ÖZET: Engelli evde bakıma destek yardımı ödemeleri, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7. maddesi çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu madde, hane halkı gelir ölçütünü aşan durumlarda yapılan ödemelerin durdurulmasını ve geri alınmasını öngörmektedir. Ancak, Sayıştay denetim raporları, 2020-2021 yıllarında 19.356.344,05 TL tutarındaki yersiz ödemelerin tahsilinden vazgeçildiğini ortaya koymuştur. İdare, bu kararları hukuki uyuşmazlıklarla ilgili yetkiler çerçevesinde aldığını belirtse de, bu alacakların kamu hizmetlerinden kaynaklandığı için 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, engelli evde bakım yardımlarının iptali sonrası bazı kişilerin borç affı talepleri, sosyal inceleme raporlarıyla değerlendirilmektedir. Ancak, bu süreçte objektif kriterlerin eksikliği nedeniyle, yüksek gelirli bazı kişilerin borçları affedilirken, daha düşük gelirli olanların borçları devam etmektedir. Bu durum, sürecin adil bir şekilde yürütülmediğini göstermektedir.

Son olarak, yersiz ödenen tutarların tahsilinden vazgeçilmesi işlemlerinde, yetkili hukuk biriminin görüşü alınmadan ve toplu olarak terkin işlemleri gerçekleştirilmiştir. 659 sayılı KHK gereği, bu tür işlemlerin hukuk birimlerinin onayıyla yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, engelli evde bakıma destek yardımlarından doğan alacakların, kamu alacağı olarak 6183 sayılı Kanun çerçevesinde takip edilmesi önem taşımaktadır.

BULGU: Engelli Evde Bakıma Destek Yardımı Ödemelerine İlişkin Alacakların Tahsilinden Vazgeçilmesinde Hatalı Uygulamalar Yapılması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Engelli evde bakıma destek yardımı ödemeleri 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7’nci maddesi uyarınca yapılmaktadır. Söz konusu maddenin son fıkrasında birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemelerin durdurulacağı ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, yasa hükmü ile engelli evde bakım yardımı alma şartlarını taşımadığı anlaşılan kişilerden yersiz ödenen tutarların geri alınacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun “Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesine göre; Devletin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur. Bu haliyle söz konusu alacaklar kamu hizmetlerinin yürütülmesinden doğan alacaklar olmaları nedeniyle kamu alacağı niteliğinde olup bunların takiplerinin 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Bu itibarla, bu kapsamdaki alacakların silinmesi yine 6183 sayılı Kanunu’nun 106’ncı maddesindeki terkin sınırı (2021 yılı için 20 TL) çerçevesinde yapılabilecektir. Bunun dışında bu alacakların takip ve tahsilinden vazgeçilebilmesi ancak bu yönde yapılacak yasal bir düzenleme ile mümkün olabilmektedir.
Nitekim, 18.01.2017 tarih ve 6770 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesiyle 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’na geçici 15’inci madde eklenmiş ve bu maddede; “Gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun Ek 7’nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizler terkin olunur. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu kapsamda tahsil edilmiş olan tutarlar bakımından ilgili kişiler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğmaz ve yapılmış olan tahsilatlar iade edilmez. Açılmış olan davalarda yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmaz, hükmolunanlar tahsil edilmez.” hükmüne yer verilerek anılan alacakların silinmesi özel bir yasal düzenleme yapılarak gerçekleştirilmiştir.
Ancak, Kamu İdaresinde yapılan denetimlerde; 2020-2021 yıllarında 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun ek 7’nci maddesi kapsamında Bakanlık birimlerinden alınan listelere göre yersiz ödenen ve geri alınması gereken 19.356.344,05 TL tutarındaki kamu alacağının valilik, kaymakamlık veya il müdürlükleri olurları alınarak takip ve tahsilinden vazgeçildiği görülmüştür. Her ne kadar İdare tarafından bu kararların “Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname”nin 11’inci maddesine dayanılarak alındığı belirtilmiş ise de ilgili maddenin başlığı “Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri”dir ve madde içeriğinde idarelerin herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına, yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın gerçek veya tüzel kişilerle aralarında çıkan her türlü hukuki uyuşmazlıktan kaynaklanan alacakların takip ve tahsilinden vazgeçilmesine dair düzenleme yapılmıştır. Ancak, yukarıda anılan alacaklar herhangi bir hukuki uyuşmazlıktan değil kamu hizmetlerinin yürütülmesinden doğmuş alacaklar olduklarından bunların takip, tahsil ve terkin işlemlerinin 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, Kanunun ek 7’nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizlerin 659 sayılı KHK kapsamında terkin edilmemesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, Bakanlığın 659 sayılı KHK’yı esas alarak gerçekleştirmiş olduğu vazgeçme işlemlerinde de aşağıdaki sorunlarla karşılaşılmıştır.
Borçların Silinmesine İlişkin Kriterlerin Olmaması
Engelli evde bakıma destek yardımlarının iptal edilmesi nedeni ile geriye dönük borç çıkarılan bazı kişiler maddi yoksunluklarını gerekçe göstererek borçlarının affına yönelik olarak Bakanlığa talepte bulunmaktadırlar. Söz konusu talepler neticesinde İdarece oluşturulan heyetlerce, evde bakım hizmetine ilişkin geriye dönük olarak borç çıkarılanlara, sosyal inceleme yapılarak Durum Tespit Raporları düzenlenmekte, borçların affına ilişkin değerlendirmeler bu raporlar çerçevesinde sonuçlandırılmaktadır.
Mahallinde yapılan tespitleri içeren Durum Tespit Raporları’nın incelenmesi sonucunda, raporların bir kısmında aylık gelir durum tespiti dışında kira, bina aidatı, sabit taksit, konut – taşıt kredi taksiti, sabit giderler (elektrik, su, doğalgaz, internet), aylık kredi kartı ödemeleri gibi harcama kalemlerinin borç ortalaması dikkate alınarak aylık gelir-gider dengesi değerlendirmesi ile ödeme güçlüğü tespitinde bulunulduğu görülmüştür. Bu durum neticesinde, yüksek gelirli olmakla birlikte söz konusu giderleri yüksek olması nedeniyle bazı kişilerin borçları affedilirken daha düşük gelirli bazı kişilerin ise borçları affedilmemiştir. Dolayısıyla, sürecin objektif olmayan kriterlere göre yürütüldüğü değerlendirilmektedir.
Objektif olmayan değerlendirmeler çerçevesinde, ekonomik durumu daha kötü olan, satın alma gücü daha düşük olan kişilerin borçları devam ettirilebilirken daha yüksek gelirli kişilerin borçları affedilebilmektedir.
Durum Tespit Raporlarının hazırlanması aşamasında sürecin objektif kriterlere göre yürütülebilmesi için borçların affına ilişkin yol gösterici kriterlerin düzenlenmesi faydalı olacaktır.
Engelli Evde Bakıma Destek Yardımlarına İlişkin Alacakların Tahsilinden Vazgeçme İşlemlerinin Yetki Devri Yönergeleriyle Verilen Yetkilerin Sınırlarını Aşması
659 Sayılı KHK’nın 11’inci maddesine göre gerçekleştirilen vazgeçme işlemlerinde yetkililer vazgeçilen ya da terkin edilen menfaatin değerine göre üst yönetici ya da Bakandır. Bakan ya da üst yönetici bu yetkisini sınırlarını açıkça belirlemek suretiyle alt kademelere, münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde valilik, ilçelerde kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda vali ve kaymakamlara devredebilir.
05.12.2018 tarihli Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İmza Yetkileri ve Yetki Devri ve 21.09.2021 tarihli Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İmza Yetkileri ve Yetki Devri Yönergelerinin 10’uncu maddelerinin beşinci fıkralarının (c) bendleri ile münhasıran taşra birimlerinin iş ve işlemleriyle ilgili olup illerde valilik, ilçelerde kaymakamlık onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda vali ve kaymakamlara yetki devri yapılmıştır.
659 sayılı KHK ve yetki devri yönergeleri gereği vali ve kaymakamlara yapılan devir işlemlerinin bu makamların onayına bağlanmış olan iş ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olduğu görülmektedir. Ancak, engelli evde bakıma destek yardımı ödemeleri Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerince yürütülen işlemler olup söz konusu işlemler vali ve kaymakamların onayına bağlanmış işlemler kapsamında yer almamaktadır. Bu nedenle, söz konusu işlemlerden doğan alacakların 659 sayılı KHK ve yetki devri yönergelerinde yer alan yetki devirleriyle vali ve kaymakamlarca silinmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, yukarıda anılan yetki devri Yönergeleriyle vali ve kaymakamlara devredilen yetki, engelli evde bakıma destek yardımı ödemeleri ve bu ödemelerden yersiz ve fazla ödenen tutarlara ilişkin çıkarılan geri ödemelerden vazgeçilmesini kapsamamaktadır.
Engelli Evde Bakıma Destek Yardımlarına İlişkin Alacakların Hukuk Biriminin Görüşü Alınmaksızın ve/veya Toplu Olarak Terkin Edilmesi
Engelli evde bakıma destek yardımı ödemelerinde yersiz ve fazla ödenen tutarlardan doğan alacakların bir kısmının yetkili hukuk biriminin görüşü olmadan ve bir kısmının toplu olarak tahsilinden vazgeçilmiştir.
Yapılan incelemelerde;
Engelli evde bakıma destek yardımı ödemelerinde yersiz ve fazla ödenen tutarlara ilişkin olarak çıkarılan geri ödemelerin bir kısmında yetkili hukuk biriminin görüşü alınmaksızın alacakların tahsilinden vazgeçildiği,
2020 yılında yapılan işlem ile 1.000 TL ve altı tutarlardaki toplam 265 borçlu dosyasına ilişkin alacakların tahsilinden (toplam 90.938,84 TL), 22.06.2020 tarih ve 1391862 sayılı Valilik Olur’u ile hukuk biriminin görüşü alınmaksızın ve toplu olarak vazgeçildiği,
Yine 155 kişilik geri ödeme dosyasından doğan alacakların (toplam 50.815,25 TL), 15.05.2018 tarih ve E.33363 sayılı Valilik Makam onayı ile hukuk biriminin görüşü alınmaksızın ve toplu olarak silindiği,
Bununla birlikte, geçici koruma statüsündeki yabancı uyruklulara ödenen Sosyal Uyum Yardımı (SUY) kapsamında Ağustos 2018 tarihi itibariyle ağır engelli ek ödemesine başlanmış olup, SUY ağır engelli ek ödemesinin ulusal sistemdeki evde bakım ücretine denk bir yardım olarak tasarlanmış olması nedeni ile bahse konu iki yardımın (SUY ağır engelli ödemesi ile evde bakım ücreti) birlikte alınmaması gerektiğine istinaden evde bakım ücreti kesilen geçici koruma statüsündeki 46 yabancı uyrukludan, iki ödemenin beraber alınması nedeniyle ortaya çıkan 261.338,69-TL tutarındaki alacakların 01.05.2020 tarih ve E.1182113 sayılı Valilik Olur’u ile hukuk birimi görüşü alınmaksızın ve toplu olarak silindiği görülmüştür.
659 sayılı KHK gereği, engelli evde bakıma destek yardımı ödemelerinde yersiz ve fazla ödenen tutarlardan doğan alacaklara ilişkin terkin işlemlerinde hukuk birimlerinin görüşlerinin alınması gerekmektedir.
Bakanlık tarafından verilen cevapta terkin işlemlerinin 659 Sayılı KHK çerçevesinde gerçekleştirildiği ifade edilmekte, Bakanlıkça hazırlanan evde bakıma destek yardımlarına ilişkin yönetmelik taslağında geri ödemelerin alınmasına ya da geri alınmayacak ödemelerde vazgeçme işlemlerinin gerçekleştirilmesine yönelik hükümlerin yer aldığı ifade edilerek 2021 yılı içerisinde illere gönderilen çeşitli yazılar ile;
Engelli evde bakım ödemelerinde yersiz ve/veya fazla ödenen tutarlara ilişkin olarak çıkarılan geri ödemelerde mutlaka ilgili hukuk biriminin görüşünün alınması gerektiğinin ve hukuk birimince olumsuz görüş verilmiş olan dosyalar için alacaktan vazgeçme işleminin yapılmaması gerektiğinin,
Geri ödeme alacak dosyalarının toplu olarak terkin edilmesi işleminin yapılmamasının ve alacaktan vazgeçme işlemlerinin nasıl yapılması gerektiğinin,
Geçici koruma statüsündeki yabancı uyruklulara ödenen Sosyal Uyum Yardımı ile aynı zamanda evde bakıma destek yardımı ödemesi yapılamayacağının,
bildirildiği ifade edilmiştir.
Bu itibarla, engelli evde bakıma destek yardımı ödemelerinden doğan alacaklar, kamu alacağı niteliğinde olduğundan söz konusu alacakların terkin işlemlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.