ÖZET: Emlak vergisi tarh ve tahakkuk işlemlerinde bina inşaat sınıflarının belirlenmesi, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları çerçevesinde incelenmiştir. Denetim sonuçlarına göre, belediye sınırları içerisindeki binaların inşaat sınıfları, gerekli nitelikler göz önünde bulundurulmadan belirlenmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29. maddesi, binaların vergi değerinin, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca tespit edilecek metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa payı değerinin toplamı olarak hesaplanacağını belirtmektedir. Bu çerçevede, binaların inşaat sınıfları, yapılış tarzı, işçilik ve kullanılan malzeme gibi kriterlere göre beş gruba ayrılmaktadır.

Denetim bulguları, Beyoğlu ilçesinde toplam 222.328 binanın inşaat sınıflarının çoğunlukla yapı kullanım izin belgelerine dayanarak ikinci ve üçüncü sınıf olarak belirlendiğini göstermektedir. Bu durum, bina sınıfının yanlış tespit edilmesine ve dolayısıyla emlak vergisi tahakkukunda eksik hesaplamalara yol açabilmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu sorunu gidermek amacıyla 2022 yılına ait bina inşaat sınıflarını güncelleyerek 2023 yılı emlak vergi tahakkuklarında kullanılmak üzere düzenlemeler yapmıştır. Yanlış sınıflandırmalar, emlak vergisinin düşük tahakkuk etmesine neden olabileceğinden, bu süreçlerin titizlikle yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Emlak Vergisi Tarh ve Tahakkuk İşlemlerinde Bina İnşaat Sınıflarının Sağlıklı Bir Şekilde Belirlenmemesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediye sınırları içerisinde emlak vergisine tabi olan binaların inşaat sınıfları ayrımının inşaat sınıflarının tayinine esas alınacak nitelikler ortaya konulmadan belirlendiği görülmüştür.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinde; binalar için emlak vergi değerinin, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile arsa veya arsa payı vergi değerinin toplamı olduğu ve bu hususların çıkarılacak bir yönetmelikle hesaplanacağı ifade edilmiştir. 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nın 59’uncu maddesiyle, bu maddede yer alan “tüzük” ibaresi “yönetmelik” şeklinde değiştirilmiştir.
Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük’ün “Binaların inşaat sınıflarına göre ayrımı” başlıklı 10’uncu maddesinde, binaların yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarında kullanılan malzemenin cinsi, kalitesi ve benzeri hususlar dikkate alınarak binalar, lüks inşaat, birinci sınıf inşaat, ikinci sınıf inşaat, üçüncü sınıf inşaat, basit inşaat olmak üzere beş sınıfa ayrılmıştır.
Bahse konu 10’uncu maddenin son fıkrasındaki hükme istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 15.12.1982 tarihli ve 17899 sayılı Resmi Gazete’de “Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Cetvel” yayımlanmıştır. Cetvelde; binaların yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarında kullanılan malzemenin cinsi ve kalitesi gibi özelliklere yer verilmiş, binalar Tüzük’e uygun olarak beş sınıfa ayrılmış ve her sınıf için on adet kriter belirlenmiştir.
Bina inşaat sınıflarının doğru tespit edilmesi binaların vergi değerinin tespitinde büyük önem arz etmektedir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesine göre binaların vergi değeri bina inşaat maliyet bedeli ile arsa payı değerinden oluşmaktadır. Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük’ün “İnşaat maliyet bedelinin hesaplanması” başlıklı 20’nci maddesine göre; inşaat maliyet bedeli, binanın dıştan dışa yüzölçümü ile metrekare normal inşaat maliyet bedelinin çarpılması suretiyle bulunacaktır. Metrekare normal inşaat maliyet bedelleri; binaların kullanılış tarzları, inşaat nevileri ve sınıflarına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla birlikte belirlenmekte ve uygulanacağı bütçe yılından önce ilan olunmaktadır.
Her bütçe yılından önce yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğ eklerinde yer verilen “Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedellerini Gösterir Cetveller” incelendiğinde, metrekare normal inşaat maliyet bedellerinin bina sınıflarına göre belirlendiği görülmektedir. Bina sınıfının, olması gerekenden daha düşük bir sınıf olarak belirlenmesi; inşaat maliyet bedelinin, dolayısıyla bina vergi değerinin olması gerekenden daha az miktarda hesaplanmasına, idare tarafından daha az miktarda emlak vergisi tahakkuk ve tahsilatı yapılmasına sebep olabilecektir.
Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 14 Seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde; binanın gireceği sınıfın, belirlenen özelliklerden yarıdan fazlasını taşıyıp taşımadığına bakılarak belirleneceği, binada anılan özelliklerden yarıdan fazlası yoksa, bu defa özellikleri itibariyle en yakın olduğu sınıfın beyan edileceği, diğer taraftan, binanın bir alt veya üst sınıftan hangisine gireceği konusunda tereddüde düşülen hallerde, rayiç bedelin beyan edilmesinin esas olduğu da dikkate alınarak, bir üst sınıf olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüzük’ün 3’üncü maddesinde; inceleme yetkisine sahip memurların, mükelleflerden emlakın genel durumuna, kullanılış tarzına ilişkin gerekli bilgileri isteyebileceği, 4’üncü maddesinde ise; inceleme yetkisine sahip memurların, vergi değeri takdir edilecek bina, arsa ve araziyi gezip görebileceği ifade edilmiştir.
İdarenin emlak vergisi tarh ve tahakkuk işlemlerine yönelik yapılan incelemede; vergiye konu binaların büyük bir bölümünün yapı kullanım izin belgesi esas alınarak, ikinci ve üçüncü sınıf inşaat olarak belirlenip, emlak vergisi tahakkuku yapıldığı görülmüştür.
Nitekim İdare kayıtlarına göre; Beyoğlu ilçesi sınırları içerisinde toplam 222.328 adet bina inşaat sınıflarına tabi mükellef bulunmaktadır ve bunların %2,02’lik kısmı 1. Sınıf inşaat, %96,55’lik kısmı 2. Sınıf inşaat, %0,32’lik kısmı 3. Sınıf inşaat, %0,43’lük kısmı lüks inşaat ve %0,68’lik kısmı basit inşaattır.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından, 2022 yılına ait bina inşaat sınıflarının 2023 yılı emlak vergi tahakkuklarında kullanılmak üzere güncellendiği bildirilmiştir.
Bina sınıfının yukarıda açıklanan gerekli kontroller yapılmadan yapı kullanım izin belgesi esas alınarak tespit edilmesi, bina sınıfının olması gerekenden daha düşük bir sınıf olarak belirlenmesi sonucunu doğurabilecek; inşaat maliyet bedelinin, dolayısıyla bina vergi değerinin olması gerekenden daha az miktarda hesaplanmasına, idare tarafından daha az miktarda emlak vergisi tahakkuk ve tahsilatının yapılmasına neden olabilecektir.