ÖZET: Finansal kiralama işlemleri, belediye şirketinin 2023 yılında gerçekleştirdiği borçlanmalarda meclis kararı alınmadan yürütülmüştür. Bu durum, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, belediyelerin ve bağlı kuruluşlarının borçlanma limitlerini aşarak ilave maliyetlere katlanmalarına yol açmıştır. Özellikle, iç borçlanma için meclis onayı gereklidir; bu onay olmadan yapılan işlemler, yasal çerçeveye aykırıdır.

Finansal kiralama, bir malın kiralanması ve belirli bir süre sonunda kiracıya devredilmesi esasına dayanan bir borçlanma aracıdır. Bu tür işlemler, ödeme planları ve vade içeren sözleşmelerle yürütülmekte olup, kiracıların borçları, anapara ve faiz ödemeleri ile birlikte takip edilmektedir. Şirketin 2024 yılı için yaptığı toplam 2.456.277,45 TL’lik maliyet, finansal kiralama sözleşmeleri nedeniyle oluşan ek faiz ve KDV yükümlülüklerinden kaynaklanmaktadır.

Şirket, finansal kiralamayı bir borçlanma aracı olarak görmemekte ve bu nedenle meclis kararı alınmasına gerek olmadığını savunmaktadır. Ancak, denetim raporları, finansal kiralamanın niteliği gereği bir borçlanma aracı olduğunu ve bu işlemlerin yasal çerçevede meclis onayı gerektirdiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, yasal düzenlemelere uygun hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Finansal Kiralama İşlemleri İçin Meclis Kararı Alınmaması ve Ek Mali Külfete Katlanılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin, borçlanma mahiyetinde olan finansal kiralama işlemleri için meclis kararı alınmadığı ve ilave maliyetlere katlandığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Borçlanma” başlıklı 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarının, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamayacağı, bu miktarın büyükşehir belediyeleri için bir buçuk kat olarak uygulanacağı hükmü tesis edilmiştir.

Aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde ise; belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı; yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayı ile yapabileceği hükmü tesis edilmiştir.

6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde finansal kiralama; bir finansal kiralama sözleşmesine dayalı olmak koşuluyla, bu Kanun veya ilgili mevzuatı uyarınca yetkilendirilen kiralayan tarafından finansman sağlamaya yönelik olarak bir malın mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya devredilmesi; kiracıya kira süresi sonunda malın rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması; kiralama süresinin malın ekonomik ömrünün yüzde sekseninden daha büyük bir bölümünü kapsaması veya finansal kiralama sözleşmesine göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının malın rayiç bedelinin yüzde doksanından daha büyük bir değeri oluşturması hâllerinden herhangi birini sağlayan kiralama işlemi şeklinde tanımlanmıştır.

Söz konusu finansal kiralama işlemlerinin bir finansman aracı olarak kullanıldığı ve niteliği itibarıyla bir borçlanma aracı olduğu açıktır. Şöyle ki; finansal kiralamaya konu olan işlem finansal kiralama sözleşmesine bağlanmakta, ödeme planı oluşturulmakta, söz konusu ödeme planı vade içermekte (kira vadesi), vadesi gelen tutarlar anaparanın üzerine faiz işletilerek finansmandan yararlanan tarafça ödenmektedir.

Ayrıca, Tek Düzen Hesap Planında 301/401 Finansal Kiralama İşlemlerinden Borçlar “Mali Borçlar” altında düzenlenmiştir. Vade yapısına göre kiracıların finansal kiralama yapanlara olan ve vadesi bir yılı geçmeyen borçlarının izlendiği hesap olarak 301 Finansal Kiralama İşlemlerinden Borçlar, vadesi bir yılı aşan borçlarının izlendiği hesap olarak da 401 Finansal Kiralama İşlemlerinden Borçlar hesabı ihdas edilmiştir.

Yapılan incelemede, Şirketin 2023 yılı içerisinde finansal kiralama yöntemiyle borçlandığı ancak söz konusu borçlanma işlemleri gerçekleştirilirken İBB Meclis kararının alınmadığı görülmüştür. Öte yandan, söz konusu finansal kiralama sözleşmeleri gereği Şirketin ekstra faiz yükümlülüğüne girdiği ve bundan kaynaklı olarak ilave KDV maliyetine katlandığı tespit edilmiştir.

Şirket tarafından finansal kiralama sözleşmeleri nedeniyle 2024 yılı içinde 1.621.375,64.-TL anapara ödemesi, 474.065,28.-TL faiz ödemesi yapılmış olup söz konusu ödemlerin KDV yüküyle ile birlikte Şirkete maliyeti 2.456.277,45.-TL olmuştur.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, Şirket tarafından özetle; 5393 sayılı Kanun’un 68’inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinden bahsedilmiş, finansal kiralama işleminin banka kredisi gibi bir borçlandırıcı işlemi olmadığı orta ve uzun vadeli yatırımların finansmanında kullanılan bir satınalma yöntemi olduğu, bu nedenle finansal kiralama işlemlerinde meclis kararı alınmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.

Her ne kadar Şirket tarafından finansal kiralama işleminin bir borçlanma yöntemi olmadığı, satınalma yöntemi olduğu ifade edilmiş olsa da bulguda da ortaya konulduğu üzere finansal kiralama özünde; finansal kiralama sözleşmesine bağlanan, ödeme planı oluşturulan, söz konusu ödeme planı vade içeren (kira vadesi), vadesi gelen tutarlar anaparanın üzerine faiz işletilerek finansmandan yararlanan tarafça ödenen niteliği itibariyle bir borçlanma/finansman aracıdır. Ayrıca, Tek Düzen Hesap Planında 301/401-Finansal Kiralama İşlemlerinden Borçlar “Mali Borçlar” altında düzenlenmiştir.

Sonuç olarak, niteliği itibarıyla bir iç borçlanma aracı olan finansal kiralama işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam %10’unu geçmeyen iç borçlanmalarda uygulanan mevzuat hükmü gereğince belediye meclis kararının alınması gerekmektedir.