|
ÖZET: Emanetler Hesabında kayıtlı olan ve zamanaşımına uğramış tutarların gelir kaydının yapılmadığı tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, 333-Emanetler Hesabı altında takip edilen bu tutarların bütçeye gelir olarak kaydedilmediği görülmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi, alacakların genel olarak on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 264. maddesi, bu tür tutarların bütçeye gelir yazılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgede, emanet hesaplarına kaydedilen tutarların zamanaşımına tabi süreleri detaylandırılmıştır. Bu süreler, genel olarak 10, 5, 2, 1 yıl ve 6 ay gibi farklı gruplara ayrılmaktadır. Yapılan denetimlerde, 333-Emanetler Hesabına alınan tutarların zamanaşımının sona ermesine rağmen, ilgililerin talep etmemesi veya hatalı bilgi vermesi gibi nedenlerle iade edilemeyen tutarların gelir kaydedilmediği belirlenmiştir. Sonuç olarak, İdare’nin, 333-Emanetler Hesabında takip ettiği tutarların ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen zamanaşımına uygun olarak gelir kaydetmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu durum, taşra birimlerinin de bilgilendirilmesiyle birlikte, gerekli önlemlerin alınması açısından önem arz etmektedir. |
BULGU: Emanetler Hesabında Kayıtlı Olup, Zamanaşımına Uğrayan Tutarların Gelir Kayıtlarının Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
KGM ve bağlı Bölge Müdürlükleri tarafından 333-Emanetler Hesabında takip edilen ve mevzuatı gereği zamanaşımına uğramış olan tutarların bütçeye gelir kaydedilmediği görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Süreler” başlıklı 146’ncı maddesinde belirtildiği üzere, Kanun’da aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 264’üncü maddesinde, 333-Emanetler Hesabında kayıtlı tutarlardan bütçeye gelir yazılması gerekenlerin bu hesaba borç, 600-Gelirler Hesabına alacak; diğer taraftan, 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç, 800-Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün “Emanet Yabancı Kaynaklar, Ödenecek Vergi ve Yükümlülükler ve Özel Tahakkuklar Hesaplarının Ayrıntı Kodları ve Zamanaşımı Süreleri” konu başlıklı 16.08.2004 tarih ve B.07.0.MGM.0.45/470-02/015239 sayılı 2 no.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Genelgesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Genelge’sinde;
IV-ZAMANAŞIMI SÜRESİ VE BAŞLANGICI
Saymanlıklarca tahsil edilerek emanetler hesabına kaydedilen paralar, zamanaşımı bakımından genel olarak 10 yıllık, 5 yıllık, 2 yıllık, 1 yıllık ve 6 aylık zamanaşımına tabi olanlar ile zamanaşımına tabi olmayan emanetler olmak üzere altı gurupta toplanır.” denilmek suretiyle, emanetlere alınan tutarların niteliklerine göre zamanaşımı süreleri belirtilmiştir.
Muhasebat Genel Müdürlüğünün 29.12.2017 tarih ve 90192509-210.06.01-28394 sayılı “Emanetlerin Zamanaşımı Süreleri” konu başlıklı genel yazısında da anılan Genelge’ye atıfta bulunularak, Türk Borçlar Kanunu’ndaki 10 yıllık zamanaşımı süresinin genel olarak dikkate alınması gerektiği, Türk Medeni Kanunu’ndaki süreler bakımından ise, Türk Borçlar Kanunu’nun genel nitelikli hükümlerine uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk kişilerine bu 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği ortaya konmuştur.
Bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca, saymanlıklarca tahsil edilerek emanetler hesabına kaydedilen paralar, zamanaşımı bakımından; genel olarak 10 yıllık, 5 yıllık, 2 yıllık, 1 yıllık ve 6 aylık zamanaşımına tabi olanlar ile zamanaşımına tabi olmayan emanetler olmak üzere altı gurupta toplanmıştır.
Yapılan incelemede; İdarece 333-Emanetler Hesabına alınış tarihleri itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi sona ermesine rağmen ilgililerinin talep etmemeleri veya talep etmelerine rağmen verdikleri ad-soyadı, iban ve hesap numaralarında hatalar bulunması veyahut emanete alınan tutarların mahiyetlerinin belirlenememesi gibi nedenlerle iadesi mümkün olmayan ve gelir kaydedilmesi gereken tutarların irat kaydedilmediği tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından bulgu konusu hususa iştirak edilmiş ve bu doğrultuda taşra birimlerinin bilgilendirildiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak; İdare tarafından, 333-Emanetler Hesabında takip ettiği tutarlardan ilgili mevzuatında ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülen emanetlerin bu sürelerin sonunda, süre belirtilmeyen emanetlerin ise kayıtlara alınış tarihleri itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin sonunda irat kaydedilmesi gerekmektedir.