ÖZET: Emlak Vergisi muafiyeti ve indirimli vergi uygulamalarından yararlanan mükelleflerin, bu hakları elde etmek için gerekli şartları taşıyıp taşımadıkları konusunda yeterli kontrollerin yapılmadığı tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, belirli koşulları sağlayan mükelleflerin vergi oranlarının sıfıra kadar indirilebileceğini düzenlemektedir. Ancak, bu muafiyet ve indirimlerin devamlılığını sağlamak için gerekli denetim mekanizmalarının eksik olduğu belirlenmiştir.

Emlak Vergisi’nden muaf olan veya indirimli vergi ödeyen mükelleflerin sayısının 671 olduğu, ancak bu kişilerin muafiyet şartlarını koruyup korumadığının kontrol edilmediği anlaşılmaktadır. İlgili kurumlarla yazışmalar yapılarak, mükelleflerin durumlarının güncellenmesi ve muafiyet şartlarını sağlamayanların vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, emlak vergisi indirimlerinden yararlananların durumlarının düzenli olarak sorgulanması ve gerekli işlemlerin zamanında yapılması önem arz etmektedir.

Sonuç olarak, Emlak Vergisi mükelleflerinin durumlarının izlenmesi ve muafiyet şartlarını taşımayanların vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için etkin bir takip mekanizması oluşturulması gerekmektedir. Bu süreç, hem kamu kaynaklarının etkin kullanımı hem de adaletin sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir.

BULGU: Emlak Vergisi Muafiyeti Uygulananların ve İndirimli Emlak Vergisi Ödeyen Mükelleflerin Kontrol Edilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Emlak Vergisi muafiyetinden ve indirimli Emlak Vergisi uygulamasından faydalanan mükelleflerin, takip eden dönemlerde muafiyet ve indirim uygulamasından faydalanmak için gerekli şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin kontrollerin yapılmadığı görülmüştür.

29.07.1970 tarihli 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinde (8/1/2002-4736/4’üncü maddesi ile değişik);

“Cumhurbaşkanı,

kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere

hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin,

gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların,

gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.

Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir” ifadesine yer verilerek belli şart ve durumda olanlar için vergi oranlarının Cumhurbaşkanının Kararı ile sıfıra kadar indirilebileceği düzenlenmiştir.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için yukarıda bahsedilen durumlarda bina vergisi oranının sıfır olarak uygulanacağı belirlenmiştir.

Konu hakkında yayımlanan 38 seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, hizmet karşılığı elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde bir gelirinin olmaması gerektiği belirtilmiş, mükelleflerin daha sonradan yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip olmaları halinde bu durumun belediyeye bildirilmesi zorunlu tutulmuştur.

Aynı şekilde mezkûr Tebliğ’de sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunlara ait meskene indirimli vergi oranının uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

57 seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde Emlâk Vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği, bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgilerinin İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi, tapu kayıtlarının Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabileceği, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin ise Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanacağı belirtilmiş, gerek duyulması halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapılabileceği düzenlenmiştir.

Konu hakkında yayımlanan bir başka Genel Tebliğ olan 44 seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin “II- Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı bölümünde; indirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken verginin cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacağı açıklanmıştır.

Diğer yandan bahsi geçen verginin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleri ile ilgili olarak; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Usul hükümleri” başlıklı 37’nci maddesinde;

“Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder. Bu Kanunun uygulanmasında, Vergi Usul Kanununun vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere;

1. Belediye gelir şube müdürü, gelir şube müdürü olmayan yerlerde belediye hesap işleri müdürü, hesap işleri müdürü olmayan yerlerde muhasebeci, vergi dairesi müdürü sıfat ve yetkisini haizdir.

2. Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, belediye başkanları tarafından kullanılır.” hükümlerine yer verilmiştir.

213 sayılı Kanunun “Vergi dairesi” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir…”,

“Devamlı bilgi verme” başlıklı 149’uncu maddesinde; “Kamu idare ve müeseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.” denildikten sonra 151’inci maddesinde ise bilgi vermekten imtina edebilecekler tahdidi olarak sayılmış ve bilgi verme mecburiyetine uymayanlara (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil) Kanunun mükerrer 355’nci maddesi gereğince özel usulsüzlük cezası kesilebileceği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen Vergi Usul Kanunu ve Emlak Vergisi Kanunu düzenlemelerinden; Emlak Vergisi Kanunu uygulaması yönünden belediyenin vergi dairesi sıfat ve yetkisinde olduğu, vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere mali hizmetler müdürünün vergi dairesi müdürü sıfat ve yetkisini haiz olduğu, kamu idarelerinin vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak belediyece kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecbur oldukları, bilgi verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilebileceği anlaşılmaktadır.

İndirimli Emlak Vergisi hükümlerinden yararlanan ve Emlak Vergisinden muaf olan mükelleflerin toplam sayısının 671 olduğu öğrenilmiştir. Ancak, söz konusu mükelleflerin muafiyet şartlarını koruyup korumadığının yazı ile Vergi dairesinden bilgi istemek suretiyle kontrol edilmediği ve bu kontrollerin etkin yapılmasına yönelik bir takip mekanizmasının da bulunmadığı saptanmıştır.

Emlak Vergisi ile ilgili kontrollerin yapılması için Vergi Dairesine yazı yazılması gerekmektedir.

Kamu idaresi cevabında; Emlak Vergisi ile ilgili kontrollerin yapılması için Vergi Dairesine yazı yazılması sağlanacağını bildirmiştir.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesine istinaden tek meskenine indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlananların İlçe SGK Müdürlüğünden istenecek Hizmet Döküm belgelerine istinaden bilgileri güncellenerek; muafiyet şartlarını sağlayan kişilerin muafiyetlerinin devam ettirilmesi, muafiyet şartlarını sağlamayan kişilerin emlak vergilerinin geriye dönük olarak tahakkuk ettirilmesi ve muafiyet işlemlerinin iptal edilerek tahakkuk eden emlak vergisini gösterir belgelerin yazı ile kendilerine bildirilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; Emlak Vergisi mükelleflerinden 2. taşınmaz sahibi olanlar, emekli aylığı harici ticari faaliyeti olanlar ve emekli aylığı harici geliri olanlar hakkında kurumlara yazılar yazılarak Emlak Vergisi indirimlerinin iptal edilmesi gerekir. Vergi Dairesine yazı yazılmasının yanısıra; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesine istinaden tek meskenine indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlananların İlçe SGK Müdürlüğünden istenecek hizmet döküm belgelerine istinaden bilgileri güncellenerek; muafiyet şartlarını sağlayan kişilerin muafiyetlerinin devam ettirilmesi, muafiyet şartlarını sağlamayan kişilerin emlak vergilerinin geriye dönük olarak tahakkuk ettirilmesi ve muafiyet işlemlerinin iptal edilerek tahakkuk eden emlak vergisini gösterir belgelerin yazı ile kendilerine bildirilmesi gerekmektedir.

İndirimli emlak vergisinden yararlanan kişilerle ilgili olarak belli aralıklarla gerekli sorgulamaların yapılması gerekir. Bu sorgulamaların sonucunda indirimli emlak vergisinden yararlanamayacak kişilerin emlak vergisi tahakkuklarının muafiyetin kalktığı yıldan itibaren yapılması ve zamanaşımı süresinin de tespitin yapıldığı yıldan başlatılması için gerekli işlemler yapılmalıdır.