|
ÖZET: Emanetler Grubu hesaplarının gerçek değerleri yansıtmadığı, 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. İl Belediyesi’nin emanet hesap grubunda, belgeye dayanmayan muhasebe kayıtları yapılmış ve bu durum, kontrol eksiklikleri ile hatalı işlemler nedeniyle idaredeki yolsuzlukların zamanında tespit edilmesini engellemiştir. 5018 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri, kamu hesaplarının düzenli bir şekilde kaydedilmesi ve yönetim ile kamuya doğru bilgi sağlanmasını öngörmektedir.
Yapılan incelemelerde, bilişim sistemleri üzerinden veznelere hem tahsilat hem de mahsup işlemleri yapma yetkisi verildiği, ancak bu işlemlerin kontrol edilmediği görülmüştür. Ay sonunda muhasebeleştirilen mahsup işlemleri, belgeye dayanmadan gerçekleştirildiği için, gerçek dışı bir şekilde emanet hesaplardan düşülmüştür. İdarenin borcu olmamasına rağmen, tahsilat işlemleri muhasebe denkliğini sağlamak amacıyla rastgele alacak hesaplarına mahsup edilmiştir. Sonuç olarak, belgeye dayanmayan ve gerçeği yansıtmayan bu mahsup işlemleri, tahsil edilen alacakların doğru bir şekilde raporlanmasını engellemekte ve idaredaki yolsuzlukların tespitini zorlaştırmaktadır. Bu durum, sistemsel açıklar ve kontrol eksiklikleri nedeniyle yolsuzluk riskini artırmaktadır. |
BULGU: Emanetler Grubu Hesaplarının Tam, Doğru ve Gerçek Değerleri Göstermemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Emanetler Hesap Grubunda izlenen muhasebe hesaplarına belgeye dayanmayan muhasebe kayıtlarının yapıldığı, hesap grubunda izlenen değerlerin gerçek değerleri göstermediği, kontrol eksikliği ve hatalı işlemler nedeniyle de, İdarede yaşanan yolsuzluğun zamanında ortaya çıkarılamadığı tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kanun’un “Muhasebe sistemi” başlıklı 49’uncu maddesinde kamu hesaplarının; kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulacağı düzenlenmiştir.
Kanun’un “Kayıt zamanı” başlıklı 50’inci maddesinde de; bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmesi öngörülmüş ve bütün malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ile her muhasebe kaydının belgeye dayanması şart koşulmuştur.
Yapılan incelemede; bilişim sistemleri üzerinde veznelere hem tahsilat hem de mahsup işlemi yapma yetkisinin verildiği; gerçekleştirilen tahsilat ve mahsup işlemlerinden mahsup işlemlerinin ay sonunda muhasebeleştirildiği, veznelerce yapılan mahsup işlemlerinin mahsup adı altında neye karşılık tahsil edildiğinin belirtilmemesi ve kontrol edilmemesi sebebiyle ay sonlarında gerçekleştirilen muhasebe işleminde, muhasebe denkliğini sağlamak adına, bu mahsup tutarlarının herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmadan gerçek dışı bir işlemle, “Emanetler Grubu”ndaki bir hesaptan düşüldüğü görülmüştür.
Gerçekte İdarenin mahsuba konu edilecek bir borcu ve/veya yükümlülüğü olmadığı halde veznelerce mahsup işlemi adı altında gerçekleştirilen tahsilat işlemlerinin muhasebeleştirilmesi esnasında, yapılan tahsilat karşılığında İdarenin bir alacağının kapatılması yerine muhasebe denkliğinin sağlanması için alacak hesaplarının emanet hesaplarında kayıtlı borçlara rastgele mahsup edilmesi yapılan tahsilatın İdare kayıtlarına girmemesine neden olmuştur.
Mahsup işlemi adı altında veznelerce gerçekleştirilen tahsilat işlemlerindeki söz konusu sistemsel açık ve kontrol eksikliği yolsuzluğa zemin oluşturmuş ve görevli personelin zimmetine para geçirmesi ile sonuçlanmıştır.
Sonuç olarak; mahsup işlemi adı altında yapılan tahsilat işleminin, muhasebe tekniği açısından denkliği sağlamak amacıyla, belgeye dayanmadan ve gerçeğe aykırı olarak, emanet nitelikli hesaplardan düşülmek suretiyle mahsup edilmesi, tahsil edilen alacaklar ile emanet nitelikli hesapların tam, doğru ve gerçeğe uygun olarak raporlanmasını ve İdarede yaşanan yolsuzlukların zamanında ortaya çıkarılmasını engellemektedir.