|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi’nin yetki alanındaki bazı taşınmazların emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmediğini ortaya koymuştur. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1. maddesi, Türkiye sınırları içindeki binaların bina vergisine tabi olduğunu belirtirken, 2. madde bina tanımını geniş bir şekilde kapsar. Aynı zamanda, 3. maddeye göre bina vergisi, maliki veya tasarruf eden kişiler tarafından ödenmelidir. Kanun, meskenler için binde bir, diğer binalar için ise binde iki oranında vergi belirler ve büyükşehir belediyeleri için bu oranların %100 artırımlı uygulanacağını ifade eder.
Emlak vergisi, mükelleflerin beyannameleri doğrultusunda tahakkuk ve tahsil edilmektedir. Kanun’un 23. maddesi, vergi değerinde değişiklik gerektiren durumların bildirilmesini zorunlu kılar. Özellikle, bir binanın ikamete mahsus bölümlerinin iş yeri olarak kullanılması halinde vergi değerinin güncellenmesi gerekmektedir. Kamu İdaresi’nin vergi gelirleri incelemesi sonucunda, Tapu Müdürlüğü verileri ile yapılan karşılaştırmalar sonucunda 120.427 taşınmazın emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, bu taşınmazlara ilişkin kayıtların incelendiğini ve gerekli çalışmaların sürdüğünü bildirmiştir. Emlak vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi, gelir kaybını önlemek adına önem arz etmektedir. |
BULGU: Emlak Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmeyen Taşınmazların Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kamu İdaresinin yetki ve görev alanında bulunan iş yerleri ve taşınmazların bir kısmına emlak vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmediği görülmüştür.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu; 2’nci maddesinde bu kanundaki bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı; 3’üncü maddesinde bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği; 8’inci maddesinde, bina vergisinin oranının meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki olduğu, bu oranların, 5216 sayılı Kanun’un uygulandığı büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanları içinde %100 artırımlı uygulanacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33’üncü maddesinde, bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkan, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi durumu, vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmıştır.
Emlak vergisi, mükelleflerin beyannameleri esas alınarak tahakkuk ve tahsil edilmektedir. Kanun’un “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde, aynı Kanun’un 33’üncü maddesinde belirtilen vergi değerinde değişiklik yapılması gereken nedenlerin bulunması halinde emlak vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, bir binanın ikamete özgü bölümlerinden bir kısmının iş yeri olarak kullanılması durumunda vergi değerinde değişiklik yapılması gerekmektedir.
Kamu İdaresinin vergi gelirlerinin incelenmesi kapsamında; Tapu Müdürlüğünden alınan verilerle Kamu İdaresindeki verilerin karşılaştırılması sonucunda 120.427 taşınmaza emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında söz konusu taşınmazlara ilişkin emlak vergisi mükellefiyeti kayıtlarının incelenmeye başlandığı ve ilgili çalışmaların devam ettiği ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından, gelir kaybının önlenmesi için ilgili taşınmazların kullanılış tarzı dikkate alınarak emlak vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekmektedir.