ÖZET: İdarenin elektrik ve doğalgaz faturalarının geç ödenmesi sonucunda, gecikme zammı ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, devlet memurları görevlerini dikkatli bir şekilde yerine getirmekle yükümlüdür. Eğer memurların ihmal veya kusurları nedeniyle idare zarara uğrarsa, bu zararın ilgili memurlar tarafından karşılanması gerekmektedir. Ayrıca, kamu görevlilerinin sorumlulukları, amirleri tarafından denetlenmekte ve memurların görevlerini yerine getirmeleri sağlanmaktadır.

2024 yılı Sayıştay Denetim Raporu’na göre, çeşitli birimlere ait faturaların zamanında ödenmemesi sonucu kamu kaynağında 1.078.356,80 TL’lik bir azalma meydana gelmiştir. Bu durum, kamu görevlilerinin mevzuata aykırı eylemleri sonucunda oluşmuştur. Belediyenin açıklamasında, birden fazla abonelik nedeniyle ödeme tarihlerinde yaşanan farklılıklar ve İller Bankası’ndan gelen kesintiler sebebiyle gecikmeler yaşandığı belirtilmiştir. Gelecekte, elektrik ve doğalgaz ödemelerine öncelik verileceği ifade edilmiştir.

Mevzuat gereği, idarenin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi durumunda, oluşan gecikme zammı gibi ek mali yüklerin sorumlu kişilerden tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu durum, kamu mali yönetimi açısından önemli bir sorumluluk ve dikkat gerektirmektedir.

BULGU: Faturalarda Gecikme Bedelinin Ortaya Çıkması ve İlgili Tutarların Sorumlu Kişilerden Tahsil Edilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İdarenin çeşitli birimlerine ait elektrik ve doğalgaz faturalarının geç ödenmesi sonucu, fatura bedellerine ilave olarak gecikme zammı bedellerinin de ödendiği görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Devlet memurlarının görev, ve sorumlulukları” başlıklı 11’inci maddesinde; devlet memurlarının görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu oldukları, aynı Kanun’un “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde; devlet memurlarının, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen devlet malını korumakla görevli ve devlet malını her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda oldukları belirtilmiştir. Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu ifade edilmiştir.

13.08.1983 tarihli ve 18134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmeliğin “Amirlerin sorumlulukları” başlıklı 9’uncu maddesinde; amirlerin, emrindeki memurların görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmeleri konusunda ve devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almalarını temin ve takip etmekle görevli ve sorumlu olduğu, memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirlerinin müteselsilen sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderlerin, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceği, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verileceği ifade edilmiştir.

Aynı Kanun’un “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde ise; kamu zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olduğu, ayrıca 19.10.2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü giren Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde; kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesinin kamu zararının belirlenmesinde esas alınacağı belirtilmiştir.

Yapılan inceleme sonucunda, mali durumunun uygun olmasına rağmen, İdare bünyesindeki çeşitli birimlere ait elektrik ve doğalgaz faturalarının sürekli olarak zamanında ödenmemesinden kaynaklı gecikme zammı tutarı ödenmesi suretiyle, kamu görevlilerinin ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında 1.078.356,80 TL’lik azalışa sebebiyet verildiği görülmüştür.

Söz konusu husus 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda da bulgu konusu olarak yer almış ancak Belediye tarafından gerekli önlem alınmamıştır.

Kamu İdaresi cevabında, Belediyeye ait elektrik ve doğalgaz tüketim bedellerinin birden fazla abonelik olması nedeniyle gerek ödeme tarihlerinin farklı olması gerekse de İller Bankasından gelen belediye gelirlerinden resmî kurumlara olan borçların kesilmesi nedeniyle bu ödemelerde gecikmeler yaşandığını belirterek bundan sonra elektrik ve doğalgaz ödemelerine öncelik verileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre; idarenin yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi sonucu idare bütçesinden gecikme zammı ödenmesine sebep olarak kuruma ek bir mali yük oluşturan tutarın kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği bulunan kişilere rücu etmesi gerekmektedir.