gaz fatura bedellerinin ödenememesi gibi bir durum söz konusu olmayacak ve Devlet tüzel kişiliği, dağıtım şirketleri lehine doğacak borçların teminatını teşkil edecektir.
Açıklanan nedenlerle, doğal gaz kullanım sözleşmelerinin kamu yararı gözetilerek düzenlenmesi ve dağıtım şirketlerine doğal gaz güvence bedeli adı altında ödemede bulunulmaması gerektiği değerlendirilmektedir.