ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir ilçe belediyesinin sorumluluk alanında faaliyet gösteren bazı işyerlerinin emlak vergisi mükellefiyetlerinin tesis edilmediğini ortaya koymuştur. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, Türkiye sınırları içindeki binaların bina vergisine tabi olduğunu belirtirken, 2. madde ise bina tanımını geniş bir şekilde yapmaktadır. Kanunun 3. maddesi, bina vergisinin ödenmesinden sorumlu olanları tanımlamakta ve 8. maddede, meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki oranında vergi uygulanacağı ifade edilmektedir. Büyükşehir belediye sınırları içinde bu oranların %100 artırımlı olarak uygulanacağı da belirtilmiştir.

Denetim sonucunda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan 310 işyerinden 42’sinin emlak vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği tespit edilmiştir. İdare, bu duruma ilişkin bazı işlemler başlatmış olsa da, başlatılan tarhiyat sayısının tespit edilen eksik mükellefiyet sayısından az olduğu görülmüştür. Emlak vergisi mükellefiyetinin tesis edilmemesi, potansiyel gelir kaybına yol açabileceğinden, ilgili işyerlerinin mükellefiyetlerinin bir an önce tamamlanması gerekmektedir.

BULGU: Emlak Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmeyen İşyerlerinin Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyenin görev alanında faaliyette bulunan işyerlerinden bir kısmının emlak vergisi mükellefiyetlerinin tesis ettirilmediği görülmüştür.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2’nci maddesinde bu kanundaki bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı; 3’üncü maddesinde bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği; 8’inci maddesinde, bina vergisinin oranının meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki olduğu, bu oranların, 5216 sayılı Kanun’un uygulandığı büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanları içinde %100 artırımlı uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 33’üncü maddesinde, bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi durumu, vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmıştır.

Emlak vergisi, mükelleflerin beyannameleri esas alınarak tahakkuk ve tahsil edilmektedir. Kanunu’nun “Bildirim Verme Süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde, aynı Kanun’un 33’üncü maddesinde belirtilen vergi değerinde değişiklik yapılması gereken nedenlerin bulunması halinde emlak vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, bir binanın ikamete özgü bölümlerinden bir kısmının işyeri olarak kullanılması durumunda vergi değerinde değişiklik yapılması gerekmektedir.

Vergi Dairesinden ve İdareden alınan bilgi ve belgeler üzerinde örnekleme yöntemiyle yapılan inceleme neticesinde, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alan ve faal olan 310 adet işyerinden 42 tanesine ilişkin emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği tespit edilmiştir.

Yukarıda yer verilen denetim tespitine istinaden, İdare tarafından özetle, bulgu konusu hususa ilişkin örneklem listenin yerinde tespit yapılarak incelendiği, sonuç olarak 7 adet işyeri için tarhiyat işlemlerine başlandığı, ifade edilmişse de, işlem başlatılan sayının bulguda tespiti yapılan sayının altında olduğu ve İdare cevabı ekinde buna ilişkin bir belge sunulmadığı görülmüştür.

Sonuç olarak gelir kaybına neden olunmaması için ilgili işyerlerine emlak vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekmektedir.