ÖZET: Envanter defterinin mevzuata uygun şekilde tutulmadığına dair bulgular, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre, her tacirin ticari işletmesinin açılışında ve her faaliyet döneminin sonunda detaylı bir envanter düzenlemesi gerekmektedir. Bu envanter, işletmenin taşınmazları, alacakları, borçları, nakit durumu ve diğer varlıklarını eksiksiz bir şekilde göstermelidir. Ancak yapılan incelemelerde, ilgili şirketin envanter defterinde bu bilgilerin yeterince yer almadığı tespit edilmiştir.

Aynı zamanda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu da envanter defterinin nasıl tutulması gerektiğine dair düzenlemeler içermektedir. Bu kanuna göre, envanter defteri ciltli ve sayfaları numaralı olmalı, ayrıca envanterler ve bilançolar düzenli bir şekilde kaydedilmelidir. Şirketin envanter defterinin notere onaylatıldığı ancak içeriğinde gerekli ayrıntıların bulunmadığı belirtilmiştir. İdare, bu duruma ilişkin düzeltici işlemlere başlandığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, envanter defterinin mevzuata uygun olarak işletmenin finansal durumunu yansıtacak şekilde düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, taşınmazlar, alacaklar, borçlar ve diğer varlıklar hakkında ayrıntılı bilgilere yer verilmesi gerekmektedir.

BULGU: Envanter Defterinin Mevzuatta Belirtilen Şekilde Tutulmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre tutulması zorunlu defterlerden birisi olan envanter defterinin içeriğinde işletmenin taşınmazları, alacakları, stokları, borçları, nakit parası, maddi ve maddi olmayan duran varlıklarına ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verilmediği görülmüştür.

6102 sayılı Kanun’un “Envanter” başlıklı 66’ncı maddesinde, her tacirin ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkaracağı ve açılıştan sonra her faaliyet döneminin sonunda da böyle bir envanter düzenleyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanun’un “Defter tutma yükümlülüğü” başlıklı 64’üncü maddesinde ise her tacirin, ticari defterlerini işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutmak ve bu amaçla defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu; böylece işletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesinin bu defterlerden izlenebileceği belirtilmiştir. Ancak bu Kanun’un defter tutma, envanter, mali tabloların düzenlenmesi, saklama ve ibraz hükümlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile diğer vergi kanunlarının aynı hususları düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de hüküm altına alınmıştır.

Bu bağlamda, 213 sayılı Kanun’un 182’nci maddesi bilanço esasında tutulacak defterleri yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri olarak saymış ve 185’inci maddesinde ise envanter defterinin nasıl tutulması gerektiğine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Buna göre; envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançoların kaydedileceği ve envanter defterinin ciltli ve sayfalarının müteselsil sıra numaralı olacağı açıkça belirtilmiştir.

213 sayılı Kanun’un 186’ncı maddesi, bilanço günündeki işletmeye dahil mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etme işlemini envanter çıkarmak olarak tanımlamıştır.

Yine 213 sayılı Kanun’un 188’inci maddesine göre ise envanter esas itibarıyla defter üzerine çıkarılmakla birlikte, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseselerin envanterlerini listeler halinde tanzim edebileceğine imkan getirilmiş ve bu durumda envanter listelerinin sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması; envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi; envanteri çıkaran memur ile işletme sahibi veya vekili tarafından imzalanması ve envanter defteri gibi saklanması şartı getirilmiş ve bu esaslar doğrultusunda envanter listeleri düzenleyenlerin liste içeriklerini envanter defterine icmalen kaydetmeleri zorunlu tutulmuştur.

Yapılan incelemede bilanço esasına tabi olan Şirketin envanter defteri düzenlediği ve kanuni süreler içerisinde notere onaylattığı tespit edilmiş olmakla birlikte, bahsi geçen defterde işletmenin taşınmazlarına, alacaklarına, borçlarına, nakit parasına, maddi ve maddi olmayan duran varlıklarına detaylı olarak yer verilmediği görülmüştür.

İdare tarafından verilen cevapta bulgu konusu hususa iştirak edilmiş olup düzeltici işlemlere başlandığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Şirket tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre tutulması zorunlu defterlerden birisi olan envanter defterinin içeriğinde, işletmenin taşınmazları, alacakları, stokları, borçları, nakit parası, maddi ve maddi olmayan duran varlıklarına ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verilmesi gerekmektedir.